<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/4050 E.  ,  2025/4178 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2025/4050<br>Karar No : 2025/4178 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kooperatifi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı kooperatif tarafından davalı idarenin denetiminde yapılan ihale sonucunda satın alınan büyükbaş hayvanlarda şap/tüberküloz hastalığına rastlanması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 4.000.000,00 TL zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hükmedilen 445.654,16 TL'nin geç ödenmesi (27/03/2023 tarihinde) nedeniyle meydana gelen munzam zararın ödenmesi istemiyle yapılan 10/06/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davanın süre aşımı yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla uyuşmazlığa ilişkin verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin; eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkmasıyla başlayacağı, eylemlerin idariliği ve doğurduğu zararların bazen eylemle birlikte ortaya çıkarken bazen de çok sonra, araştırma ve inceleme ya da ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabildiği, icra dosyasının infaz edilmediği, borç tam anlamıyla ödenmediğinde munzam zararın da net olarak belli olmadığı, munzam zararın ancak icra dosyasının infaz edilmesiyle belli olacağı, sürenin de borcun tüm ferileriyle birlikte ödenmesi durumunda ortaya çıkacağı, Mahkemenin kısmi ödemeyi, öğrenme tarihi olarak kabul ederek, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğu, bu karara karşı yapılan istinaf isteminin de reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi, İdari Dava Dairesi kararının kesin olarak verilmemesi gerektiği, ıslah edildiği takdirde dava değerinin temyiz sınırının üzerinde olacağı, 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle ile ilgililere başlangıçta "kesin tutarı belli olmayan tam yargı davası" açma olanağı da getirildiğinin kabulü gerektiği, 2576 sayılı Kanun'da yer alan hükümlere göre idare mahkemelerinin heyet halinde çalışan mahkemeler olduğu, tek hakim ile karar vermenin ayrıksı olduğu, tam yargı davalarında ilgilisince ortaya çıkacak miktar üzerinde arttırım imkanı sağlanacağı, bu uyuşmazlıkların dava dilekçesindeki nispi harç miktarı esas alınarak tek hakim görevinde uyuşmazlıklar olarak kabul edilmemesi gerektiği, idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kesin kararın bozularak davanın esas yönünden incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kesin karara karşı yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında yer aldığı şekliyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Temyiz başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralı yer almaktadır.<br>2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükümleri yer almakta iken, 04/06/2025 tarih ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile Ek 1. maddenin 2. fıkrası değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir.<br>Yukarıda aktarılan düzenlemelerin incelenmesinden, temyiz kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca, Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinin esas alınması kurala bağlanıyor iken 04/06/2025 tarih ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucu temyiz kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması düzenlenmiştir.<br>Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.<br>Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.<br>Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.<br> Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.<br>Bu açıklamalar kapsamında, usuli meselelerden biri olan bir davanın temyiz kanun yoluna tabi bir dava olup olmadığı hususu yönünden işbu temyiz incelemesinde, söz konusu usuli meselenin nihayete erdiğinden bahsedilemeyeceğinden 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin uygulanma kabiliyeti bulunduğu görüldüğünden usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında gözetilen derhal uygulanırlık ilkesi kapsamında anılan değişikliğin işbu incelemede dikkate alınması gerektiği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davanın açıldığı 15/07/2024 tarihinde temyiz parasal sınırının 920.000,00 TL, dava konusu toplam tazminat miktarının ise 1.000,00 TL olduğu görülmekte olup, bu haliyle bakılmakta olan davanın, açıldığı tarih itibarıyla da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayılan temyiz yolu açık davalardan olmaması ayrıca bakılmakta olan davada istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü yolunda verilmiş bir kararın da bulunmaması nedenleriyle, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı kesin olup, açıklanan gerekçe ile temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2..... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi