<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2797 E. , 2025/564 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/2797<br>Karar No : 2025/564<br><br>KARAR DÜZELTME<br>İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının gerekçeli onanmasına ilişkin 13/05/2024 tarih ve E:2023/2834, K:2024/1048 sayılı karara karşı, davalı idare karar düzeltme isteminde bulunmaktadır.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise adı geçen Kanun maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır. <br> Bu nedenle kararın düzeltilmesi isteminin REDDİNE,<br> 12/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY <br><br>X- Uyuşmazlıkta, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla, usuli muktesep hak kavramının ve istisnalarının değerlendirilmesi gerekmiştir.<br> Yargıtay'ın 04/02/1959 tarih ve E:1957/13, K:1959/5 sayılı ve 09/05/1960 tarih ve E:1960/21, K:1960/9 sayılı içtihadı birleştirme kararlarıyla, hukukta uygulamaya giren usuli kazanılmış hak kavramı, bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hak olarak tanımlanmaktadır. İlk derece mahkemesinin doğru bularak uyduğu bozma kararı üzerine, temyiz yerinin bozma kararı ile benimsediği esaslara aykırı şekilde bozma kararı verememesi olarak tanımlanan bu ilkenin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/07/2006 tarih ve E:2006/4-519, K:2006/527 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kimi istisnaları da bulunmaktadır. (Aynı doğrultuda, HGK’nun 21/01/2004 tarih ve E:2004/10-44, K:2004/19, 03/02/2010 tarih ve E:2010/4-40, K:2010/54 sayılı kararları bulunmaktadır.)<br>Usuli müktesep hak ilkesine göre; mahkemenin, bozmaya uymasından sonra, yeni bir içtihadı birleştirme kararı ya da geçmişe etkili bir kanun çıkması; uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, ortaya çıkan yeni hukuki durumlara göre karar verilmesi gerekmektedir. <br>Usuli müktesep hak ilkesi, 2577 sayılı Kanun'un 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." düzenlemesine yer verilmek suretiyle mevzuata da dahil edilmiştir.<br>Bununla birlikte, çoğunluk kararında da değinilen, Anayasa Mahkemesinin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115,K:2020/31 sayılı somut norm denetimi kararında; "..Kuralın uygulamalarına bakıldığında Danıştayın idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerince bozmaya uyulması üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularını, kurala atıfta bulunarak sadece bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelemek suretiyle gerçekleştirdiği...; bununla birlikte tıpkı içtihada dayalı uygulama döneminde olduğu gibi anılan ilkeyi mutlak olarak yorumlamadığı ve yine idari yargının niteliğini, amacını, ilkelerini dikkate alarak birtakım istisnalarının olabileceğini kabul ettiği, bu bağlamda, kanunda geçmişe etkili bir değişiklik yapılması, o konuda sonradan bir içtihadı birleştirme kararının alınması, Anayasa Mahkemesince kanun hükmünün iptal edilmesi, kamu düzenini ilgilendiren bir usul kuralı dikkate alınmadan karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuruda aynı konuda hak ihlaline karar verilmesi gibi durumlarda bozma kararına uyularak verilen mahkeme kararları hakkında yeniden bozma kararları verdiği görülmektedir... ifadesi yer bulmuştur.<br>Buna göre, görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmasında olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış hakkın uygulanmasının mümkün olmadığının kabulü gerekir.<br>Bakılan davada, davacının 2. Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin 12/08/2015 tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ... İdare Mahkemesi tarafından davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varılarak iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmişse de, idarenin bu karar üzerine yeniden bir değerlendirme yaparak yeni bir karar vereceği açık olup, buna göre davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, temyiz tekniğine uygun olmayan bir şekilde parasal ve özlük hakların hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği yolundaki bozma kararına İdare Mahkemesince uyulması neticesinde, davacı lehine usuli müktesep hak oluşmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br><br><br></font></p></body></html>
vergi