<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/7155 E. , 2025/3424 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/7155<br> Karar No : 2025/3424 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının banka hesaplarına muhasebecilik hizmeti sunduğu ...Plastik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali ve tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu e-haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinden, ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile... tarih ve ..., ...sayılı ödeme emirlerinin davalı idarece iptal edildiği, dolayısıyla e-haciz işleminin bu ödeme emirleri yönünden hukuki dayanağının kalmadığı anlaşıldığından, e-haciz işleminin anılan ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu e-haciz işleminin ...tarih ve...., ..., ..., ..., ..., sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve...,..., ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına gelince, asıl borçlunun defter ve belgelerinin gerçek bir ticari faaliyete dayanmamasının davacının müteselsil sorumluluğunu gerektirmeyeceği, ayrıca, beyanlarının defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığı hususunun da somut olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, e-haciz işleminin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasında yer alan kural uyarınca, davacıdan tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, e-haciz işleminin iptaline, tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu e-haciz işleminin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br> Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının banka hesaplarına muhasebecilik hizmeti sunduğu ...Metal Plastik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali ve tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, aynı Kanun’un 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığını ileri sürerek 15 (önceki düzenlemeye göre 7 gün) gün içerisinde Vergi Mahkemesinde dava açabileceği, "Haciz" başlığını taşıyan 62. maddesinde ise, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacakları belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin ... tarih ve..., ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ..., ...sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin ...tarih ve..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile... tarih ve..., ..., ...,..., ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına gelince:<br>213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca, serbest muhasebeci mali müşavirler, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Buna göre, serbest muhasebeci mali müşavirlerden müteselsil sorumlu sıfatıyla aranılabilecek vergi, ceza ve gecikme faizleri, imzaladıkları beyannamelerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanan vergi, ceza ve gecikme faizleridir. Vergi idaresince serbest muhasebeci mali müşavir hakkında müteselsil sorumlu sıfatıyla takip konusu yapılan vergi, ceza ve gecikme faizlerinin bu nitelikte olup olmadığı, başka anlatımla, beyannameler ile defter kayıtları ve belgeler arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu, ancak serbest muhasebeci mali müşavir adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılacak davalarda ve "böyle bir borcun olmadığı" iddiası kapsamında incelenebilecek niteliktedir. Ödeme emri aşaması tamamlandıktan sonra uygulanan haciz işlemine karşı açılan davalarda ise, serbest muhasebeci mali müşavir yönünden usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmiş vergi, ceza ve gecikme faizinin bulunup bulunmadığı, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve haciz işleminin kanuna uygun şekilde tesis edilip edilmediği hususlarıyla sınırlı bir denetim yapılabilecektir.<br>Bu durumda, davacının banka hesaplarına müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle açılan bakılan davada, e-haciz işleminin ... tarih ve ..., ..., ...,..., ... ...,..., ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmını 213 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci mali müşavirin müteselsil sorumluluğunun düzenlendiği mükerrer 227. maddesinde yer alan koşulların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemek ve dolayısıyla ancak ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek iddialar bakımından değerlendirme yapmak suretiyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesince, davacı adına usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmiş vergi, ceza ve gecikme faizinin bulunup bulunmadığı, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve e-haciz işleminin kanuna uygun şekilde tesis edilip edilmediği hususları değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu e-haciz işleminin ... tarih ve...,..., ..., ..., ..., ...,... ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ..., ..., ...,..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,<br>Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
vergi