<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6558 E.  ,  2025/1960 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6558<br>Karar No : 2025/1960 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : <br> 1- DAVACI : ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- DAVALI :... Bakanlığı<br> VEKİLİ : ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idare tarafından iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından parasal hak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, 34. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi uyarınca güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, Anayasa Mahkemesinin anılan kararından sonra, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve işbu karar üzerine yapılacak değerlendirmenin anılan Kanun'la getirilen usul ve esaslar dahilinde yapılması gerektiği; öte yandan, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte, iptal kararının usul eksikliğine ilişkin olduğu, Mahkemelerinin kararı üzerine iptal gerekçesine uyulmak suretiyle, usulüne uygun olarak yeniden işlem tesis edilerek davacının sözleşmesinin feshedilip feshedilmeyeceğine karar verileceğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ:<br> Davacı tarafından; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, yoksun kaldığı parasal haklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hakkaniyetli olmadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarenin harçtan muaf olduğu belirtilerek, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : <br> Davacı tarafından; dava konusu işlemin dayanağı olan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı işlem tesis edildiği belirtilerek, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabülü ile temyize konu kararın parasal haklara ilişkin kısmının bozulmasına; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>Davacının temyiz istemi yönünden;<br><br>MADDİ OLAY:<br> Hakkari ili, 34. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi uyarınca güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve...sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemin iptali ile birlikte yoksun kaldığı parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline, parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,<br>2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,<br>3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/11/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br> (X)-KARŞI OY<br><br> Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, mahkemelerin davacının istemi ile bağlı olup, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar vermeleri mümkün değildir.<br>Bakılan uyuşmazlıkta; davacı tarafından, dava dilekçesinde parasal ve özlük (sosyal) haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, temyize konu kararda, özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Dairemizce verilen kararda ise; davacının özlük (sosyal) haklarına yönelik hüküm kurulmayarak sadece işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinden bahisle kararın bu kısmının bozulmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Bu durumda; her ne kadar davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde sadece parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinden bahisle temyize konu kararın bozulması talep edilmiş ise de dava dilekçesindeki özlük (sosyal) hakların verilmesi talebinden vazgeçme yönünde bir iradesi olmadığından, bu talebin de dikkate alınması gerekli olup, parasal ve özlük hakları hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu kararın, davacının talebi daraltılarak sadece parasal haklar yönünden hüküm kurulmak suretiyle bozulmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.<br><br><br> <br><br></font></p></body></html>

vergi