<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/773 E. , 2025/3277 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/773<br>Karar No : 2025/3277 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen ve ödeme şekli mal mukabili olan eşya nedeniyle yurt dışına transfer edilen faizin, bankadan alınan bilgiye göre "ithalat işleminden doğan ve sözleşmeye bağlanan borcun faizi" olduğundan bahisle, gümrük kıymetine dahil edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen 80.391,12 TL katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan 241.173,36 TL para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı adına tescilli beyannamelerin sarı hat kriterinden işlem görerek kapalı statüye alınmasından sonra, 21/12/2022 tarihinde davacı tarafından 264.200,01 Amerikan Doları tutarında faiz ödemesi gerçekleştirildiğinin bankaca idareye bildirilmesi nedeniyle, yapılan faiz ödemesinin yurt dışı gider olarak kıymete eklenmesi gerektiğinden bahisle tesis edilen işlemin; ek tahakkuka ilişkin kısmının incelenmesinden, itiraz üzerine alınan kararın 24/04/2023 tarihinde elektronik tebligat yolu ile davacıya tebliğ edildiği, ancak otuz günlük dava açma süresinin geçirilmesinden sonra 13/07/2023 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, ek tahakkuka isabet eden kısmının süreaşımı nedeniyle reddine, öte yandan; 07/02/2023 tarihinde davacıya tebliğ edilen para cezası kararının ise; beyannamelerin tescil edildiği, dolayısıyla gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yükümlüsüne tebliğ edilmediği, ayrıca, zamanaşımını durduran veya uzamasını gerektiren bir davanın da bulunmadığı anlaşıldığından, zamanaşımına uğrayan para cezası kararında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen süre aşımından reddine, kısmen de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, işlemin davacı adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine dair hüküm fıkrası Dairelerince de hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusuna gelince, ceza kararında zamanaşımının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından yapılan incelemede; grup içi şirketten yapılan ithalat işlemi nedeniyle 21/12/2022 tarihinde yurt dışına faiz transferi yapıldığı, faiz transferinin ilgili banka tarafından idareye bildirilmesiyle yapılan tespit üzerine gümrük yükümlülüğünün doğduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, alınan para cezası kararında zamanaşımından söz edilemeyeceği, öte yandan; yurt dışına yapılan faiz ödemesinin eşyanın gümrük kıymetine eklenip eklenemeyeceği yönünden yapılan incelemede ise, faizin, ithal eşyasının satış bedeli olan fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırdedilebilmeleri, yazılı bir finansman anlaşmasına dayanması, eşyanın beyan edilen fiyattan satıldığının ve söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığının davacı tarafından kanıtlanamaması halinde, söz konusu faizin gümrük kıymetine; dolayısıyla da, ithalde alınması gereken katma değer vergisinin matrahına dahil edilmesinin icap ettiği, olayda, her ne kadar, davacı tarafından faiz transferinin bir finansman anlaşmasına dayandığı ileri sürülmüş ise de, finansman anlaşmasının üzerinde herhangi bir tarih bulunmadığı, bu durumun faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığının belirlenmesini olanaksız kıldığı, re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde dahi bu durumun araştırılıp tespit edilmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından da faiz transferinin gerçekleştiği tarihte faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığının ortaya konulmadığı anlaşıldığından, alınan para cezası kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüyle, kararın para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Grup içi şirketten ithal edilen eşyanın bedelinin kredi sözleşmesine bağlandığı, bedelin beyanname muhteviyatı mal bedeline bağlı olarak değil, alınan kredinin faiz ödemesi şeklinde olduğu, ayrıca bu hususun tescil ve ilan edilerek sermaye arttırımında kullanıldığı, yevmiye kayıtları ve bilançoda gerekli düzenlemenin yapıldığı, zamanında ilgili yerlere bildirimde bulunmayan bankanın cezadan kaçınmak maksadıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu kararın, ek tahakkuk yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının incelenmeksizin reddi, para cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına tescilli ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen ve ödeme şekli mal mukabili olan eşya nedeniyle yurt dışına transfer edilen faizin, bankadan alınan bilgiye göre "ithalat işleminden doğan ve sözleşmeye bağlanan borcun faizi" olduğundan bahisle, gümrük kıymetine dahil edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen 80.391,12 TL katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan 241.173,36 TL para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı; 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı; 4. fıkrasında da, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği; 231. maddesinin 1. fıkrasında, idari yaptırıma konu fiilin, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, idari yaptırım kararlarının Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde uygulanacağı, 2. fıkrasında, gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezalarında zamanaşımının, bu idari para cezalarına ilişkin gümrük vergilerinin zamanaşımına tabi olacağı hükme bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 26/06/2025 tarih ve 32938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 6. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğunu hükme bağlayan kuralın, “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptaline karar verilmiştir.<br> Kararın, ek tahakkukun iptali isteminin süreaşımı nedeniyle reddi yönündeki hüküm fıkrası bakımından; <br> Dosyanın incelenmesinden, vergi mahkemesince verilen kararın anılan kısmına yönelik istinaf isteminin reddine karar verildiğinden, söz konusu hüküm fıkrasının bu yönüyle kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, kesin hüküm nedeniyle sözü geçen hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin esasının incelenmesine hukuken olanak görülmediğinden, buna yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmiştir.<br> Öte yandan; bölge idare mahkemesince vergi mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasından sonra para cezası kararı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz başvurusuna gelince;<br> Yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen istinaf başvurusunun kısmen kabulü söz konusu olduğundan, para cezası yönünden temyiz isteminin esasının incelenmesine geçildi:<br> Her ne kadar istinaf incelemesi sırasında serbest dolaşıma giriş rejiminde gümrük yükümlülüğünün faiz gideri altında paranın gönderildiği 21/12/2022 tarihinde doğduğu kabul edilerek, ilgili banka tarafından bu durumun idareye bildirilmesi üzerine idarece üç yıllık zamanaşımı süresi içinde tahakkuk yapılarak yükümlüye tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımının bulunmadığı ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 28. maddesinin (c) bendine göre, faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli faiz oranı seviyesini aşmadığını ispat yükünün davacıda olduğu, olayda faiz giderlerinin gümrük kıymeti dışında tutulması için gerekli yasal şartların mevcut olup olmadığı hususunun ortaya konulamadığı, dolayısıyla maddede aranan şartların olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ithalatta gümrük yükümlülüğünün ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescili tarihinde başladığı, gümrük vergisi alacağına bağlı para cezalarının zamanaşımının, bu cezaya ilişkin gümrük vergilerinin zamanaşımına tabi olduğu, dava konusu para cezasının da anılan Kanun'un 234. maddesi uyarınca alındığı ve vergiye bağlı ceza niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi geçirilerek 14/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması ve ceza konusu fiil nedeniyle davacı şirketin yetkilileri hakkında ceza davası açıldığına dair herhangi bir iddianın da bulunmaması sebebiyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda öngörülen süre içerisinde tebliğ edilmeyen ceza kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, kararın para cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının istinaf başvurusunun ek tahakkuk yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrasının İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Kararın, para cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, <br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 15/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi