<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/7004 E. , 2025/3423 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/7004<br> Karar No : 2025/3423 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının banka hesaplarına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... ve ...'nın vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu e-haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinden... tarih ve... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, davalı idarece ödeme emrinin iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla davalı idarece haciz aşamasına geçilmeden önce yeniden bir ödeme emri düzenlenerek davacıya tebliği gerekirken, sehven iptal edildiği belirtilen ödeme emrinin tekrar aktifleştirildiğinden bahisle hacze dayanak alınması mümkün olmadığından, e-haciz işleminin bu ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu e-haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinden ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin davacıya tebliğine ilişkin evrakın davalı idarece arşiv kayıtlarında bulunamadığından bahisle dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, bu ödeme emri yönünden de e-haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu e-haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinden ... tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden ise, Mahkemelerinin 16/02/2024 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece dosyaya sunulan belgelerden, davacının haciz konulan 2017 model Fiat (Egea) marka otomobilinin model yılı ve markasına göre güncel piyasa değerinin anılan ödeme emirlerine konu vergi borcunu karşılamaya yeterli olduğu, buna rağmen uygulanan e-haciz işleminin taşkın haciz niteliğini taşıdığı sonucuna ulaşıldığından, e-haciz işleminde bu ödeme emirleri yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu e-haciz işleminin iptaline karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin... tarih ve...sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların kararın söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin... tarih ve..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkrasına gelince, davacının haciz konulan otomobiline ilişkin kıymet takdiri, otomobil üzerinde başka haciz olup olmadığı gibi hususlara yönelik dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, Mahkeme kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmediği, bununla birlikte, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227. maddesine göre serbest muhasebeci mali müşavirin müteselsil sorumluluğunun imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından kaynaklanan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerine ilişkin olduğu, e-haciz işlemine konu vergi alacağının ise davacının muhasebecilik hizmeti sunduğu mükelleflerin sahte belge düzenleme fiillerinden doğduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının müteselsil sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, e-haciz işleminde bu ödeme emirleri yönünden hukuka uygunluk, Mahkeme kararının e-haciz işleminin anılan ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu e-haciz işleminin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY:<br>Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının banka hesaplarına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... ve ...'nın vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, aynı Kanun’un 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığını ileri sürerek 15 (önceki düzenlemeye göre 7 gün) gün içerisinde Vergi Mahkemesinde dava açabileceği, "Haciz" başlığını taşıyan 62. maddesinde ise, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacakları belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin... tarih ve ...sayılı ödeme emri ile... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu e-haciz işleminin ... tarih ve ...,... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına gelince:<br>213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca, serbest muhasebeci mali müşavirler, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Buna göre, serbest muhasebeci mali müşavirlerden müteselsil sorumlu sıfatıyla aranılabilecek vergi, ceza ve gecikme faizleri, imzaladıkları beyannamelerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanan vergi, ceza ve gecikme faizleridir. Vergi idaresince serbest muhasebeci mali müşavir hakkında müteselsil sorumlu sıfatıyla takip konusu yapılan vergi, ceza ve gecikme faizlerinin bu nitelikte olup olmadığı, başka anlatımla, beyannameler ile defter kayıtları ve belgeler arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu, ancak serbest muhasebeci mali müşavir adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılacak davalarda ve "böyle bir borcun olmadığı" iddiası kapsamında incelenebilecek niteliktedir. Ödeme emri aşaması tamamlandıktan sonra uygulanan haciz işlemine karşı açılan davalarda ise, serbest muhasebeci mali müşavir yönünden usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmiş vergi, ceza ve gecikme faizinin bulunup bulunmadığı, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve haciz işleminin kanuna uygun şekilde tesis edilip edilmediği hususlarıyla sınırlı bir denetim yapılabilecektir.<br>Buna göre, davacının banka hesaplarına müteselsil sorumlu sıfatıyla uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle açılan bakılan davada, e-haciz işleminin ... tarih ve...,... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmını iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu 213 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci mali müşavirin müteselsil sorumluluğunun düzenlendiği mükerrer 227. maddesinde yer alan koşulların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemek ve dolayısıyla ancak ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek iddialar bakımından değerlendirme yapmak suretiyle gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bununla birlikte, davacı tarafından, dava dilekçesi ve savunmaya cevap dilekçesinde, 2017 model Fiat (Egea) marka otomobiline davalı idarece konulan hacizle alacağın teminat altına alındığının, çünkü otomobilinin değerinin borcunu karşılamaya yeterli olduğunun ileri sürüldüğü, yine Vergi Mahkemesince, davacının haciz konulan otomobilinin model yılı ve markasına göre güncel piyasa değerinin ... tarih ve ..., ... ve ...sayılı ödeme emirleri içeriği borçlarını karşılamaya yeterli olduğu, buna rağmen uygulanan e-haciz işleminin taşkın haciz niteliğini taşıdığı gerekçesiyle dava konusu e-haciz işleminin bu ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının önce yürütülmesinin durdurulmasına, sonra da iptaline karar verildiği, bunlara karşılık davalı idarece ise, savunma dilekçesinde (cevaba cevap dilekçesi verilmemiştir), yürütmenin durdurulması kararına itiraz dilekçesinde veya istinaf dilekçesinde otomobilin değerinin davacının anılan borçlarını karşılamayacağına ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı ve dosyaya bu yönde bir belge de sunulmadığı hususları dikkate alındığında, otomobilin değerinin davacının ... ..., ...sayılı ödeme emirlerinde yer alan borçlarını karşılamaya yeterli olduğu, dolayısıyla e-haciz işleminin anılan ödeme emirlerine dayanan kısmının taşkın haciz niteliğini taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda, dava konusu e-haciz işleminin ... tarih ve ...,... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmını iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yazılı gerekçeyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının dava konusu haciz işleminin... tarih ve... sayılı ödeme emri ile 0... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının ONANMASINA, ... tarih ve..., ..., ...sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi