<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/8327 E.  ,  2025/3580 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/8327<br> Karar No : 2025/3580<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... Gıda Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Ocak-Aralık dönemleri katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerin değerlendirilmesinden, düzenledikleri faturaların gerçek bir alım-satıma dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığından cezalı tarhiyatın 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan katma değer vergisi artırım tutarına isabet eden kısmı haricindeki kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, cezalı tarhiyatın katma değer vergisi artırım tutarına isabet eden kısmı yönünden, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan katma değer vergisi artırım tutarının davacı tarafından kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi nedeniyle vergi incelemesi yapılamaması imkanını ortadan kalksa da takip ve tahsiline devam edileceğinden, artırılan katma değer vergisinin vergi incelemesi raporuna göre tespit edilen ve tarhiyat olarak önerilen katma değer vergisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekirken bu husus dikkate alınmadığından, cezalı tarhiyatın artırım tutarına isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden ise 7338 sayılı Kanunun 38.maddesiyle değişik 213 sayılı Kanunun 339.maddesi hükmü davacı lehine olduğundan olayda uygulanması gerektiği, bu durumda tekerrüre esas alınan ve 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası tutarının 4.725.-TL olduğu dikkate alındığında vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan tutarının 4.725.-TL'na isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlasında hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen reddine kısmen kabulüne, cezalı tarhiyatın katma değer vergisi artırım tutarına isabet eden kısmı ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırım tutarının 4.725.-TL'yi aşan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Alışlarının gerçek olduğu, dava konusu döneme ilişkin katma değer vergisi matrah arttırımında bulunduğu, salt bir taksitin ödenmemiş olması nedeniyle matrah ve vergi artırımının sağladığı haktan yararlandırılmamasının Anayasa aykırı olduğu, tekerrür uygulamasına esas alınabilecek vergi ziyaı cezasının bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALININ İDDİALARI: Vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Ocak-Aralık dönemleri katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Matrah ve vergi artırımı" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; gelir ve kurumlar vergisi, 2. fıkrasında; gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi, 3. fıkrasında; katma değer vergisi matrahlarının fıkralarda belirlenen şartlar dahilinde artırılarak belirlenen süre ve şekilde ödenmesi halinde artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hususu kurala bağlanmış; 9. maddenin 6. fıkrasında; "Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Olayda, 7143 sayılı Kanun uyarınca katma değer vergisi artırımında bulunan davacı şirket hakkında vergi incelemesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu ile davacının kullandığı bir kısım faturanın sahte olduğundan bahisle dava konusu tarhiyatların önerildiği ve davacının 7143 sayılı Kanundan 2016 ve 2017 yıllarının tüm dönemleri için katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle yararlandığı, artırım konusu ödemelerini altı taksite bağladığı, ilk beş taksiti ödediği, 6. taksitin ödemediği anlaşılmaktadır.<br> 7143 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemeler ile, mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin vergisel iş ve işlemleri için bir takım kolaylıklar sağlanması, mükelleflerin gerek yapılandırma gerekse de matrah ve vergi artırımı yoluyla, çeşitli nedenlerle ödemediği ya da eksik beyan ettiği vergi borçlarını ödemelerinin önünü açmak ve matrah/ vergi artırılan yıllarla ilgili oluşabilecek vergi cezalarından korunması amaçlanmıştır. Uygulamada taksitlendirilen vergi borçlarının mükellefler tarafından ya ilk taksitten itibaren hiç ödenmediği ya da ilk iki taksit ödendikten sonra diğer taksitlerin ödenmediği ve Kanun'un bu şekilde ihlal edildiği sıkça görülmekte ise de, taksit ödemelerinin büyük çoğunluğunu yerine getiren mükelleflerin borcu ödeme iradelerinin bulunduğu ve Kanunun amacı dikkate alındığında her bir taksitin ödenmesi için davalı idarenin mükelelflere bildirimde bulunması gerekmediği açık ise de, ilk beş taksiti yasal süresinde ödediği görülen ve borcu ödeme iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılan mükellefler hakkında Kanun'da yer alan açık hüküm nedeniyle aleyhine sonuç doğuracak bir işlem tesis etmeden evvel, davalı idarenin, ödenmeyen taksitten önceki taksitleri yasal süresinde ödemiş olmasını mükellefler lehine borcu ödeme iradesine karine sayarak, ödenmeyen taksitten haberdar olup olmadığı, değilse bu taksiti/taksitleri ödemediği takdirde matrah/vergi artırımının kaldırılacağı ve hakkında vergi incelemesine başlanacağı yönünde bildirimde bulunulması, adına tesis edilen olumsuz işleme karşı dava açma hakkının mükellefe tanınması gerektiği sonucuna varılmış olup, aksi düşüncenin uygulamada çoğunlukla rastlanan taksitlerini geç ödese de yapılandırma işlemi idarece bozulmayan mükelleflerle, doğrudan incelemeye alınan mükellefler açısından hakkaniyetsizliğe sebep olacağı açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden; tecil dosyasına ilişkin ilk beş taksiti ödeyen davacı tarafından borcu ödeme yönünde ortaya çıkan iradesi nazara alınarak ödenmeyen taksitten haberdar olup olmadığı, değilse bu taksiti Kanunda belirtilen tarihte ödemediği taktirde matrah/vergi artırımının kaldırılacağı yönünde davacıya bildirimde bulunulmadığı, Vergi Mahkemesince matrah artırımında bulunularak arttırılan ve tahakkuk eden tutar dikkate alınarak davacının yeni beyanı olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmişse de; Kanunda yapılan düzenlemelerin amacı ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, vergi artırımının iptal edilmesi sonucu tahakkuk eden tutarın doğrudan davacının yeni beyanı olarak kabul edilmesi ve vergi incelemesinde dikkate alınamayacağı yönünde hukuki bir düzenleme bulunmadığı, olayda Kanunun aradığı şartların oluşmadığı, ilk beş taksiti süresinde ödediği görülen ve borcu ödeme iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılan davacı adına, taksitlerden bir kısmını Kanunda belirtilen sürede ödemediğinden bahisle vergi artırımının ihlal edildiğine dair bir bildirimde bulunmaksızın vergi incelemesi yoluna gidilmesinde ve inceleme sonucuna göre tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.<br> Öte yandan; davalı idarenin cezalı tarhiyatın katma değer vergisi artırım tutarına isabet eden kısmı ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan ve 4.725.-TL'yi aşan kısmına yönelik temyiz isteminin yukarıda yazılı gerekçeyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kalan kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi