<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/943 E. , 2025/2566 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/943<br>Karar No : 2025/2566 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Oto Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av....<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye'ye giriş yapan ... plakalı aracın Türkiye'de tescil ettirilerek yerli plaka takılmak suretiyle satışa konu edildiği tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrine ilişkin tebligatın usulüne aykırı olarak yapılması nedeniyle davacının dava dilekçesinde bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabulünün gerektiği, bu tarih dikkate alındığında ise süresinde dava açıldığından, davalı idarenin süre itirazının yerinde görülmediği, ödeme emrine dayanak para cezası kararına vaki itirazın reddine dair Bölge Müdürlüğü kararının, 02/12/2022 tarihinde iş yerinde daimi çalışan ...'ya tebliğ edildiği, usule uygun biçimde tebliğ edilen ceza kararına karşı süresinde itiraz veya dava yoluna başvurulmaması üzerine kesinleşen alacağın vadesinde ödenmediğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından her ne kadar tebligatı alan şahsın SGK'lı çalışan listesinde yer almadığı ve tanınmadığı iddia edilmişse de, 4857 sayılı İş Kanunu'nda işveren ile işçi arasında hizmet aktinin kurulması için sigorta şartına yer verilmediği, sigorta kaydının bulunmamasının bu kişinin davacı ile ilgisinin olmadığını, dolayısıyla o iş yerinde çalışmadığını göstermeyip aksine iş yerinde bulunması ve tebligatı alması davacı ile irtibatlı olduğunun kabulünü gerektirdiğinden, davacının bu iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu ödeme emrinin dayanağı olan para cezası kararının tebligatının usulsüz yapıldığı, tebligat yapılan kişinin şirket çalışanı olmadığı ve kim olduğunun bilinmediği, şirkete ait elektronik tebligat adresi aktif olmasına rağmen tebligatın iş yeri adresinde yapılmaya çalışıldığı, aracın hukuka uygun olarak noter aracılığıyla satın alındığı, idarenin takdir ettiği kıymetin herhangi bir incelemeye dayanmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye'ye giriş yapan ... plakalı aracın Türkiye'de tescil ettirilerek yerli plaka takılmak suretiyle satışa konu edildiği tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.<br>95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararının 7. maddesinde, eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanaklılığını yitirmiş) malların ithalinin izne tabi olduğu belirtilmiştir. <br>06/02/2010 tarih ve 27485 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2 seri nolu Gümrük Genel Tebliğinin (Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesi) 87. Fasıl Açıklama Notlarının Genel Açıklamalar kısmının 1. ve 2. maddelerinde "yeni taşıtlar" hiçbir zaman tescil edilmemiş, "eski taşıtlar" ise en azından bir kez tescil edilmiş taşıtlar olarak tanımlanmıştır.<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir.<br> Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; Kapıkule Gümrük Müdürlüğü sahasından yurda giren ve usulsüz olarak yurtta bırakılan araçlara yönelik olarak yapılan işlemlerin incelenmesi neticesinde ticaret müfettişliği tarafından düzenlenen... tarihli ve ...sayılı cevaplı raporda; Kapıkule gümrük kapısından giriş yapan ancak çıkış kaydı olmayan çok sayıda lüks araca ilişkin olarak beyan edilen ve ödenen özel tüketim vergisi kaydına rastlanmadığı, verilen süre içerisinde yurdu terk etmesi gereken bu araçların, özel tüketim vergisine tabi olmayan ya da vergisi gümrükte ödenmiş araçların tesciline mahsus "Diğer Tescil" yöntemiyle Türkiye'de ilk tescillerinin yapıldığı ve araçlara yerli plakalar takıldığı, rapor ekinde yer alan listede şasi numaraları verilen "kullanılmış eşya" statüsündeki bu araçların, izne tabi olduğu halde usulsüz işlemlerle ithalinin yapılmış olduğunun tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca işlem tesisi gerektiğinin talimatlandırıldığı, bu suretle,...adına 08/12/2019 tarihinde Kapıkule Gümrük Müdürlüğünden yurda geçici giriş işlemi yapılan ... plakalı ... şasi numaralı... marka uyuşmazlık konusu araca, 23/12/2019 tarihine kadar yurtta kalma izni verilmesine karşın, söz konusu araca ... nolu yerli plaka takılarak 13/08/2019 tarihinde ... adına ilk trafik tescil kaydının oluşturulmasından sonra, 24/12/2019 tarihinde ... (... plaka) adına ve 27/12/2019 tarihinde de davacı adına tescil edildiğinin görüldüğü, geçici ithalat rejimi kapsamında yurda girişi yapılan aracın, verilen izin süresi sonunda yurt dışına çıkarılması gerekirken, söz konusu aracın ithal edilerek, sistematik olarak ve bir organizasyon dahilinde alım/satıma konu edilmek suretiyle serbest dolaşıma sokulduğu, bu haliyle de yurda giriş amacına aykırı şekilde tescil işlemi görmesi ve daha önce yurt dışında trafik tescil kaydının bulunması nedeniyle İthalat Rejim Kararının 7. maddesi uyarınca "kullanılmış eşya" statüsünde ve izne tabi olduğundan bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca davacı adına para cezası kararının alındığı anlaşılmıştır. <br><br><br>Olayda, yurt dışında trafiğe tescilli uyuşmazlık konusu aracın geçici ithalat rejimi kapsamında yurda girişinin sağlandığı, verilen yurtta kalış süresi dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve anılan aracın yurda giriş amacına aykırı şekilde ithal edildiği, yerli plaka takılıp ilk trafik tescil kaydı oluşturularak serbest dolaşıma sokulması üzerine, anılan aracın daha önce yurt dışında tescil işlemi görmüş olması nedeniyle ithalat uygunluk belgesinin aranılması hukuka uygun ise de; bu aracın ithalatının davacı tarafından yapılmaması, alım satıma konu edilmesi üzerine nihai tüketici olarak davacı tarafından satın alındığının anlaşılması karşısında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen para cezasına konu fiilin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kabulüne olanak bulunmamakta olup, salt aracın son maliki olması nedeniyle kanun hükmüne aykırı şekilde sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda her ne kadar ilk derece mahkemesince, para cezası kararına karşı itiraz veya dava yoluna başvurulmaması üzerine kesinleşen kamu alacağının dava konusu ödeme emriyle takibinde hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca, ithalatın davacı tarafından yapılmaması nedeniyle para cezasına konu fiili işlemeyen davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ve bu suretle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde para cezasını kesilmesini öngören şartların davacı hakkında oluşmadığı anlaşıldığından, bu hususun ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 19/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi