<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/1232 E.  ,  2025/1228 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/1232<br> Karar No : 2025/1228<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Hizmetleri Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...-... ve ... tarih ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, asıl borçlu şirkete 28/07/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 20/07/2017 tarihinde tescil edilen 18/07/2017 tarihli Genel Kurul Kararı ile yapılan hisse devri sonucunda %100 hisseli ortak olarak girdiği, aynı zamanda şirkete müdür olarak atandığı, 21/01/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 18/01/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ve genel kurul kararı ile hisse devri ve yetki iptali ile şirketteki tüm hisselerini devrederek ve müdürlük yetkisini iptal ederek şirketten ayrıldığının görüldüğü, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği borçların hepsinin beyan üzerine tahakkuk eden vergi borçlarından kaynaklandığı, ödeme emrinin 1-5, 16-21, 26-29 numaralı kalemlerinde yer alan vergilerin dönemlerinde ve beyannamelerin verilmesi gereken tarihlerde kanuni temsilci olmadığı anlaşılan davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, ödeme emrinin kalan satırları bakımından ise, ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından, muhtelif dönemlerde çıkan 7020,7143,7256 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurularında bulunulduğunun anlaşıldığı, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurusu sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi kalmayan davacının, yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan ödeme emrinin bu kısımında da hukuka uyarlık bulunmadığı; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından, muhtelif dönemlerde çıkan 7143,7256 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurularında bulunulduğunun anlaşıldığı, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurusu sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi kalmayan davacının, yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından, muhtelif dönemlerde çıkan 7256 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurularında bulunulduğunun anlaşıldığı, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurusu sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi kalmayan davacının, yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı;... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, 18,19,20 ve 41 numaralı satırlarda yer alan borçların, davacının kanuni temsilci olduğu tarihten öncesine ilişkin borçlar olduğu anlaşıldığından, ödeme emrinin bahsi geçen kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, ödeme emrinin kalan kısmı bakımından ise, asıl borçlu şirket tarafından borcun 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması ile yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurusu sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi kalmadığı sonucuna varılan davacının, yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı; .. tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği borçlar, beyan üzerine tahakkuk eden borçlardan, ... tarih E... sayılı yazıya istinaden verilen düzeltme katma değer vergisi beyannamesi uyarınca tahakkuk eden borçlardan ve vergi inceleme raporlarına istinaden, indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddi suretiyle re'sen yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı; beyannamelerin verilmesi gereken tarihlerde davacı kanuni temsilci olmadığından, ödeme emrinin beyan üzerine tahakkuk eden borçlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, düzeltme beyannamesi verilmesine dayanak yazının şirkete tebliğ edildiği ve beyannamelerin verildiği tarihlerde davacı kanuni temsilci olmadığından, ödeme emrinin ... tarih E... sayılı yazıya istinaden şirket tarafından 31/03/2021 tarihinde süresinden sonra verilen düzeltme beyannameleri uyarınca tahakkuk eden borçlardan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; ödeme emrinin, asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanıldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2017/Mart-Haziran,Ağustos,Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen yapılan tarhiyatlardan kaynaklanan kısmı bakımından, asıl borçlu şirket tarafından 2017/Mart-Haziran, Ağustos, Ekim-Aralık dönemlerinde kullanılan sahte belgeler dolayısıyla şirketin beyannamelerinin yeniden tanzim edildiği ve davacının 20/07/2017 tarihinde tescil edilen 18/07/2017 tarihli Genel Kurul Kararı ile şirkete kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında, kanuni temsilcilik döneminden önceki dönemlerde de kullanılan sahte belgeler söz konusu olduğundan tarhiyatların tamamından davacıyı sorumlu tutmanın hukuken mümkün olmadığından ödeme emrinin bu kısmında yasal isabet görülmediği, ödeme emrinin asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanıldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen yapılan tarhiyatlardan ve kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan kısmı bakımından, davacının 2017 yılında şirketin kanuni temsilcisi olduğu görüldüğünden, kanuni temsilcilik görevi olmadığı dönemlerde kullanılan sahte belgeler dolayısıyla davacının sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığından ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı; ... tarih ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği borçlara ilişkin asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde; ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ... sayılı ödeme emrinin ise ... tarihinde e-tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen işbu ödeme emrinin ise 07/06/2022 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında asıl borçlu şirket nezdinde tüm takip yolları tüketilmeden kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçlardan kaynaklanan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, ödeme emrinin geri kalan ve asıl borlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan borçlar bakımından ise; söz konusu kısmın şirket hakkında defter ve belgelerin süresinde incelemeye ibraz edilmemesi dolayısıyla yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı ve defter ve belge ibraz yazısının tebliğ edildiği tarihte davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı anlaşıldığından, bu kısım bakımından da davacının sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin usulüne uygun şekilde takip edildiği, borcun zamanaşımına uğramadığı, idarelerinde tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>... Hizmetleri Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...-... ve ... tarih ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.<br>17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.<br>09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.<br>Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği,diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... tarih ... sayılı ödeme emrine, ... tarih ve ... ödeme emrinin ..., ..., ... numaralı alacak kalemlerine ilişkin kısmı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 18,19,20 ve 41 numaralı alacak kalemlerine ilişkin kısmı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, beyan üzerine tahakkuk eden borçlara ilişkin kısmı, şirket tarafından süresinden sonra verilen düzeltme beyannameleri uyarınca tahakkuk eden borçlardan kaynaklanan kısmı ve asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanıldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen yapılan tarhiyatlardan ve kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup ileri sürülen iddialar, kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerine, ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; <br>Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7326 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.<br>Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256, 7326 ve/veya 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanını bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirket tarafından 7143, 7256 ve 7326 sayılı Kanun'lardan faydalanılarak vergi borçlarının yapılandırıldığı, hiç ödeme yapılmadığından bahisle tecil dosyalarının iptal edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla şirketin 18/07/2017- 18/01/2021 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> ... Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti’nin 26/05/2018 tarihli dilekçe ile 7143 sayılı Kanun'dan, 13/01/2021 tarihli dilekçe ile 7256 sayılı Kanun'dan faydalanarak borçlarını yapılandırdığı tarihlerde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı, asıl borçlu şirketin 22/09/2021 tarihli dilekçe ile 7326 sayılı Kanun'dan faydalandığı tarihten önce kanuni temsilcilik görevinden ayrılmış ise de yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine, 7326 sayılı Kanun'un yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden edeceğinden Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmı hakkında, yukarıda belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanıldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2017/Mart-Haziran,Ağustos,Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen yapılan tarhiyatlardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;<br> 213 sayılı Kanun'un 10. maddesinde öngörülen sorumluluk, kanuni temsilci sıfatının kazanıldığı ve sona erdiği tarihler arasında kalan dönem kapsamında yerine getirilmesi gereken vergilendirme ödevleri konusunda söz konusu olabileceğinden, 18/07/2017-18/01/2021 tarihleri arasında ... Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin kanuni temsilcisi olan davacının, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu ile sahte fatura kullanıldığından bahisle ... Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti. adına yapılan tarhiyatlardan kaynaklanan borçlara ilişkin kısmının kanuni temsilcilik dönemine ilişkin kısmından sorumlu tutulabileceği açık olup, bu hususa ve borcun şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmesine ilişkin değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacının kanuni temsilcilik döneminden önceki dönemlerde de kullanılan sahte belgeler söz konusu olduğundan tarhiyatların tamamından davacıyı sorumlu tutmak hukuken mümkün olmadığından ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin bu hususa ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, <br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerine, ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmı ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanıldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2017/Mart-Haziran,Ağustos,Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen yapılan tarhiyatlardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,<br>Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

vergi