<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/3186 E. , 2025/3127 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/3186<br>Karar No : 2025/3127 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... <br> VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/09/2025 tarih ve E:2025/1339, K:2025/4114 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Niğde ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 09/12/2021 tarih ve 31684 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 08/12/2021 tarih ve 4896 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Niğde ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/09/2025 tarih ve E:2025/1339, K:2025/4114 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş,<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek, <br>Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmelerinin mümkün olduğu,<br>2942 sayılı Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usulün düzenlendiği, <br>Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığı, <br>Acele kamulaştırma usulünün düzenlendiği 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda, Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>5393 sayılı Kanun'da, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtildiğinden anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Kanun 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için ise acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerektiği, <br>Bu açıklamalar çerçevesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesini uygulayacak olan idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşememesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde anılan madde uyarınca acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca aceleliğine karar verilmiş olan taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği, <br>Dosyanın incelenmesinden; 25/09/2020 tarih ve 3028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince Niğde ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde yer alan bazı alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına karar verildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın, 05/10/2021 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret alanında kaldığı, dava konusu 08/12/2021 tarih ve 4896 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Niğde ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, <br>Bu durumda, bir bölgenin 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilmesinin, söz konusu bölgede bulunan taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı dikkate alındığında, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının varlığı ve acelelik halinin somut olarak ortaya konulamadığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,<br>Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, kamulaştırmaya konu alanın şehrin tam merkezinde olan ve şehirdeki suç oranının en yüksek olduğu bir bölge olduğu, tarihi dokunun ortaya çıkarılmasının ve şehrin vizyonunu değiştirerek, turizmin önünün açılmasının amaçlandığı, Eskisaray, Burhan ve Kırbağları Mahallelerinin konut alanlarının içinde yer aldığı, küçük sanayi alanındaki faaliyetler nedeniyle oluşan tozun insan sağlığını olumsuz etkilediği, alanın şehir merkezinde olması ve küçük sanayi alanı olarak hizmet vermesi nedeniyle çevre sağlığını tehdit ettiği, sanayi alanının ortasından geçen derenin taşkın koruma kapsamında rehabilite edilmesi ve sanayi alanının dereyi kirletmesi sebebiyle çevre kirliliğinin arttığı, niteliksiz yapılaşmanın önüne geçilmesinin planlandığı, alanda daha kaliteli bir yaşam ve çevre oluşturulmasının amaçlandığı, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi dikkate alındığında, acele kamulaştırma işleminin sebep unsuru bakımından Cumhurbaşkanına takdir yetkisi verildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 1. fıkrasında, "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir..." hükmü bulunmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda metnine yer verilen 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi hükmü ile kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtilmişse de, bu hükmün koşulların bulunması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle Cumhurbaşkanına tanınan acele kamulaştırma yetkisinin kullanımına engel teşkil etmediği açık olup, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br> Uyuşmazlıkta; 25/09/2020 tarih ve 3028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince Niğde ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde yer alan, dava konusu taşınmazın içinde olduğu bazı alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edildiği, dava konusu taşınmazın, 05/10/2021 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret alanında kaldığı, 08/12/2021 tarih ve 4896 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Niğde ili, Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca, belediyenin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği açık olup, bu kapsamda, uyuşmazlık konusu olayda, kentsel yenileme projesi ile mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek çağdaş özelliklere sahip modern standartlarda refah seviyesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasında ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmaktaysa da, davalı Niğde Belediye Başkanlığının savunma dilekçesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında olağan kamulaştırma usulünün izlendiği, bu nedenle acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davanın konusuz kalabileceğinden bahsedildiği, ayrıca 08/12/2021 tarihli dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca acele el koyma talebiyle Mahkemeye başvuruların dahi işlemin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesinden sonra yapıldığı dikkate alındığında, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu görüldüğünden, dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Bu durumda, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline yönelik Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/09/2025 tarih ve E:2025/1339, K:2025/4114 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Kesin olarak, 11/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br><br>X- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir. <br>Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.<br> İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasanın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur. <br>Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır. <br> İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmıştır. <br>Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır. <br>Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. <br>Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır. <br>Somut uyuşmazlıkta; dava konu taşınmazın, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince, 25/09/2020 tarih ve 3028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı içinde kaldığı, kentsel dönüşüm projesi ile şehrin tam merkezinde olan ve şehirdeki suç oranının en yüksek olduğu bölgenin tarihi dokusunun ortaya çıkarılmasının ve şehrin vizyonunu değiştirerek, turizmin önünün açılmasının amaçlandığı, ... , ... ve ... Mahallelerinin konut alanlarının içinde yer aldığı, küçük sanayi alanındaki faaliyetler nedeniyle oluşan tozun insan sağlığını olumsuz etkilediği, alanın şehir merkezinde olması ve küçük sanayi alanı olarak hizmet vermesi nedeniyle çevre sağlığını tehdit ettiği, sanayi alanının ortasından geçen derenin taşkın koruma kapsamında rehabilite edilmesi ve sanayi alanının dereyi kirletmesi sebebiyle çevre kirliliğinin arttığı, niteliksiz yapılaşmanın önüne geçilmesinin planlandığı, alanda daha kaliteli bir yaşam ve çevre oluşturulmasının amaçlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kentsel dönüşüm ve gelişim projesiyle hedeflenen amaçlara ulaşılması ve belirtilen olumsuzluk ve risklerin bertaraf edilmesini temin edecek projelere bir an evvel başlanılmasında "acelelik hali" bulunduğu açık olup, bu doğrultuda tesis olunan dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
vergi