<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1577 E. , 2025/3076 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/1577<br>Karar No : 2025/3076 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorse türü araçlar için yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile TRT katkı payı ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu çekici ve dorsenin, 26/12/2020 tarihinde yurda giriş yaptığı, halen yurtta oldukları ancak yerlerinin bilinmediği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden araçların poliçe ve hasar bilgisine ulaşılamadığı, araçların şoförü olan ...'ün Savcılıkta verdiği ifadesinde, araçları Trabzon'da ... isimli şahıstan aldığını, iki defa Mersin'den Ermenistan'a narenciye götürdüğünü, ikinci sefer sonunda ise araçları Trabzon'da anılan şahsa teslim ettiğini; ... isimli şahsın ise bu beyanları doğruladığı ve araçları şirket yetkilisinin kardeşine teslim ettiğini beyan ettiği, davacı şirkete ait başka araçların da muhtelif tarihlerde yurda getirildiği ancak verilen sürelerde yurt dışına çıkarılmadığı ve bu araçların da nerede olduğunun tespit edilemediği görülmüş olup, bu durumda, araçların şirket tarafından verilmiş vekaletname ile yurda giriş yaptığı, şirketin izni ve bilgisi olmaksızın yurda giriş yapamayacağı, dolayısıyla araçların yurda girişinden haberdar olunmadığı yolundaki iddiaya itibar edilemeyeceğinden, ticari kullanıma mahsus kara taşıtının geçici ithalat rejimi kapsamında süresi içinde mazeretsiz olarak ihraç edilmemesi nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi hükmünün ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, aynı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, eşyanın kıymeti belirlenirken dikkate alınması gereken hususlar belirtilerek, bu hükümlerin uygulanmasında Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağının düzenlenmesi uyarınca, davalı idare tarafından, Türkiye Sigortalar Birliği kasko değer listesindeki araç bedeli dikkate alınmak ve piyasa araştırması yapılmak suretiyle belirlenen CIF kıymet üzerinden para cezasına ilişkin tutarın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait araçların geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtları olarak yurda sokulduğu, ancak otuz günlük yurtta kalma süresini üç aydan fazla süreyle ihlal ettiği, bu durumda, olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, (a) bendinin olaya tatbik edilmesi suretiyle karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, işlemin davaya konu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesinin gerekçesinde, 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca işlem yapılabilmesi için aracın tahsis yerine, tahsis amacına ve giriş ayniyetine uygun olarak bulunduğunun tespit edilmesinin gerektiği, dava konusu olayda ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı, bu nedenle lehe düzenlemenin davacı hakkında uygulanamayacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Olayda, 26/12/2020 tarihinde Türkiye'ye giriş yapan davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorse türü ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının belirlenen süre içerisinde gümrük idaresine yeniden sunularak yurt dışına çıkarılmadığı ve davacı tarafından araçların nerede olduğuna ilişkin bilgi veya belgenin de sunulamadığı anlaşıldığından, mevcut durum itibarıyla araçların gümrük kontrolü dışında bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimine ilişkin hükmünün ihlal edildiğinin açık olduğu ve ceza kararı alınmasını gerektiren söz konusu fiilin 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinde düzenlendiği, bu haliyle de, Kanun'un anılan hükmünün değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konusu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorse türü araçlar için yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile TRT katkı payı ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir.<br>Anılan Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, 4. fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında para cezası kararı alınacağı, bu cezanın ödeme süresi içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası tahsil edileceği; aynı maddenin 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik halinin 1. fıkrasında ise; 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.<br><br>Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı kuralı öngörülmüştür.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, geçici ithalat rejimine tabi tutulan ticari kullanıma mahsus aracın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda yapılan eşya tanımı uyarınca bizatihi kendisinin rejimin konusunu oluşturduğu, 1 Seri Nolu Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği'nin 15. maddesinde, geçici ithalata konu ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına 30 (otuz) güne kadar süre verileceği, 17. maddesinde, bu sürenin yurda geçici giriş yapan yabancı plakalı kara taşıtı sahibi, sürücüsü veya firma yetkilisinin elinde olmayan nedenlerle aşılması durumunda vuku bulan mücbir sebebin taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunulabileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla süre uzatım talebinde bulunmak için mücbir sebebin varlığı tek başına yeterli olmayıp, durumun resmi belge ile ortaya konulması gerekmektedir.<br>Öte yandan, 4458 sayılı Kanun'un 7190 sayılı Kanun ile değişik 238. maddesinde, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı görülmüştür. Kanun'un 238. maddesinin 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değiştirilen halinde; geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, eşya gümrük gözetimine sunulmuşsa 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile faizin toplamı kadar ceza kesilmesi, sunulmamışsa yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde, ayrıca gümrük vergileri kadar ceza kesilmesi öngörülmüştür.<br>Her ne kadar Vergi Dava Dairesince, davacı şirkete ait araçların geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtları olarak yurda sokulduğu, ancak otuz günlük yurtta kalma süresini üç aydan fazla süreyle ihlal ettiği, bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, (a) bendinin olaya tatbik edilmesi suretiyle alınan ceza kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin dava konusu edilen kısmının iptaline karar verilmişse de; dava konusu uyuşmazlıkta, 26/12/2020 tarihinde Türkiye'ye giriş yapan davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorse türü ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının belirlenen süre içerisinde gümrük idaresine yeniden sunularak yurt dışına çıkarılmadığının tespit edildiği ve davacı tarafından araçların nerede olduğuna ilişkin bilgi veya belgenin sunulamadığı anlaşıldığından, mevcut durum itibarıyla araçların gümrük kontrolü dışında bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimine ilişkin rejim şartlarının ihlal edildiğinin açık olduğu ve ceza kararı alınmasını gerektiren fiilin 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde düzenlendiği göz önüne alındığında, Kanun'un anılan hükmünün değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 09/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi