<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/3124 E.  ,  2025/2533 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/3124<br>Karar No : 2025/2533 <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Eşarpcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı Güney Kore Cumhuriyeti menşeli beyan edilmek suretiyle ithal edilen eşyanın menşe beyanının, Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşenin Tespiti Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük, gümrük, katma değer ve dampinge karşı vergiler ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezalarının anılan Kanun'un 211. maddesi uyarınca kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine vaki itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında düzenlenen ek tahakkuk kararının beyanname muhteviyatı eşyaya ait menşe belgesinin geçerli olmakla birlikte üçüncü ülkede yerleşik bir ihracatçı tarafından imzalanmış olması sebebiyle tercihli rejimden yararlanamayacağından bahisle alındığı, öte yandan, bununla birlikte, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında işlemin kaldırılması istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun ise 12 ay içinde ibraz edilmesi gereken menşe beyanının bu süre içinde ibraz edilmemesi nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından, gümrük idareleri vasıtasıyla birbirlerine menşe beyanlarının geçerliliklerinin ve bu belgelerde yer alan bilgilerin doğruluğunun kontrolünde yardımcı olacakları ve gerektiğinde, gümrük idarelerinin araştırmaya gidebileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, idarece davacının beyanının aksini ortaya koyacak yönde herhangi bir araştırma, inceleme ve tespit yapılmadığı gibi, ithal işlemleri aşamasında sunulan belgeler kabul edilerek ithalat işlemlerine izin verildiği, beyanname ekinde sunulan menşe belgelerinin sahte olduğu veya gerçeği yansıtmadığı yolunda idarece herhangi bir iddiada bulunulmadığı, bu hususta herhangi bir yurt dışı araştırmasına gidilmediği, ayrıca Mahkemelerinin ara kararına davalı idarece verilen cevapta, davacının sisteme geçerli olan ... sayılı menşe belgesini eklediği, dolayısıyla davacının beyanı doğrultusunda ithalat işlemlerinin tamamlanması üzerine alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarından sonra sunulan belgenin, süresi içinde ibraz edilmediğinden de bahsedilemeyeceğinden davacı şirketin kaldırma başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarların iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 25/11/2016 tarihinde tescil edildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında başvuru yapılabilmesinin ancak beyannamenin tescil edildiği tarihten itibaren 3 yıllık başvuru süresi içerisinde talep edileceği, davacının ise 16/10/2020 tarihinde anılan hüküm uyarınca vergilerin geri alınması için başvuru da bulunduğu, Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik uyarınca "Kore" muafiyet koduyla seçilen Güney Kore menşeli olarak beyan edilen eşyaların öngörülen tercihli rejimden yararlandırılması bakımından menşe beyanının mezkur yönetmelikte belirtilen süre içinde ibraz edilmesi gerektiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının yapılacak değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına tescilli ...tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı Güney Kore Cumhuriyeti menşeli beyan edilmek suretiyle ithal edilen eşyanın menşe beyanının, Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşenin Tespiti Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük, gümrük, katma değer ve dampinge karşı vergiler ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezalarının anılan Kanun'un 211. maddesi uyarınca kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, 2. fıkrasında ise, Kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden, davaya konu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 25/11/2016 tarihinde tescil edildiği, 16/10/2020 tarihinde ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında vergilerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Her ne kadar, davalı İdarece, anılan Kanun'un 211. maddesi kapsamında yapılan kaldırma başvurusunun, beyannamenin tescil tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin geçirilmesinden sonra yapılması nedeniyle süresinde olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı iddia edilmekte ise de, anılan başvuru beyannamenin tescili üzerine fazladan tahakkuk eden ve ödenen vergilerin iadesi istemiyle değil, 07/11/2019 tarihinde davacı adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının tebliğini müteakip, kanunen tahakkuk ettirilmemesi gerektiği ileri sürülerek 16/10/2020 tarihinde kaldırması istemiyle yapıldığından, söz konusu iddia, kararın bu sebeple bozulmasını gerektirmemiştir. <br> Öte yandan, menşe belgesinin Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşenin Tespiti Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük, gümrük, katma değer ve dampinge karşı vergiler ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezalarının, adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ait menşe belgesinin üçüncü bir ülkede yerleşik ihracatçı tarafından imzalandığı ve tercihli rejimden yararlanılamayacağından bahisle alındığı, kaldırma başvurusunun ise süresinde uygun bir menşe belgesi sunulmaması nedeniyle reddedilmesi üzerine davalı idarece tesis edilen işlemin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun, Kanun'un 211. maddesinde belirtilen şartları taşımaması nedeniyle reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın çözümü, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin iade istemine konu olabilmesi için aranan yanlışlıkla alındığı veya fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan bir verginin bulunup bulunmadığına bağlı olduğundan, ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahsil edilen bir verginin söz konusu olmadığı, dolayısıyla, davacının kaldırma isteminin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna varıldığından aksi yoldaki temyize konu kararda isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

vergi