<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/1645 E. , 2025/3205 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/1645<br>Karar No : 2025/3205 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, muvazaalı işlemlerle nakil/devir ve tescil işlemi ile davacı tarafından anılan şirketten satın alınan aracın özel tüketim vergisinin ziyaa uğratıldığının tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Mart ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası, yargı harcı ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrasında, (II) sayılı listedeki malların ilk iktisabı, teslimi veya ithaline ilişkin işlemleri gerçekleştirenlerin, bu işlemlerden önce özel tüketim vergisinin ödendiğini gösteren belgeleri aramak zorunda oldukları açıkça belirtilmek suretiyle, anılan madde kapsamında sorumluluğun, bu mecburiyete uymayan yani verginin ödendiğine dair belgeleri aramayan gümrük memuru, kayıt ve tescile yetkili memur, motorlu araç ticareti yapanlar, bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler ve icra memurlarına ait olduğu düzenlenmiş olup, olayda, nihai tüketici konumunda olan davacının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verginin ödendiğine dair belgeleri aramakla sorumlu olan kişilerden olmadığı; ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen müteselsil sorumluluğun, sorumlular tarafından kesilen vergilerin Hazineye intikal ettirilmemesi halinde söz konusu olduğu, anılan madde dayanak alınarak yayımlanan Tebliğ hükümleriyle, (II) sayılı Liste kapsamındaki aracın nihai tüketiciye tesliminde, verginin mükellefi tarafından ziyaa uğratılan özel tüketim vergisinin ödenmesinden, alım satıma taraf olan alıcı yönünden müteselsil sorumluluk getirilmesi hukuken mümkün olmadığından, verginin mükellefi tarafından ziyaa uğratılması nedeniyle, aracı satın alan davacının verginin ödenmesinden müteselsil sorumlu tutularak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, ödeme emri içeriğinde yer alan özel tüketim vergisi ile ferîlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu; özel tüketim vergisinin asıl borçlusu tarafından açılan davada verilen mahkeme kararına istinaden tahakkuk ettirildiği anlaşılan yargı harcı bakımından davacı hakkında müteselsil sorumlu sıfatıyla takip yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tescil ettirilen aracın özel tüketim vergisi ziyaa uğratıldığından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Kararın, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması, kalan kısımlarına yönelik temyiz isteminin ise kesinleşen hüküm fıkrasına yönelik olduğu anlaşıldığından incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.<br>Ödeme emri içeriğinde yer alan özel tüketim vergisi ile ferîlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına gelince;<br>Dosyanın incelenmesinden, vergi mahkemesince verilen kararın anılan kısmına yönelik istinaf isteminin reddine karar verildiğinden, söz konusu hüküm fıkrasının bu yönüyle kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, kesin hüküm nedeniyle sözü geçen hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin esasının incelenmesine hukuken olanak görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, <br>2. Kararın, kalan kısımlarına yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dosyanın incelenmesinden; ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, muvazaalı işlemlerle nakil/devir ve tescil işlemi ile davacı tarafından anılan şirketten satın alınan aracın özel tüketim vergisinin ziyaa uğratıldığının tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla 2018 yılının Mart ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası, yargı harcı ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; ödeme emrini iptal eden vergi mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu inceleyen bölge idare mahkemesince, ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının gerekçesi değiştirilmek suretiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>26/06/2025 tarih ve 32938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrasında yer alan " Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmünün “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptaline karar verilmiştir. <br>Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, 4. fıkrasında da, bölge idare mahkemesi tarafından yapılan istinaf kanun yolu incelemesinde, vergi mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceği, bölge idare mahkemesinin bu halde işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği hükmü yer almaktadır. <br>Yine anılan Kanun'un 46.maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kuralına yer verilirken, 7524 sayılı Kanun'un 53.maddesiyle getirilen ek (c) bendinde; Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar, temyize tabi davalar arasında sayılmış bulunmaktadır. <br>Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının 46. maddenin (c) bendinde öngörülen parasal miktarlara bakılmaksızın kaldırma kararı verilen tüm istinaf kararlarını temyize açık hale getirdiği, anılan (c) bendinde de "kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaları" temyize tabi davalar olarak nitelediği, dolayısıyla davanın tamamını kapsar şekilde yapılan tanımlama nedeniyle kısmen temyizin söz konusu olmadığı, bölge idare mahkemesince, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yeniden verilen kararın kısmen kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, temyiz başvurusu üzerine uyuşmazlığın tamamının esasının incelenmesi gerektiği, aksi düşüncenin aynı uyuşmazlık hakkında birbirine aykırı olarak verilen kararların kesinleşmesi gibi vahim sonuçlara yol açabileceği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, yasa metninde temyize tabi olduğu belirtilen davaların; kapsamında "kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilmesi" halinin bulunmasından ibaret olduğu, kısmen veya tamamen kaldırma verilmesi gibi bir durumdan söz edilmeden "kaldırma kararı verilmesinin" ve "yeniden karar verilmesinin" bu kararların verildiği davaları temyize açık hale getirdiğinin hükme bağlandığı, ayrıca uyuşmazlıkların içerik itibarıyla birbirinden ayrıştırılamayacak kısımları olabileceği gerçeğinin yadsınarak ihtilafın bütünlüğü gözetilerek çözümlenmesini engelleyecek ve birbirine aykırı kararlar verilmesine neden olabilecek şekilde kısmen temyiz yolu uygulamasına gidilmesinin "yargıya güven ilkesini" ihlal edecek sonuçlara yol açabileceği, ayrıca Türk idari yargı sistemi içinde en üst basamağı oluşturan Danıştay'ın temyiz yetkisini etkisiz ve sınırlı olayda olduğu gibi harç, faiz vb. fer'i konulara hapsedebileceği açık olduğundan, dosya kapsamındaki tüm temyiz taleplerinin esasının incelenmesi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
vergi