<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/1638 E.  ,  2025/1234 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/1638<br> Karar No : 2025/1234<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacıya miras yoluyla intikal eden hisseli malik olduğu İstanbul ili Sarıyer ilçesi ... Mahallesi ... ve ..., ... ve ... parsel, ... Mahallesi ... parselde kayıtlı taşınmazlara ilişkin .... taksit, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde yapılan değişiklik ile 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak vergiyi tadil eden sebebin meydana gelmesi durumunda bildirim verilmesi esasının getirildiği, emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellef tarafından bildirim verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı idarece 2002 yılı ve sonraki yıllarda yapılan tarhiyatlar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmadığından, kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı; ... tarih ve ... cilt/sıra numaralı vergi ihbarnamesi ile ... numaralı ceza ihbarnamesinin ... adına düzenlendiği, davanın Hüsniye Kahyaoğlu adına açıldığı, dava konusu edilen söz konusu vergi/ceza ihbarnameleri davacı adına düzenlenmediğinden, bu ihbarnameler yönünden davacının hukuki bir yararı bulunmadığından, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği; kalan kısım bakımından ise, dava konusu olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazlardan, ... Mahallesi, ... parsel sayılı ve ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazlar her ne kadar tapuda tarla vasfında bulunsa da, dava dosyasına eklenen harita ve güncel uydu görüntülerinden de görüldüğü üzere boş oldukları, yine ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda ekim dikim yapılmadığı görüldüğünden, söz konusu taşınmazlar üzerinde zirai faaliyette bulunulduğuna ilişkin yapılmış bir tespit olması halinde dava konusu taşınmazların arazi olarak vergilendirilmesi söz konusu olacağından ve davacı tarafından söz konusu taşınmazlar üzerinde zirai faaliyette bulunulduğuna ilişkin bir tespit sunulmadığından, emlak vergisinin, 1319 sayılı Kanun ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca arsa vergilerine ilişkin oran ve kriterlere göre belirlenmesi gerektiğinden, dava konusu ... tarih ve .../..., ... cilt/sıra numaralı vergi ihbarnameleri ile ... tarih ve ..., ... cilt/sıra numaralı vergi ihbarnameleri içeriği arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen ehliyet yönünden reddine, vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine; kararın davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine, davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun ise, uyuşmazlıkta, yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi ve yapılan re'sen araştırma neticesinde ... Mahallesi ile ... (...) Mahallesinin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi sonrasında orman köyleri olarak belirlendiği ve köy tüzel kişiliklerinin devam etmesi yönünde karar alındığı, 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında ve anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden sonraki ilk mahalli idareler seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihi itibariyle köy tüzel kişiliklerinin kaldırılarak mahalle (... ve ... Mahallesi) statüsüne dönüştürüldüğü görüldüğünden, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca 31/12/2025 tarihine kadar emlak vergilerinden istisna tutulmalarının gerektiği anlaşıldığından, davacıya murisinden intikal etmiş olan Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... parsel sayılı ve ... Mahallesi ... parselde yer alan taşınmazların istisna hükümlerinden yararlandırılması gerekirken, "... varisi" adına tahakkuk ettirilerek tek mirasçı olan davacı adına salınan dava konusu arsa vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarında hukuka uyarlık, Mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne, davacı adına salınan emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kanunların genel düzenleyici işlem olduğu, detaylı düzenlemelerin ise idareler tarafından çıkarılan yönetmelik ve genelgelerle düzenleneceği, tarım ve hayvancılıkla iştigal etmeyen ve orman köylüsü sıfatına da sahip olmayan kişilerin, emlak vergisi muafiyetinden faydalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının da orman köylüsü olduğuna yönelik herhangi bir belge sunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,<br>3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi