<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/5413 E.  ,  2025/999 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/5413<br> Karar No : 2025/999<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br> 2-(DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... İnş. Malz. Üretim Paz. A.Ş.’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriği ... ve ... sayılı tahakkuk fişleri, ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişlerine ilişkin kısımlar yönünden; 19/10/2012 tarihli olağan genel kurul kararıyla söz konusu şirketteki temsilcilik görevinden ayrıldığı açık olan davacının, 2012/Eylül ve Ekim dönemleri gelir (stopaj) vergisi beyannameleri, 2013/Mart dönemi gelir (stopaj) vergisi beyannamesi, 2012/Ekim-Aralık dönemi kurum geçici vergisi beyannamesi, 2013/Şubat dönemi gelir (stopaj) vergisi beyannamesi, 2013/Ocak dönemi gelir (stopaj) vergisi beyannamesi ile 2012 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesinin gerek verilmesi gerekse ödenmesi gerektiği zamanda şirket temsilcisi olmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen bu ödeme emirlerinin ilgili kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri içeriği ... ve ... sayılı tahakkuk fişlerine ilişkin kısımlar yönünden; 26/04/2013 tarihinde kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen 2012/Temmuz dönemi damga vergisi beyannamesine istinaden asıl borçlu şirket adına kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirketin "..." adresine tebligata çıkartıldığı, muhatabın adresten ayrıldığı komşunun imzasız beyanı ve muhtar imzası ile (12.06.2014)" şerhi düşülerek iade edildiği, aynı adrese (işyeri) ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, tebliğ alındısı üzerinde 2016 yılı yazılı olmakla birlikte açık olarak tarih yazılmadığı, şirkete ait söz konusu adreste tebliğ edilemeyen ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği görülmekle birlikte, tebligata ek yapılan tutanakların tebliğ alındısı ile eşleştirilemediği, bu sebeple usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu durumda asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ve usulüne uygun tebliğ edilmeyen söz konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, 26/04/2013 tarihinde kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen 2012/Temmuz dönemi damga vergisi beyannamesine istinaden asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden amme alacağı ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla şirket adına tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ise 23/12/2013 tarihinde şirket işyeri adresinde daimi işçi ... imzasına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, mükellef şirkete ait mal varlığı araştırmasının 15/01/2020 tarihinde dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden sonra yapıldığı görüldüğünden ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, 24/07/2012 tarihinde kanuni süresinden sonra verilen beyannameye istinaden kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirketin "..." adresine tebligata çıkartıldığı, tebligat alındısı üzerinde 2016 yazılı olmakla birlikte açık olarak tarih yazılmadığı, dava dosyasına sunulan ve tebligata ek yapılan tutanakların tebliğ alındısı ile eşleştirilemediği, merciine iade edilen tebliğ alındılarının ilanen tebliğ edilerek amme alacağının kesinleştirildiği görülmekle birlikte, söz konusu ödeme emrinin münasip bir süre sonra ikinci kez tebliğe çıkartılmadığı gibi tutanağın tebliğe çalışılan ödeme emri ile ilişkilendirilmediği görüldüğünden usulüne uygun olarak ilanen tebliğ edilmeyen ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık görülmediği, ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişine ilişkin kısım yönünden; asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden amme alacağının tahsili amacıyla şirket adına tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 27/12/2012 tarihinde şirket işyeri adresinde şirket temsilcisi ... imzasına tebliğ edildiği görülmekle birlikte, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmeden önce asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, mükellef şirkete ait mal varlığı araştırmasının 15/01/2020 tarihinde, dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden sonra yapıldığından asıl borçlu şirket hakkında tüm birimler nezdinde yapılacak malvarlığı araştırmaları sonuçlandırılmadan, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... sayılı ödeme emri içeriği ... sayılı tahakkuk fişine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık görülmediği, ... sayılı ödeme emri yönünden ise; ödeme emri içeriği amme alacağının, asıl borçlu şirketin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin sahte fatura düzenleme nedeniyle incelendiği, yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda şirketin 2012, 2013 ve 2014 hesap dönemlerinde gerçek bir faaliyetinin olmadığı, herhangi bir teslim veya hizmet ifası karşılığı olmaksızın komisyon karşılığı sahte belge düzenlediği sonucuna varıldığı, söz konusu vergi tekniği raporu done alınarak ilgili dönemde düzenlemiş olduğu faturalar üzerinden %2 komisyon geliri elde ettiği sonucuna varılarak takdir komisyonunca belirlenen matrah esas alınarak yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte, mükellef şirkete ait mal varlığı araştırmasının 15/01/2020 tarihinde, dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden sonra yapıldığı görüldüğünden söz konusu ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tamamı ile ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin ilgili kısımları için 19/10/2012 tarihli olağan genel kurul kararıyla şirketteki temsilcilik görevinden ayrılan davacının beyannamelerinin gerek verilmesi gerekse ödenmesi gerektiği zamanda şirket temsilcisi olmadığından sorumlu tutulamayacağı ve davacı adına ödeme emri tebliği sonrası şirket malvarlığı araştırmasının yapılması sebebiyle davacı adına yapılan takipte hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu beliritlerek istinaf isteminin reddi gerektiği, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin kalan kısımlarına gelince; şirket tarafından, 26/04/2013 tarihinde pişmanlıkla verilen 2012/Temmuz dönemi damga vergisi beyannamesinin, davacının temsilcilik döneminde şirket tarafından hiç verilmemesi sebebiyle davacının sorumluluğu bulunmakla birlikte söz konusu borcun tahsili için şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri ile süresinden sonra 24/07/2012 tarihinde verilen beyannameye istinaden kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emrinin ilgili kısmının iptaline karar verilmiş ise de, ... takip numaralı ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde 12/06/2014 tarihli tebliğ alındısında, şirketin belirtilen adresten taşındığı, başka bir kişinin adreste oturduğu hususunu içeren ve mahalle muhtarının kaşe ve imzasıyla birlikte dağıtıcı tarafından imza edildiği, ... sayılı ödeme emrinin ise, adresin kapalı olduğu, firmanın mevcut bulunmadığı ifadesini içeren 28/07/2015 tarihli tutanağın gelir uzmanı tarafından imzalandığı, bahsi geçen ödeme emirlerinin tebligata ek yapılan tutanağın tebliğe çalışılan ödeme emirleri ile ilişkilendirilemediği gerekçesiyle iptal karar verilmiş ise de dosyada yer alan ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgelerden, ödeme emirlerinin tebliğ alınlarının ön yüzünde bulunan tebliğ tarihleri ile tebliğin niçin yapılamadığına ilişkin olarak kaşenin altında yer alan tarihlerin yakın olması karşısında ilgili ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin evrakın parçası olduğu sonucunu doğurduğu, iade sebeplerinin bahsi geçen kaşelerde yazılı olduğundan ayrıca bir tutanak düzenlenmesine de gerek bulunmadığı, dolayısıyla bahsi geçen ödeme emirlerinin tebliğine yönelik olarak düzenlendiği sonucuna varıldığı, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen 29/12/2014 tarihli vergi tekniği raporu'nda, şirketin komisyon karşılığı sahte fatura tanzim etmesi sebebiyle 30/11/2013 tarihi itibarıyla re'sen mükellefiyet tesis ettirilip 31/12/2014 tarihi itibarıyla mükellefiyetinin terkin edilmesinin önerildiği, idare tarafından şirketin mükellefiyetinin terkin edilmesi sebebiyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin doğrudan temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çalışıldığının anlaşıldığı, şirketin bilinen adreslerinde bulunamaması sebebiyle değil sahte fatura tanzim etmesi sebebiyle mükellefiyeti terkin edilen şirket adına gerçekleştirilecek tebligatların 07/03/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan şirketin bilinen son adresine tebliğine çalışılmadan kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çıkarılmasında ve sonrasında ilanen tebliğ aşamasına geçilmesinde, ayrıca 07/03/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanda, şirketin "..." adresinden "..." adresine taşınmasına karşın ilanen tebliğe ilişkin yazıların şirketin bilinen son adresinin bağlı bulunduğu mahalle muhtarlığı yerine eski Ostim Mahallesi muhtarlığına gönderilmesi sebebiyle alacağın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden bahsetme olanağı bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının, ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle verilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde ödenmediğinden ve amme borcunun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından ilgili dönemlerde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında yapılan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br>DAVACININ İDDİALARI: 2012/Temmuz dönemi damga vergisi beyannamesine istinaden asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin ve kanuni süresinden sonra verilen beyannameye istinaden kesilen 2012/Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... sayılı ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle söz konusu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararın bu kısmının gerekçe yönünden bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br>... İnş. Malz. Üretim Paz. A.Ş.’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahısların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.<br>Diğer taraftan, 213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine, 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 103. maddesinde de; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı düzenlenmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının; ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Temmuz dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile 2012/Haziran dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı dışında kalan hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Temmuz dönemi damga vergisidava konusu ödeme emirlerinden ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Temmuz dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile 2012/Haziran dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından gerekçe yönünden, davalı tarafından esastan yapılan temyiz istemlerine gelince;<br>Dosyanın incelenmesinden; ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Temmuz dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtildiğinin aksine doğrudan kanuni temsilcinin adresine değil, şirketin "..." adresine tebligata çıkartıldığı, muhatabın adresten ayrıldığı komşunun imzasız beyanı ve muhtar imzası ile (12.06.2014)" şerhi düşülerek, merciine iade edilen tebliğ alındısının aynı adrese ikinci kez tebliğe çıkarıldığı ve bu tebliğ alındısı içerisinde dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Haziran dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin de yer aldığı ve söz konusu tebliğ alındısı üzerinde adresin kapalı olduğu, komşularının imzasız ifadelerinden sürekli kapalı olduğu şerhinin düşülmüş olduğu ve sadece dağıtıcının ismi ve imzasının bulunduğu sonrasında ise söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği görülmüştür.<br>Olayda, ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Temmuz dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin ve 2012/Haziran dönemi damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin şirkete adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ yoluna gidildiği görülmüşse de, şirketin adresinde bulunamadığına ilişkin tebliğ alındılarının, yukarıda yer verilen 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde sayılan kişilerin imza ve beyanı ile tutanak haline getirilmediği anlaşıldığından, usulüne uygun tebliğ edilmeyen ödeme emirleri dolayısıyla asıl borçlu şirket hakkında yapılan takip usulüne uygun şekilde tamamlanmadığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takip usulüne uygun şekilde tamamlanmadan, alacağın tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Haziran/Temmuz dönemleri damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davacı temyiz isteminin kabulüne, davalı temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... sayılı ödeme emri içeriği 2012/Haziran-Temmuz dönemleri damga vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

vergi