<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4583 E. , 2025/10003 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4583<br>Karar No : 2025/10003<br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-... Odaları Birliği <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br> 3- ... Odası <br><br><br>DAVANIN KONUSU : <br>1-Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapmakta olan davacının, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranmak yada tasdik yetkisini gerçeğe aykırı kullanmak suretiyle tam tasdik işlemleri yaptığından bahisle Disiplin Yönetmeliği'nin 7/g maddesi uyarınca "Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih göz önüne alınarak bir alt ceza olan "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararı ile, Hazine ve Maliye Bakanlığının ... günlü onayı ile kesinleşen ... tarihli, ... sayılı TÜRMOB Disiplin Kurulu kararı,<br>2- İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br>Dava konusu disiplin cezası ile tecziyesine esas teşkil eden maddi olayda tarhiyatın Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün dava dışı bir şirketin 2009 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen Vergi Tekniği Raporuna dayandığı, kendisinin sözü edilen döneme ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi tasdik raporunu gerçeğe aykırı olarak düzenlediğinden bahisle hakkında müteselsil sorumluluğa gidilebilmesi için anılan firmanın faturalarının defter ve belgeleriyle uyumsuz olmasından değil, sahte belge düzenlediği iddiasından kaynaklandığını, söz konusu fiilin yeminli mali müşavirlere sorumluluk yükleyen imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması fiili ile ilgisinin bulunmadığını, kendisine ait yetkinin sadece muhasebe usul ve esasları ile kanunlarda belirtilen düzenlemelere uygunluğu konusunda biçimsel inceleme yapmaktan ibaret olduğunu ve sorumluluklarının tasdik raporuyla tasdik ettikleri iş ve işlemler yönünden sınırlı tutulduğunu, olayda belirtilen hususların kendisinin verdiği hizmet ile ilgisinin olmadığını, ayrıca dava konusu disiplin cezasının, aynı zamanda suç teşkil eden fiile ilişkin dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra tesis edildiğini, sahte belge düzenleme eylemini tanzim eden 213 sayılı VUK’nın 359/b. maddesinde fiilin hapis cezasının üst sınırının olay tarihinde 5 yıl olduğu dikkate alındığında 2009 yılına ilişkin fiile uygulanması gereken dava zamanaşımı 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesine göre 8 yıl olup aynı Kanunun 67/4.maddesine göre bu süre en fazla 12 yıl olduğu, dolayısıyla 2009 yılına ilişkin sahte belge düzenleme eyleminin dava zamanaşımı süresinin en geç 31/12/2021 tarihinde dolmakta olduğu, oysa maddi olayda dava konusu disiplin cezasının kesinleşme tarihinin ... olduğu, bu itibarla dava zamanaşımını dahi aşan ucu açık ve hatta sonu olmayan bir disiplin zamanaşımına imkan ve fırsat sağlayan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliğinin "Kovuşturma Yetkisi ve Zamanaşımı’’ başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasının "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda Kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur’’ şeklindeki ikinci cümlesinin de iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmiştir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :<br>...BAKANLIĞININ SAVUNMASI :<br>Öncelikle, usule ilişkin olarak davanın yetkili ... İdare Mahkemesinde açılması gerektiği, esasa ilişkin olarak, Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapan davacı hakkında, Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün dava dışı bir şirketin 2009 yılı hesaplarının vergi müfettişi ... tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen ... gün ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda; ‘’ …anılan mükellefin sözü edilen dönemlere ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu gerçeğe aykırı olarak…’’ düzenlendiğinin tespit edilerek, mükellef kurum adına tarh edilecek vergiler, kesilecek cezalar ve hesaplanacak gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının gerektiğinin belirtilmesi üzerine Disiplin Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca işlem yapılmasının bağlı bulunduğu Yeminli Mali Müşavirler Odasından talep edilmesi üzerine Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararı ile Yeminli Mali Müşavir davacı hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verilerek meslek mensubunun Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Yeminli Mali Müşavir davacı hakkında yürütülen disiplin kovuşturmasına konu olan eylemiyle ilgili... Sulh Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğinin anlaşılması neticesinde Oda Disiplin Kurulunun ... gün ve 20 sayılı ara kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca ceza davası sonuçlanıncaya kadar dosyanın bekletilmesine karar verildiği, devamında davacı tarafından Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odasına gönderilen 23/6/2020 tarihli dilekçeyle hakkında disiplin soruşturmasına sebep olan konuyla ilgili davanın sonuçlandığı bildirilerek gereğinin yapılmasının talep edilmesi neticesinde, Oda Disiplin Kurulunca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, ... gün ve ... sayılı kararı ile ‘’…davacının 2009 hesap döneminde Kurumlar Vergisi bakımından yaptığı tam tasdik işlemleri sürecinde tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin gerçeğe aykırı olarak kullanılması sebebiyle Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesi uyarınca geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yönetmeliğin 11. maddesi ve 3568 sayılı Kanunun 48. maddesindeki yetkiye istinaden cezanın bir derece hafif olan kınama cezasına çevrilmesine karar verildiği, davacı tarafından Oda Disiplin Kurulunca verilen bu karara karşı yapılan itiraz neticesinde; Birlik Disiplin Kurulunca; ‘’….davacının hizmet verdiği şirketin ilgili dönemde sahte belge düzenlendiği, komisyon karşılığında sahte belge düzenlemek maksadıyla mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefin inceleme dönemlerinde yaptığı hiçbir mal alışı ya da satışının fiili durumu yansıtmadığı, mükellef şirketin gerek mal hizmet alışları ve gerekse mal– hizmet satışlarına ilişkin faturalardan alış ve satışlarla hayali olduğu, buna ilişkin olarak düzenlenen faturaların sahte olduğu, davacının yeterince inceleme ve araştırma yapmadan tasdik raporu düzenlediği, mal hareketleri, nakit hareketleri, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmasına dair herhangi bir tespitte bulunmadığı, söz konusu iddiaların aksini ispat edecek herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı mesleki şüphecilik ile yaklaşmadığı, söz konusu hususlar dikkate alındığında davacı müşavirin tasdik raporlarının düzenlenmesinde mevzuatın gereklerini yerine getirmeyerek Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesine aykırı davrandığı, meslek mensubu hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen... tarih ve K:... sayılı karar ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususu dikkate alınarak, Oda Disiplin Kurulunca takdir yetkisi kapsamında bir derece hafifletilerek uygulanan disiplin cezasının yerinde olduğu, davacının dosyanın zamanaşımına uğradığından bahisle 11 yıl sonra ceza verme yetkisinin bulunmadığı itirazına da itibar edilemeyeceği, zira Disiplin Yönetmeliğinin 33.maddesine göre; ‘’ Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren 5 yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Ancak şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur..’’ hükmü uyarınca zamanaşımı itirazının reddedildiği, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun ‘’ Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk’’ başlıklı 12. maddesinde tasdik sorumluluğunun düzenlendiği, bu Kanuna dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yer alan düzenlemeler uyarınca yeminli mali müşavirlerin gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanması ve her türlü inceleme tekniklerini kullanmak zorunda olduklarını, bu sebeple davacının eylemine uygun cezanın tesis edildiği, ayrıca iptali talep edilen düzenlemenin de üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu, Kanun maddesinin öngördüğü amaca, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından da hukuka ve mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DAVALI ... ODALARI BİRLİĞİNİN SAVUNMASI :<br>Davalı Bakanlığın savunmasında belirttiği hususların yanında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ‘’Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları‘’ başlıklı mükerrer 227. maddesi gereğince davacının müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun olduğunu, yeminli mali müşavirlerin ayrıca beyannamelerini tasdik edecekleri mükelleflerin işlemleriyle sınırlı olmak üzere karşıt inceleme yapabileceklerini, belirtilen yasal düzenlemeler ile maddi olaya bakıldığında denetleme yapılan dava dışı şirketin sahte belge düzenlemek maksadıyla kurulduğunu, düzenlediği belgelerin sahte olduğunun gerek davacı hakkında düzenlenen ...gün ve... sayılı YMM Sorumluluk Raporu ile gerekse de mükellef hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile sabit olduğunu, bu hususun vergi incelemesi kapsamında alınan ifadelerinde şirket kurucularının ikrarıyla sabit hale geldiği, anılan şirketin 2009 hesap döneminde sahte belge ticaretinden elde ettiği bir kısım kazancını beyan dışı bırakmak suretiyle vergi ziyaına sebep olduğu, yapılan incelemelerde davacının, mükellefin 2009 hesap dönemine ilişkin... tarih ve ... sayılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlediği tespit edildiğinden, somut olaydaki verilen disiplin cezasının da bu tespite dayandığı, Mevzuat tarafından belirlenen kriterleri taşıyan az sayıda kişinin ‘’ yeminli’’ sıfatına sahip mali müşavir olarak görev yaptığı, bu sebeple görevin önemine binaen mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesi gerektiği, ayrıca davacı hakkındaki disiplin kovuşturması zamanaşımı süresine riayet edilerek başlatılan bu kovuşturmanın Ceza Mahkemesince verilecek karardan sonra sonuçlanacağını bilen davacı tarafından tesis edilen işlemle doğrudan bağlantısı bulunmayan bir hükmün de iptalini talep etmesinin mümkün olmadığı belirtilerek açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br> ESKİŞEHİR YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI : Savunma Verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI :...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapmakta olan davacının, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranmak yada tasdik yetkisini gerçeğe aykırı kullanmak suretiyle tam tasdik işlemleri yaptığından bahisle Disiplin Yönetmeliği'nin 7/g maddesi uyarınca "Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih göz önüne alınarak bir alt ceza olan "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 03.02.2021 günlü, ... sayılı Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 11.05.2023 günlü onayı ile kesinleşen 29.06.2022 tarihli, ... sayılı TÜRMOB Disiplin Kurulu kararı ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin üçüncü Fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. <br>Dava Konusu Düzenleme İncelendiğinde; <br>Bahse konu Disiplin Yönetmeliğinin dava konusu 33. Maddesi, işbu dava açıldıktan kısa bir süre sonra 7/10/2023 tarihli ve 32332 RG'de yayımlanan Yönetmelik ile mülga edilmiş ve aynı Yönetmelik ile başlığı ile birlikte değiştirilen 14. Maddede aynı şekilde düzenlenmiş olduğundan işin esasına girmek gerekmekte ise de; bahse konu düzenlemenin, dava konusu birel işlemin tesisine dayanak yada neden olup olmadığının, başka bir deyişle; davacının işlem tarihindeki menfaatini etkileyip etkilemediğinin öncelikle incelenmesi gerekmektedir. <br>İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari faaliyetler ile idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri kapsamında yargı mercilerince değerlendirilecektir.<br>İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. <br>Disiplin Yönetmeliğinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olduğu şekliyle 'Soruşturma Yapılması' başlıklı 19 maddesinin sekizinci fıkrasındaki "Ancak, yönetim kurulu bu madde gereğince yapmış olduğu soruşturma ve kovuşturmayı ihbar, şikâyet veya istek tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır." hükmünde yer alan 6 Aylık süre ile; 22. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki, "Oda disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve her hâlde kararın kendisine geliş tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır. (...)" hükmünde yer alan 1 Yıllık süreler; hak düşürücü süreler olmayıp, soruşturmanın ve karar sürecinin sürüncemede kalmaması için getirilen süreler olup; olayda müfettiş raporu ile tespit edilen hususlarda Maliye Bakancılığınca şikayet/ihbar edilmesi üzerine bu sürelere uygun olarak soruşturmaya başlanılmış; 22. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükmün "Ceza davasının sonucunun beklenmesini gerektiren hâller saklıdır." şeklindeki ikinci cümlesi ile Yönetmeliğin 30 ve 33 maddeleri gereğince, ceza davası açılması nedeniyle soruşturma durdurulup; yargı kararının Kurula iletilmesi sonrasında süreç tamamlanarak karar verilmiş olduğundan; başka bir deyişle ortada bir ceza davası olmayan durumda soruşturma zamanaşımı süresinin durmasına yönelik hükmün, davacının durumunu ilgllendiren hüküm olmayıp; baştatılan bir soruşturmanın ceza davası nedeniyle bekletilip, mahkeme kararı üzerine disiplin cezası verilmesi söz konusu olup; iptali istenilen Yönetmelik hükmü yönünden davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.<br>Davacı Hakkında Tesis Edilen Birel İşleme Gelince;<br>3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 'Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk' başlıklı 12'nci maddesinde; <br>"Yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzelkişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediğini tasdik ederler.<br>Yeminli mali müşavirlerin tasdik edecekleri belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esaslar; gerçek ve tüzelkişilerin mükellefiyet şekilleri, iş kolları ve ciroları, döviz kazandırıcı işlemleri, ithalat ve ihracatları, yatırımın miktarları ve nevileri ile belgelerin ibraz edileceği merciler esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. <br>Kanunları gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarına verilen tasdik edilmiş mali tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca, tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş bir belge olarak kabul edilir. Ancak, çeşitli kanunlarla kamu idaresine tanınan teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılmasına ve gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.<br>Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumludurlar. Yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtirler.<br>Yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumlulukları ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edilir. (...) <br>Bu Kanun hükümlerine göre meslek icra edenlerin vergi kanunları ve diğer kanunlardaki sorumlulukları saklıdır." kuralı yer almış, aynı Kanunun "Disiplin Cezaları" başlıklı 48'inci maddesinde, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası, "Mesleki sıfatı saklı kalmak şartıyla altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten alıkoyma" şeklinde tanımlanmış, aynı maddede disiplin kurulllarının bir derece ağır veya bir derece hafif disiplin cezası uygulanmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. <br>02/01/1990 günlü, 20390 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14'üncü maddesinde; "Yeminli mali müşavirler tasdik çalışmasının yürütülmesi sırasında tasdik konusu ve kapsamı ile ilgili yeterli miktarda güvenilir kanıtları toplamak zorundadırlar. Kanıt miktarlarının yeterli olup olmadığının belirlenmesinde, kanıtın nitelik ve nicelik açısından önemi; hatalı veya hileli olma riski, güvenirliği gibi hususlar gözönünde bulundurulur." kuralı, 16'ncı maddesinde ise, "Hata ve hilelerin önlenmesi veya ortaya çıkarılması konusundaki temel sorumluluk işletme yönetimi ve yeminli mali müşavire aittir. Yeminli mali müşavir, tasdik konusu ve belgelerin ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu ve gerçek durumu yansıtması yönünden önemli etkileri olabilecek hata ve hileleri düzeltecek veya ortaya çıkaracak şekilde planlamak ve yürütmekle yükümlüdür.<br>Yeminli mali müşavir, tasdik konusu ve belgelerin doğruluğu ve gerçeği yansıtmasına olan olumsuz etkileri giderebilecek hata ve hileleri, düzeltme önerisiyle birlikte işletme yönetimine bildirir. İşletme yönetiminin bunları düzeltmesi halinde tasdik konusu belgeler tasdik edilir. Hataların düzeltilmesi istendiği halde, düzeltilmez ise veya hileli bir durumun tespiti halinde durum, bir raporla ilgili mercilere bildirilir." kuralı yer almıştır. <br>31/10/2010 günlü, 24216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 7'nci maddesinin ( g ) bendinde, "Yeminli mali müşavirlerce, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin kasten gerçeğe aykırı olarak kullanılması." geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmış; işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 'Ceza Kovuşturmasının Disiplin Cezalarına Etkisi ve Meslek Mensupları Hakkında Tedbir Kararı Verilmesi' başlıklı 30. Maddesinde, "Meslek mensubu hakkında başlamış olan ceza kovuşturması; disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel oluşturmaz. Şu kadar ki; disiplin işlem ve kararına konu olacak bir eylem ve işlemde bulunmuş olan meslek mensubu hakkında aynı eylemlerden dolayı Ceza Mahkemesinde dava açılmış ise; disiplin soruşturma ve kovuşturması bu davanın sonuna kadar bekletilir. Meslek mensubu hakkında açılan ceza davası nedeniyle disiplin kovuşturması bekletiliyorsa disiplin kurulunun 22 nci maddedeki karar verme süresi, ceza davasının sonucu kurula ulaşana kadar (Değişik ibare:RG-04/08/2015-29435) durur." hükmü; 'Kovuşturma Yetkisi ve Zamanaşımı' başlıklı 33. Maddesinin üçüncü fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren beş yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. (Değişik cümle:RG-27/09/2007-26656) Ancak, şikâyet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur. (Ek:RG-27/09/2007-26656) Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve bu suç için Kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu zamanaşımı süresi uygulanır." hükmü getirilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; .......İnş.Ldt.Şti'nin 2009 Yılı hesaplarının incelenmesi sonucu 2011 yılında düzenlenen Müfettiş Raporunda; bu döneme ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunun davacı tarafından, gerçeğe aykırı düzenlediğinin tespit edildiğinin bildirilmesi üzerine ilgili Oda tarafından açılan disiplin kovuşturmasının, aynı eylemle ilgili olarak ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas No'lu dosyasında devam eden ceza davası sonuçlanıncaya kadar bekletilmesine dair 24.11.2012 günlü karar alındığı; Yargıtay kararıyla görevli duruma gelen Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli, E:...K:... sayılı kararıyla, "sahte fatura ticareti yapmak üzere kurulmuş şirketin, sahte belge ticareti yatığını yeminli mali müşavirin bilmesi gerektiği, bilebilecek konum ve durumda olduğu dikkate alınarak; görevi kötüye kullanmak suçu işlediği" gerekçesiyle 5 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ancak, sabıkasız olması dikkate alınarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, bilahare bahsi geçen yargı kararının, 23/06/2020 tarihli dilekçe ile davacı tarafından ilgili Odaya gönderilmesi üzerine dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu halde; Maliye Müfettişinin yaptığı tespitlerin Ceza davasıyla kesinleşmesi üzerine alt ceza da uygulanmak suretiyle verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin üçüncü Fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanlaşımı durur." cümlesine yönelik olarak ehliyet yönünden; disiplin cezasına yönelik ise esastan reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 17/12/2025 tarihinde, davacı vekili Av...., davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili Av. ..., davalı Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği vekili Av. ...'ın geldiği, davalı Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odasının temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra katılan taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY:<br>Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapan davacı hakkında, Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün dava dışı bir şirketin 2009 yılı hesaplarının vergi müfettişi ... tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen ... gün ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda; ‘’ …anılan mükellefin sözü edilen dönemlere ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu gerçeğe aykırı olarak…’’ düzenlendiğinin tespit edilerek, mükellef kurum adına tarh edilecek vergiler, kesilecek cezalar ve hesaplanacak gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının gerektiğinin belirtilmesi neticesinde, davacı hakkında Disiplin Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca işlem yapılmasının bağlı bulunduğu Yeminli Mali Müşavirler Odasından talep edilmesi üzerine Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararı ile Yeminli Mali Müşavir davacı hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verilerek meslek mensubu Disiplin Kuruluna sevk edilmiştir. <br>Davacının hakkında yürütülen disiplin kovuşturmasına konu olan eylemiyle ilgili... Sulh Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğinin anlaşılması neticesinde Oda Disiplin Kurulunun ... gün ve ... sayılı ara kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca ceza davası sonuçlanıncaya kadar dosyanın bekletilmesine karar verilmesinin devamında davacı tarafından Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odasına gönderilen 23/6/2020 tarihli dilekçeyle hakkında disiplin soruşturmasına sebep olan konuyla ilgili davanın sonuçlandığı bildirilerek gereğinin yapılmasının talep edilmesine müteakiben, Oda Disiplin Kurulunun ...gün ve ... sayılı yazısı ile davacının savunmasının talep edildiği, davacının tanınan sürede savunmasını verdiği, söz konusu savunmasında özetle; ..’’tarafından tanzim olunan raporların mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığını, mesleğine gereken dikkat ve özeni gösterdiğini, söz konusu iddiaların kanaate dayalı olduğunu herhangi bir karşıt incelemeye veya bilgi ve belgeye dayanmadığını, sadece kurumun vermiş olduğu BA – BS formlarına dayanarak ve VEDOP kayıtları baz alınarak düzenlendiğini ve söz konusu suçlamaları kabul etmediğini…’’ beyan ettiği savunması değerlendirilerek Oda Disiplin Kurulunca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, ... gün ve ... sayılı kararı ile ‘’…davacının 2009 hesap döneminde Kurumlar Vergisi bakımından yaptığı tam tasdik işlemleri sürecinde tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin gerçeğe aykırı olarak kullanılması sebebiyle Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesi uyarınca geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yönetmeliğin 11. maddesi ve 3568 sayılı Kanunun 48. maddesindeki yetkiye istinaden cezanın bir derece hafif olan kınama cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından bu karara karşı yapılan itiraz neticesinde; Birlik Disiplin Kurulunca; ‘’….davacının hizmet verdiği şirketin ilgili dönemde sahte belge düzenlediği, komisyon karşılığında sahte belge düzenlemek maksadıyla mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefin inceleme dönemlerinde yaptığı hiçbir mal alışı ya da satışının fiili durumu yansıtmadığı, mükellef şirketin gerek mal hizmet alışları ve gerekse mal – hizmet satışlarına ilişkin faturalardan alış ve satışlarla hayali olduğu, buna ilişkin olarak düzenlenen faturaların sahte olduğu, davacının yeterince inceleme ve araştırma yapmadan tasdik raporu düzenlediği, mal hareketleri, nakit hareketleri, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmasına dair herhangi bir tespitte bulunmadığı, söz konusu iddiaların aksini ispat edecek herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı, mesleki şüphecilik ile yaklaşmadığı, söz konusu hususlar dikkate alındığında davacı müşavirin tasdik raporlarının düzenlenmesinde mevzuatın gereklerini yerine getirmeyerek Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesine aykırı davrandığı, meslek mensubu hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen...tarih ve K...sayılı karar ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususu dikkate alınarak, Oda Disiplin Kurulunca takdir yetkisi kapsamında bir derece hafifletilerek uygulanan disiplin cezasının yerinde olduğu, davacının dosyanın zamanaşımına uğradığından bahisle 11 yıl sonra ceza verme yetkisinin bulunmadığı itirazına da itibar edilemeyeceği, zira Disiplin Yönetmeliğinin 33.maddesine göre; ‘’ Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren 5 yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Ancak şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur..’’ hükmü uyarınca zamanaşımı itirazı reddedilerek, netice olarak davacının itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacıya verilen ‘’ Kınama ‘’ cezasının onanmasına, meslek mensubunun itirazının reddine karar verilmesi üzerine; bu işlemlerin ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın "Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; "belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." şeklinde tanımlanmıştır.<br>3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun "Mesleğin konusu" başlıklı 2. maddesinde, "A) Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu: Gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin; a) Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak. b) Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak. c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak. Yukarıda sayılan işleri; bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci mali müşavir denir." Aynı Kanunu'nun ''Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk'' başlıklı 12'nci maddesinde; "Yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzelkişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediğini tasdik ederler. Yeminli mali müşavirlerin tasdik edecekleri belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esaslar; gerçek ve tüzelkişilerin mükellefiyet şekilleri, iş kolları ve ciroları, döviz kazandırıcı işlemleri, ithalat ve ihracatları, yatırımın miktarları ve nevileri ile belgelerin ibraz edileceği merciler esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. <br> Kanunları gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarına verilen tasdik edilmiş mali tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca, tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş bir belge olarak kabul edilir. Ancak, çeşitli kanunlarla kamu idaresine tanınan teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılmasına ve gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.<br> Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumludurlar. Yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtirler.<br> Yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumlulukları ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edilir. (...) <br> Bu Kanun hükümlerine göre meslek icra edenlerin vergi kanunları ve diğer kanunlardaki sorumlulukları saklıdır." kuralı yer almış, Aynı Kanunun 26. maddesinde; "Disiplin Kurulunun görevleri, Oda Yönetim Kurulunun disiplin soruşturması açılması kararı üzerine üyeler hakkında disiplin soruşturması yaparak disiplinle ilgili kararları ve cezaları vermek ve Kanunla verilen diğer yetkileri kullanmaktır." hükmü, "Birlik Disiplin Kurulu" başlıklı 38. maddesinin 2. fıkrasında; "Birlik Disiplin Kurulu, Oda Disiplin kurullarının kararlarına karşı yapılacak itirazları incelemek ve bu konularda gerekli kararları vermekle görevlidir." hükmü, "Disiplin cezaları" başlıklı 48. maddesinde; "Mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlarla, görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yapan yahut da görevinin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunan meslek mensupları hakkında, muhasebe ve müşavirlik hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi maksadı ile durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre aşağıdaki disiplin cezaları verilir. Disiplin cezaları şunlardır: a) Uyarma; meslek mensubuna mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. b) Kınama; meslek mensubuna görevinde ve davranışında kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesidir. c) Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma; mesleki sıfatı saklı kalmak şartıyla altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten alıkoymadır. d) Yeminli sıfatını kaldırma; yeminli mali müşavirin yeminli sıfatının kaldırılmasıdır. e) Meslekten çıkarma; meslek mensubunun ruhsatnamesinin geri alınarak bir daha bu mesleği icra etmesine izin verilmemesidir. Mesleki kurallara, mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve harekette bulunanlarla, görevin gerektirdiği güveni sarsıcı harekette bulunan meslek mensupları hakkında, ilk defasında uyarma, tekrarında ise kınama cezası uygulanır...." hükmü, anılan maddenin 9. fıkrasında ise; "Disiplin kurulları bir derece ağır veya bir derece hafif disiplin cezasının uygulanmasına karar verebilirler." hükmü yer almaktadır. <br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları" başlıklı mükerrer 227. maddesinde ise; "Maliye Bakanlığı:<br> 1. Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,<br> 2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,<br> 3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.<br> Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 02/01/1990 günlü, 20390 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14'üncü maddesinde; "Yeminli mali müşavirler tasdik çalışmasının yürütülmesi sırasında tasdik konusu ve kapsamı ile ilgili yeterli miktarda güvenilir kanıtları toplamak zorundadırlar. Kanıt miktarlarının yeterli olup olmadığının belirlenmesinde, kanıtın nitelik ve nicelik açısından önemi; hatalı veya hileli olma riski, güvenirliği gibi hususlar göz önünde bulundurulur." kuralı, 16'ncı maddesinde ise, "Hata ve hilelerin önlenmesi veya ortaya çıkarılması konusundaki temel sorumluluk işletme yönetimi ve yeminli mali müşavire aittir. Yeminli mali müşavir, tasdik konusu ve belgelerin ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu ve gerçek durumu yansıtması yönünden önemli etkileri olabilecek hata ve hileleri düzeltecek veya ortaya çıkaracak şekilde planlamak ve yürütmekle yükümlüdür. Yeminli mali müşavir, tasdik konusu ve belgelerin doğruluğu ve gerçeği yansıtmasına olan olumsuz etkileri giderebilecek hata ve hileleri, düzeltme önerisiyle birlikte işletme yönetimine bildirir. İşletme yönetiminin bunları düzeltmesi halinde tasdik konusu belgeler tasdik edilir. Hataların düzeltilmesi istendiği halde, düzeltilmez ise veya hileli bir durumun tespiti halinde durum, bir raporla ilgili mercilere bildirilir." kuralı yer almıştır. <br> 31/10/2000 günlü, 24216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 7'nci maddesinin ( g ) bendinde, "Yeminli mali müşavirlerce, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin kasten gerçeğe aykırı olarak kullanılması." geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmış; işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle ''Ceza Kovuşturmasının Disiplin Cezalarına Etkisi ve Meslek Mensupları Hakkında Tedbir Kararı Verilmesi'' başlıklı 30. maddesinde, "Meslek mensubu hakkında başlamış olan ceza kovuşturması; disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel oluşturmaz. Şu kadar ki; disiplin işlem ve kararına konu olacak bir eylem ve işlemde bulunmuş olan meslek mensubu hakkında aynı eylemlerden dolayı Ceza Mahkemesinde dava açılmış ise; disiplin soruşturma ve kovuşturması bu davanın sonuna kadar bekletilir. Meslek mensubu hakkında açılan ceza davası nedeniyle disiplin kovuşturması bekletiliyorsa disiplin kurulunun 22 nci maddedeki karar verme süresi, ceza davasının sonucu kurula ulaşana kadar (Değişik ibare:RG-04/08/2015-29435) durur." hükmü; ''Kovuşturma Yetkisi ve Zamanaşımı'' başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren beş yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. (Değişik cümle:RG-27/09/2007-26656) Ancak, şikâyet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur. (Ek:RG-27/09/2007-26656) Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve bu suç için Kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu zamanaşımı süresi uygulanır." hükmü getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Kararların Kesinleşmesi" başlıklı 29. maddesinde; "Birlik Disiplin Kuruluna otuz gün içinde itiraz edilmeyen ilgili Oda Disiplin Kurulu kararları, itiraz süresinin geçirilmesi ile kendiliğinden kesinleşir ve gereği ilgili Oda tarafından derhâl yerine getirilir. Süresinde itiraz edilen dosyalarda ise, Birlik Disiplin Kurulunun verdiği kararlar kesindir. Ancak, Birlik Disiplin Kurulunun itirazların reddine ait kararları, Maliye Bakanlığının onayı ile kesinleşir. İlgililer bu kararlara karşı, kararların iş veya ikametgâh adreslerine bildirim tarihinden itibaren idarî yargıya başvurabilirler.'' hükmü öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava Konusu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin incelenmesi: <br>Dava konusu Disiplin Yönetmeliğinin 33. maddesi, işbu dava açıldıktan kısa bir süre sonra 07/10/2023 tarihli ve 32332 Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile mülga edilmiş ve aynı Yönetmelik ile başlığı ile birlikte değiştirilen 14. maddede aynı şekilde düzenlenmiş olduğundan işin esasının incelenmesi gerekmektedir. <br>Kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz. <br>Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş, yapma veya yapmama biçiminde beliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan, yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış, bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüş olup disiplin cezasının verilmesine ilişkin usul ve esasların da düzenlemelerle belirlenmesi gerektiği açıktır.<br>Bu kapsamda 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 49. maddesinde disiplin cezaları saymak suretiyle belirlenerek, aynı Kanunun ''Yönetmelikler'' başlıklı 50. maddesinde; serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğe ait çalışma usul ve esaslar ile disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek merci, disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler, disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın usul ve şartları ve disiplinle ilgili diğer hususların çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir. Kanunun verdiği bu yetkiye istinaden 31/10/2000 tarih ve 24216 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (07/10/2023 tarih ve 32332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yeni Yönetmelik) Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği ile meslek mensupları ve aday meslek mensupları hakkında disiplin soruşturması ve kovuşturması yapılmasına karar verecek yetkili organları, disiplin cezaları vermeye yetkili organları, disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazların usul ve esasları ve disiplinle ilgili diğer hususların düzenleneceği belirtilmiş olup, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 1. maddesinde yer verilen '' disiplin kovuşturması'' ibaresi 07/10/2023 tarihli yeni düzenleme ile '' disiplin soruşturması ve kovuşturması'' şeklinde değiştirilmiştir. Yeni düzenlemede disiplin soruşturması, ihbar veya şikayet dilekçesinin yahut istemin odaya intikalinden, dosyanın disiplin kuruluna sevkine kadar olan aşama, disiplin kovuşturması ise dosyanın disiplin kuruluna intikalinden, disiplin kurulu kararının kesinleşmesine kadar olan aşama şeklinde tanımlanmıştır.<br>Buna göre; dava konusu Yönetmelik düzenlemesi 3568 sayılı Kanunun 50. maddesindeki ilkeler doğrultusunda ele alındığında, Kanunda yer alan ve Yönetmelikle detaylı düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin yürütülecek soruşturma ve kovuşturma aşamasına yönelik olarak belirlenen 14/2. maddesinde disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren beş yıl geçmiş ise soruşturma yapılamayacağı, ancak şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımının duracağı, disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve bu suç için Kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı belirtilerek aşamalı bir zamanaşımı ilkesinin belirlendiği görülmekte olup, soruşturmanın nihai bir süreye bağlı kılındığı, öte yandan yetkili Odaya yapılan şikayet ile zamanaşımı süresinin durmasının da olağan olduğu, nitekim disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa buna yönelikte müstakil düzenlemeye yer verildiği anlaşıldığından, iptali talep edilen "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesi hususunda hukuki belirlilik açısından yeterli güvenceyi sağladığı ve kanunilik ilkesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla; dava konusu Yönetmelikte yer alan hükmün disiplin cezasını gerektiren eylemlerin yetkili makamca haberdar olunması halinde aynı maddede öngörülen beş yıllık genel zamanaşımı süresinin istisnası niteliğinde öngörüldüğü, nitekim disipline konu eylemlerin belli bir süre sonra öğrenilebileceği de göz önünde bulundurulduğunda öngörülen düzenlemenin, 3568 sayılı Kanun'nda belirlenen genel çerçeve içerisinde kaldığı, dayanağı 3568 sayılı Kanunun 50. maddesinde serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğe ait çalışma usul ve esaslar ile disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek merci, disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler, disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın usul ve şartları ve disiplinle ilgili diğer hususların çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kuralına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Dava konusu davacı hakkında disiplin cezası verilmesine ilişkin tesis edilen bireysel işlemlerin incelenmesi;<br>Uyuşmazlıkta, Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapan davacı hakkında, Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün dava dışı bir şirketin 2009 yılı hesaplarının vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen ...gün ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda; ‘’ …anılan mükellefin sözü edilen dönemlere ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu gerçeğe aykırı olarak…’’ düzenlendiğinin tespit edilerek bildirilmesi üzerine ilgili Oda tarafından açılan disiplin kovuşturmasının, aynı eylemle ilgili olarak...Sulh Ceza Mahkemesinin... Esas No'lu dosyasında devam eden ceza davası sonuçlanıncaya kadar bekletilmesine dair ... günlü karar alındığı; Yargıtay kararıyla görevli duruma gelen Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli, E:..., K... sayılı kararıyla, "sahte fatura ticareti yapmak üzere kurulmuş şirketin, sahte belge ticareti yatığını yeminli mali müşavirin bilmesi gerektiği, bilebilecek konum ve durumda olduğu dikkate alınarak; görevi kötüye kullanmak suçu işlediği" gerekçesiyle 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ancak, sabıkasız olması dikkate alınarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, bilahare bahsi geçen yargı kararının, 23/06/2020 tarihli dilekçe ile davacı tarafından ilgili Odaya gönderilmesi üzerine dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu disiplin cezasına esas olan eylem hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararında özetle; ''...Yeminli Mali Müşavir sanık ... ... gerçekte sahte fatura ticareti ile uğraşan ve düzenlediği belgeler ile almış olduğu belgelerin sahte olduğu tespit edilen Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Market Demir Çelik Akür.Nak.İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2009 hesap dönemi ile ilgili 29/06/2010 tarihli Yeminli Mali Müşavirlik Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu düzenlediği, söz konusu mükellef hakkında sanığın tasdik raporu düzenlerken mükellefin ticari emtiayı aldığı, mükelleflerin hiç biri nezdinde karşıt inceleme yapmadığı veya çeşitli nedenlerle yapamadığının anlaşıldığı, yani mükellefin ticari emtiayı aldığı hiç bir mükellef hakkında olumlu tespit yapmadığı anlaşılmaktadır. Şirketin kurucuları ile irtibata geçmemiş, şirketin işçi çalıştırmaması, nakliye aracının olmamasına rağmen, yeni kurulduğu da dikkate alındığında kısa bir süre içerisinde beyan edilen ciroyu elde etmesinin ticari teamüllere de uygun düşüp düşmediği veya bu yönde bir araştırmaya gidilip gidilmediği hususunda bir tespit yapmamıştır. Bu inceleme ve araştırmalar ile birlikte sadece mükellefin emtiya aldığı firmalar ile ilgili tespit ettiği hususların yol açabileceği muhtemel olumsuz etki hariç, olmak üzere mükellefin 2009 yılı vergilendirme dönemine ilişkin işlemlerini Kurumlar Vergisi yönünden tasdik etmesi ilgili yasada ve yönetmeliklerde belirtilen yükümlülüklere aykırılık teşkil edeceği açıktır. Dolayısıyla sanık ...'in şirketin deposunda 200-300 ton nervürlü inşaat demiri bulundurduğunun görüldüğü şeklindeki gerçeği yansıtmayan ve düzenlediği tasdik raporunun esas amacının söz konusu şirketin yapmış olduğu, sahte belge ticaretini gizleme sahte belgelerin komisyon karşılığı satılacağı vergi mükelleflerin güvenini kazanma dolayısıyla şirketin sahte belge ticaretini daha kolay ve daha yüksek komisyon oranıyla yapmasına imkan sağladığının değerlendirildiği, söz konusu şirketin gerçekte sahte fatura ticareti yapmak üzere kurulduğunu ve sahte belge ticareti yaptığını bilmesi gerektiği ve bilebilecek konum ve durumda olduğunun değerlendirilerek görevini kötüye kullandığı ve üzerine atılı müsnet suçu işlediği...'' gerekçesiyle görevi kötüye kullanmak suçundan 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ancak, sabıkasız olması dikkate alınarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, meslek mensubu davacının 3568 sayılı Kanunun ''Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk'' başlıklı 12. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenen tasdike ilişkin ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara uygun olarak tasdik yetkisini kullanması gerektiği, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yeminli mali müşavirlerin tasdik raporu düzenlerken dikkat edecekleri hususların belirtildiği, dolayısıyla yeminli mali müşavirlerin gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanmak ve her türlü inceleme tekniklerini kullanmak zorunda oldukları, tasdik yetkisinin biçimsel bir inceleme yapmaktan ibaret olmadığı, nitekim ortaya çıkacak vergi ziyaına bağlı salınacak vergilerden de mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, bu sebeple belirli şartları sağlayarak yeminli mali müşavir yetkisi verilen meslek mensuplarının yasal düzenlemelerde yer verilen hususlara riayet etme konusunda daha özenli ve dikkatli olmaları gerektiği açıktır.<br>Diğer yandan, madde metninde anılan eylemin manevi unsurunun ''kasıt'' olarak belirtildiğinin görüldüğü, dava konusu olayda kasıt unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu incelendiğinde, yukarıda ayrıntısına yer verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında söz konusu şirketin gerçekte sahte fatura ticareti yapmak üzere kurulduğu ve sahte belge ticareti yaptığını davacının bilmesi gerektiği ve bilebilecek konum ve durumda olduğunun değerlendirilerek görevini kötüye kullandığı ve üzerine atılı müsnet suçu işlediği gerekçesinden görüleceği üzere kasıt unsurunun oluştuğu da sabittir.<br>Bu durumda, anılan yasal düzenlemeler, Yeminli Mali Müşavir sorumluluk raporu, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde tespit edilen hususlar ve disiplin dosyası değerlendirildiğinde; davacının, hizmet verdiği mükellefi konumunda bulunan gerçekte sahte fatura ticareti ile uğraşan ve düzenlediği belgeler ile almış olduğu belgelerin sahte olduğu tespit edilen Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünce tespit edilen şirketin 2009 hesap dönemi ile ilgili 29/06/2010 tarihli Yeminli Mali Müşavirlik Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu yasal hükümler uyarınca yetki ve sorumluluğu bulunmasına rağmen yeterli inceleme ve araştırma yapmadan düzenlemesine ilişkin eylemin yapılan ceza yargılaması neticesinde tespit edildiği üzere sabit olduğu ve bu eylem nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılarak, netice olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, davacının eylemine uyan Disiplin Yönetmeliğinin 7/g.maddesi uyarınca geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile tecziyesine, suçun işlendiği tarih göz önüne alınarak bir alt ceza olan "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin alt cezada uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. <br>Ayrıca, Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 7/g., 11.maddesi ve 3568 sayılı Kanunun 48.maddesi uyarınca verilen ''Kınama'' cezasına karşı yapılan itirazda zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ve itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TÜRMOB kararında mülga Disiplin Yönetmeliğinin 33. maddesinde (işlem tarihinde yürürlükte) yer verilen zamanaşımı düzenlemesi esas gösterilerek reddedilmiş ise de, dava dosyasında bulunan ... tarih ve 20 sayılı Disiplin Kurulu Bekletme Ara Kararında, ''...davacı hakkında yürütülen disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak Sulh Ceza Mahkemesinde ceza yargılamasının devam etmekte olduğundan, Disiplin Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca disiplin kovuşturmasının ceza davasının sonuna kadar bekletilmesine...'' şeklinde anılan yönetmeliğin 30.maddesi uyarınca bekletme kararı alınarak, aynı düzenlemenin ikinci fıkrasında meslek mensubu hakkında açılan ceza davası nedeniyle disiplin kovuşturması bekletiliyorsa disiplin kurulunun 22'inci maddedeki karar verme süresi, ceza davasının sonucu kurula ulaşana kadar durur şeklindeki düzenleme gereğince karar verilmesinin beklenildiği, nitekim davacı tarafından hakkındaki ceza yargılaması sonucunda karar verildiğinin belirtilerek yargı kararının Kurula iletilmesi sonrasında süreç tamamlanarak anılan düzenlemeler uyarınca disiplin cezası verildiği görüldüğünden, davacının zamanaşımı iddiasına itibar edilmemiştir.<br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.İşlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. maddesinin üçüncü fıkrasındaki (07/10/2023 tarih ve 32332 Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile mülga edilmiş ve aynı Yönetmelik ile başlığı ile birlikte değiştirilen 14. maddede aynı şekilde düzenlenen) "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,<br>2. Disiplin Yönetmeliği'nin 7/g maddesi uyarınca "Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile tecziyesine, suçun işlendiği tarih göz önüne alınarak bir alt ceza olan "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ... günlü onayı ile kesinleşen ... tarihli, ... sayılı TÜRMOB Disiplin Kurulu kararının iptal istemi yönünden gerekçede oyçokluğuyla, esasta oybirliği ile DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere17/12/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY :<br> (X)- Dava; Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapmakta olan davacının, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranmak yada tasdik yetkisini gerçeğe aykırı kullanmak suretiyle tam tasdik işlemleri yaptığından bahisle Disiplin Yönetmeliği'nin 7/g maddesi uyarınca "Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih göz önüne alınarak bir alt ceza olan "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ... günlü onayı ile kesinleşen ... tarihli, ... sayılı TÜRMOB Disiplin Kurulu kararı ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; Yeminli Mali Müşavir olarak görev yapan davacı hakkında, Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünü... vergi kimlik numaralı mükellefi dava dışı şirketin 2009 yılı hesaplarının vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen ...gün ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda; ‘’ …anılan mükellefin sözü edilen dönemlere ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunu gerçeğe aykırı olarak…’’ düzenlediğinin tespiti üzerine meslek mensubu davacı hakkında Disiplin Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca işlem yapılmasının bağlı bulunduğu Yeminli Mali Müşavirler Odasından talep edilmesi üzerine Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verilerek Disiplin Kuruluna sevk edilmesi sonrasında, disiplin kovuşturmasına konu eylemiyle ilgili...... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğinin anlaşılması neticesinde Oda Disiplin Kurulunun ... gün ve ... sayılı ara kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca ceza davası sonuçlanıncaya kadar dosyanın bekletilmesine karar verildiği akabinde davacı tarafından Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odasına gönderilen 23/6/2020 tarihli dilekçeyle hakkında disiplin soruşturmasına sebep olan konuyla ilgili davanın sonuçlandığı bildirilerek gereğinin yapılmasının talep edilmesine müteakiben, Oda Disiplin Kurulunun... gün ve ... sayılı yazısı ile davacının savunmasının istendiği ; süresinde verdiği savunması değerlendirilerek Oda Disiplin Kurulunca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, ... gün ve ... sayılı kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesi uyarınca geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yönetmeliğin 11.maddesi ve 3568 sayılı Kanunun 48.maddesindeki yetkiye istinaden cezanın bir derece hafif olan kınama cezasına çevrilmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz neticesinde; Birlik Disiplin Kurulunca; davacı müşavirin tasdik raporlarının düzenlenmesinde mevzuatın gereklerini yerine getirmeyerek Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesine aykırı davrandığı, meslek mensubu hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve K... sayılı karar ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususu dikkate alınarak, Oda Disiplin Kurulunca takdir yetkisi kapsamında bir derece hafifletilerek uygulanan disiplin cezasının yerinde olduğu, davacının dosyanın zamanaşımına uğradığından bahisle 11 yıl sonra ceza verme yetkisinin bulunmadığı itirazına da itibar edilemeyeceği, zira Disiplin Yönetmeliğinin 33.maddesine göre; ‘’ Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren 5 yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Ancak şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur..’’ hükmü uyarınca zamanaşımı itirazı reddedilerek, netice olarak davacının itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacıya verilen ‘’Kınama‘’ cezasının onanmasına, meslek mensubunun itirazının reddine karar verilmesi üzerine; bu işlemlerin ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Ancak, şikayet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur." cümlesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>31/10/2010 günlü, 24216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği'nin 7'nci maddesinin ( g ) bendinde, "Yeminli mali müşavirlerce, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin kasten gerçeğe aykırı olarak kullanılması." geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmış; işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle ''Ceza Kovuşturmasının Disiplin Cezalarına Etkisi ve Meslek Mensupları Hakkında Tedbir Kararı Verilmesi'' başlıklı 30. Maddesinde, "Meslek mensubu hakkında başlamış olan ceza kovuşturması; disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel oluşturmaz. Şu kadar ki; disiplin işlem ve kararına konu olacak bir eylem ve işlemde bulunmuş olan meslek mensubu hakkında aynı eylemlerden dolayı Ceza Mahkemesinde dava açılmış ise; disiplin soruşturma ve kovuşturması bu davanın sonuna kadar bekletilir. Meslek mensubu hakkında açılan ceza davası nedeniyle disiplin kovuşturması bekletiliyorsa disiplin kurulunun 22 nci maddedeki karar verme süresi, ceza davasının sonucu kurula ulaşana kadar (Değişik ibare:RG-04/08/2015-29435) durur." hükmü; ''Kovuşturma Yetkisi ve Zamanaşımı'' başlıklı 33. Maddesinin üçüncü fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren beş yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. (Değişik cümle:RG-27/09/2007-26656) Ancak, şikâyet dilekçesinin Oda kayıtlarına girdiği tarihten itibaren zamanaşımı durur. (Ek:RG-27/09/2007-26656) Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve bu suç için Kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu zamanaşımı süresi uygulanır." hükmü getirilmiş olup bahse konu Disiplin Yönetmeliğinin 33. maddesi, işbu dava açıldıktan kısa bir süre sonra 07/10/2023 tarihli ve 32332 Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile mülga edilmiş ve aynı Yönetmelik ile başlığı ile birlikte değiştirilen 14.maddede aynı şekilde düzenlenmiştir.<br>5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ''Dava zamanaşımı'' başlıklı 66.maddesinde; ''(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. ......... (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. '' hükmüne aynı Kanunun '' Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi'' başlıklı 67.maddesinde; '' (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir.(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>Ceza hukukunda olduğu gibi disiplin hukukunda da idarenin cezalandırma yetkisinin kullanılması belirli sürelerle sınırlandırılmıştır. Öngörülen sürelerin geçmesiyle ilgililer hakkında disiplin soruşturması açılması ya da disiplin cezası verilmesi imkanı ortadan kalkmaktadır. Bu bakımdan disiplin hukukunda zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra disiplin cezası verilmesinde kamu yararı bulunmadığı ve ilgililerin süresiz olarak ceza tehdidiyle karşı karşıya kalmaması için getirilen hukuki bir güvencedir. Bu itibarla kişileri sürekli şekilde disiplin soruşturması veya disiplin cezası tehdidiyle karşı karşıya bırakacak şekilde cezalandırma yetkisinden söz edilemez.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta, Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 7/g., 11.maddesi ve 3568 sayılı Kanunun 48.maddesi uyarınca verilen '' Kınama'' cezasına karşı yapılan itirazda zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ve itirazın reddine ilişkin ... tarih ve 2022/K-9337/1085 sayılı TÜRMOB kararında mülga Disiplin Yönetmeliğinin 33.maddesinde (işlem tarihinde yürürlükte) yer verilen zamanaşımı düzenlemesi esas gösterilerek reddedilmiş ise de, yukarıda yer verilen Disiplin Yönetmeliği düzenlemesinde disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde bu suç için Kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Davacı hakkında disiplin cezası verilen eylemin aynı zamanda suç teşkil ettiği, nitekim eylemin ceza yargılamasına konu olduğu davacının ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve K... sayılı karar ile üzerine atılı görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın mahiyeti itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66/1-(e) maddesinde düzenlenen 8 (sekiz) yıl dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, ayrıca dava zaman aşımı süresinin durması veya kesilmesi sebeplerinin bulunması halinde ilgili suça ilişkin olarak Kanun'da belirlenen 8 yıllık sürenin en fazla 4 yıl daha uzayacağı görülmektedir. <br>Bu durumda, yukarıda ayrıntısına yer verilen Disiplin Yönetmeliğinde düzenlenen ve istisnai olarak belirtilen zamanaşımı hususunda davacının disiplin cezasını gerektiren eyleminin aynı zamanda suç teşkil etmesi sebebiyle bu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngören 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66/1-(e) maddesinde düzenlenen 8 (sekiz) yıl zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bu sürenin aynı Kanunun 67.maddesi uyarınca 4 (dört) yıl daha uzayacağı anlaşılmakla birlikte, disiplin cezasına konu eylemin gerçekleşme tarihinin mükellefi olan ve sahte fatura ticareti yapan şirketin 2009 hesap dönemi ile ilgili olarak Yeminli Mali Müşavirlik Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporunun tanzim tarihi olan 29/06/2010 olduğu gözetildiğinde, en geç ... tarihinde disiplin cezası verilmesi gerektiği, aksi halde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacağından Eskişehir Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ''kınama'' cezasının 12 (on iki) yıllık azami dava zamanaşımı süresi içinde tesis edildiği görüldüğünden bireysel işlem bakımından davanın reddine ilişkin çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi