<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/1665 E. , 2025/2939 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/1665<br>Karar No : 2025/2939 <br> <br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına bandrolsüz alkollü içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına dayanılarak 2019 yılının Eylül dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; davacının ikamet adresinde ele geçirilen 1260 litre mayalanmaya bırakılmış posalı rakı ve 660 litre mayalanmaya bırakılmış posalı şarabın, mevcut haliyle kaçak içki olarak tanımlanamayacağı, bu durumda, davacı bakımından bandrolsüz alkollü içki bulundurulduğundan bahsedilemeyeceğinden dava konusu işlemin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; 36,5 litre sahte rakı yönünden ise, 0,50 litrelik pet şişelerde satışa hazır olarak ticari amaçla bulundurulduğunun ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih E:...; K:... sayılı mahkumiyet kararının, belirtilen miktar yönünden verildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işlemin anılan kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine; yargılama giderlerinin haklılık oranına göre dağıtılmasına, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, vergi mahkemesince davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar hükmedilmesine gerek bulunmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın reddine ilişkin kısmının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen haddi aşmadığı, bu durumda, söz konusu fıkra uyarınca işlem tesis edilemeyeceği, vergi mahkemesi kararında vekalet ücretine hükmedilmesinden sonra istinaf istemini kabul ederek mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararının, temyiz incelemesinde bozulması üzerine yeniden verdiği kararda lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiği; davalı idarece, mayalanmaya bırakılmış sıvıların da alkollü içki olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Davacı adına bandrolsüz alkollü içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına dayanılarak 2019 yılının Eylül dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.<br> 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(a) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan veya konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmasız dava ve işler için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesince, vergi mahkemesi tarafından davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar hükmedilmesine gerek olmadığına karar verilmişse de; dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin iptaline ve davalı idare aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin hükmedilmesine ilişkin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 18/12/2024 tarih ve E:2022/3815, K:2024/5289 sayılı kararıyla bozulması üzerine temyize konu kararla, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verildiği ve daha önce verilen vergi mahkemesi kararının kaldırıldığı göz önünde bulundurulduğunda; haklılık oranına göre yargılama giderlerine ve karşılıklı olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmasız işler için belirlenen maktu vekalet ücreti olan 18.000,00 TL vekalet ücretinin davacı lehine de hükmedilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının kalan hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasına, ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve 1.283,10 TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve peşin yatırılan karar harcının mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi