<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/556 E.  ,  2025/2855 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/556<br>Karar No : 2025/2855 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 2015 yılının Ekim dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; ödeme emri içeriğinde yer alan özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ihbarnameye karşı dava açılmadığından tahakkukun gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde beraat ettiği, yolcu olarak yer aldığı araçta bulunan kaçak sigaraların kendisine ait olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 2015 yılının Ekim dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil Sorumluluk ve Ceza Uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında, (Ek: 28/3/2013-6455/33 md.), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanun'a ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) G.T.İ.P. numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. <br> Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır. <br>Vergi usul hukukunda öngörülen delil sistemi ile ispat külfeti yerine getirilmekte ve bu suretle vergi güvenliği ile vergi adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre, vergiye tabi olayların tespitinde bu olaylara ilişkin her türlü delilin serbestçe kullanılmasına olanak sağlanırken, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla vergi uygulamalarında olayın gösterildiği şekilde değil, gerçek yönüyle ele alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiği izahtan varestedir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir.<br>Dosyanın incelenmesinden, ... plakalı Ford Transit marka araçla kaçak sigara taşınacağına ilişkin istihbari bilgi alınması üzerine seyir halindeki aracın durdurulması, akabinde, sürücülüğünü ...'ın yaptığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan arama neticesinde 35.000 paket bandrolsüz kaçak sigara yakalanması üzerine anılan şahıslar hakkında hem 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetten kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu kapsamda UYAP kayıtlarının incelenmesinden, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ...Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan kamu davasında,... plakalı Ford Transit marka aracın sürücüsü ...'ın soruşturma ve yargılama aşamasında istikrarlı olarak Cizre'den temin ettiği kaçak sigaraların satışını yapmak üzere Antalya'ya götürdüğünü, davacının Mersin'e gidebilmek için aracında bulunduğunu, onun araçta sigara olduğunu bilmediğini yola çıktıktan sonra öğrendiğini, kolluk güçlerince yapılan arama neticesinde sigaraların kendisine ait olduğunu kabul ve ifade ettiği, öte yandan yapılan yargılama neticesinde... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatine, araç sürücüsü...'ın cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. <br>Bu nedenle, davacının yolcu olarak bulunduğu araç içerisinde ele geçirilen bandrolsüz sigaralar açısından bulunduran sıfatına haiz olmadığı hususu, ceza yargılaması ile sabit olup, 4760 sayılı Kanunun 13. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen verginin re'sen tarh edilmesini gerektirecek yasal koşulların olayda mevcut olmadığı, bu durumda, davacının iddialarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle aksi yöndeki vergi dava dairesi kararının bozulması gerekmiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X) KARŞI OY :<br> Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü edilen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi