<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3878 E. , 2025/3555 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/3878<br> Karar No : 2025/3555<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Ticaret Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 19/07/2013 - 07/06/2016 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği borçların, asıl borçlu şirket adına defter ve belge ibraz edilmediğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin olduğu, söz konusu borçların doğumuna sebep olan defter ve belge ibraz etmeme fiilinin ise 2017 yılında gerçekleştiği, davacının, asıl borçlu şirketteki hisselerini devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği tarihten sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme fiilinden ve bu fiil nedeniyle doğan tarhiyatlardan sorumlu tutulamayacağı, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi fiilinde kusuru bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emri ile takip edilen kamu alacaklarının, davacının kanuni temsilcilik yaptığı döneme ilişkin olduğu ve borçların şirket hakkında düzenlenen raporlara istinaden sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklandığı, zaman aşımı süresi içerisinde takip edilen borçların asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine, şirket hakkında ilgili kurumlar nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında, şirkete ait herhangi bir mal varlığı tespit edilemediği, diğer yandan, dava dilekçesinde de davacı vekili tarafından şirkete ait borcu karşılayacak değerde mal varlığı bulunduğu yönünde bir iddiaya da yer verilmediği, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle adına düzenlenen ödeme emriyle takip edildiği olayda, asıl borçlu şirkete yapılan tebliğlerin usulüne uygun olduğu, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirkete ait herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı, dolayısıyla borcu karşılayacak mal varlığı bulunmadığı anlaşılan şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının, ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olduğu ihtilafsız olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne , Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Defter belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmediği, bir dönem ortağı olunan asıl borçlu şirkete ait defter ve belgelerin uhdelerinde olduğu, ibraz edebilecekleri, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; kanuni temsilcilerin şirketin kamu borçlarından ikincil derecede sorumlu olduğu ve asıl borçlu tüzel kişilikten borcun tahsil edilemeyeceğinin kesinleştirilmesinden sonra kanuni temsilciye başvurulması gerektiği, davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla yasal takip işlemlerine başlanabilmesi ve ödeme emri tanzim edilebilmesi için davacının, amme alacağının ilgili bulunduğu dönemde kanuni temsilci olması, şirket tüzel kişiliği hakkında tüm takip işlemlerinin usule uygun olarak tamamlanması ve bunun sonucunda vergi borcunun şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesi, ayrıca uyuşmazlık konusu amme alacağının zamanaşımına uğramamış olması gerektiği anlaşılmaktadır. <br>Dosyanın ve dairemizin E:2024/5298 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, dava konusu ödeme emrine dayanak oluşturan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin posta yoluyla 21/09/2021 tarihinde asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği, dava konusu ödeme emrinin ise, asıl borçlu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerine karşı on beş günlük ödeme ve dava açma süresi geçmeden, 04/10/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; asıl borçlu şirket nezdinde yürütülen takip süreci usulüne uygun neticelendirilmeden ve dava konusu ödeme emrine konu borçlar asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmeden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibine başlandığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde ve temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
vergi