<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/325 E.  ,  2025/907 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/325<br>Karar No : 2025/907<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF(DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, mali müşavirlik hizmetlerini yürüttüğü ... adına 2016 yılının Şubat ila Haziran, Eylül dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizlerinin tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ...,... ...... ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>Ödeme emirleri içeriğinde yer alan alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu olan mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi yerine davacının bağlı olduğu vergi dairesi tarafından düzenlenen ödeme emirlerinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen ödeme emirlerinin iptali yolundaki karara yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki kararın, Danıştay Dördüncü Dairesince, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ile 4 Sıra No.lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin davacının bağlı bulunduğu vergi dairesince düzenlenmesinin usul ve hukuka uygun olduğu ve uyuşmazlığın esası diğer yönlerden incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı:<br> Davacı hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda, ... hakkında düzenlenen... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile mükellefin 2016 ve 2017 yıllarında düzenlediği tüm belgelerin gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının, ... tarih ve...sayılı Vergi Tekniği Raporu ile de sahte belge düzenleme organizasyonu içinde olduğunun tespit edildiği, mükellefin muhasebe işlerini yürüten davacının, miktar ve tutar itibarıyla işletmenin iş hacmiyle mütenasip olmayan belgelerle bağlantılı olarak ortaya çıkan vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. <br>Bu tespit ve değerlendirmelerden, davacıdan müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri ile istenen alacakların, muhasebecilik hizmeti verilen mükellefin beyannamelerinde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanan tarhiyata değil, mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği yönündeki tespitlerden hareketle takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyata dayandığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, muhasebecilik hizmeti verilen mükellefin defter, kayıt ve belgeleri ile beyannamelerinin uyumsuz olmasından kaynaklanmayan, bu nedenle de 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesinde öngörülen müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyecek olan alacaklardan sorumlu tutularak davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu ödeme emirlerinin iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Vergi Dava Dairesi, bozma kararına uyduğunu belirterek bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 03/07/2024 tarih ve E:2024/3030, K:2024/3858 sayılı kararı:<br><br>Asıl borçlu ...hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'ndaki tespitler şu şekildedir:<br> i. 04/12/2015 tarihinde demir-çelikten bar ve çubukların, profillerin, levha kazıkların, tüp ve boruların toptan ticareti faaliyetine başlayan mükellefin mükellefiyeti 28/02/2017 tarihinde resen terkin edilmiştir.<br> ii. Defter-belge isteme yazısı tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemiştir. Bu nedenle inceleme tarh dosyası üzerinden yapılmıştır.<br> iii. "... Mahallesi .... Cadde No:... .../..." adresinde yapılan 04/12/2015 tarihli işe başlama yoklamasında, mükellefin faal olduğu, iş yerinde muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, başka bir emtia ve demirbaşın bulunmadığı, şube ve deposunun olmadığı, işçi çalıştırmadığı hususları tespit edilmiştir.<br> iv. Aynı adreste yapılan 16/05/2016 tarihli yoklamada, adresin mesai saatlerinde sürekli kapalı olduğu hususu tespit edilmiştir.<br> v. 07/06/2016 tarihinde ikametgâh adresinde yapılan yoklamada, mükellefin "... Mahallesi ... Sokak No:... .../..." adresinde faaliyetine devam ettiği beyan edilmiştir.<br> vi. 02/12/2016 ve 16/01/2017 tarihlerinde "... Mahallesi .... Cadde No:... .../..." adresinde yapılan yoklamalarda, mükellefin faaliyette olmadığı tespit edilmiştir.<br> vii. Beyan edilen ödenecek katma değer vergileri ödenmemiştir.<br> viii. 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin gelir vergisi beyannameleri ile 2016 yılının Temmuz-Eylül döneminden itibaren geçici vergi beyannameleri verilmemiştir.<br> ix. 2016 yılında yaklaşık olarak 118.000.000,00 TL tutarında katma değer vergisi matrahı beyan edilmesine rağmen ödenecek vergi yaklaşık 22.000,00 TL tutarındadır.<br> x. Muhtasar beyannamelere göre 2016 yılının Ekim ila Aralık dönemlerinde çalışanın olmadığı, diğer dönemlerde ise üç ile yedi arasında değişen sayıda çalışan bildiriminde bulunulduğu tespit edilmiştir.<br> xi. Mükellefe ait motorlu taşıt kaydına rastlanmamıştır.<br> Diğer taraftan, altmış dört mükelleften oluşan bir organizasyon tarafından 2016 yılında sahte fatura düzenlendiğinden bahisle düzenlenen... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu, yüz dört mükellef ve on iki mali müşavirden oluşan sahte fatura düzenleme organizasyonu hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı Görüş ve Öneri Raporu ile ... hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, birçok ilde bulunan çok sayıda mükellefin sahte belge düzenlemek amacıyla organizasyon oluşturduğu ve bu mükelleflerin muhasebecilerinin aynı kişiler olduğu, bu organizasyon içerisinde mükellefin ve muhasebecisi ...'un da yer aldığı, ...'un 2016 yılında yirmi sekiz, 2017 yılında ise iki mükellefin muhasebecisi olduğu, mükellefin Bs bildiriminde yer alan 102.890.443,00 TL tutarındaki satışın 91.072.443,00 TL tutarındaki kısmının (yaklaşık %88'nin) organizasyon kapsamındaki mükelleflere yapıldığı belirtilmiştir.<br>Anılan raporlarda belirtilen organizasyon dahilindeki firmalarda çalışan olarak görünen... ifadesinde "... 2015 yılının sonuna doğru gelirken ..., ... ile beraber, kaç tane firma kuralım, hangi bölgede kuralım bunları konuşuyorlardı. Bir nevi organizasyonun alt yapısını oluşturuyorlardı. ... ve ben,...'un yanına gittik. ... ona taleplerini söyledi, üç tane şahıs firması, beş tane şirket kurulması gerekiyor gibi. ... da, ..., ..., ... Vergi Dairelerinde tanıdıklarım var. O vergi dairelerinin sınırları içerisine girecek yerlere kurun, dedi. ... Daha sonra ..., ..., ..., ... ve ben, ... ...'un Kızılay'daki ofisine gittik. Burada..., ...'a, bu kişiler adına şahıs firması kurulacağını bildirdi ve bu kişilere ait evrakları ...a teslim etti. ... ... çalışanı ... ve soyadını hatırlamadığım ..., gerekli kuruluş evraklarını hazırladılar. Ayrıca ...'un isteği üzerine ... ilgili kişilere üçer adet boş A4 kağıdına imza attırdı. Daha sonra hemen ...'un ofisinin yanında bulunan Ankara 9. Noterliğine gittik. Orada ...'un ... diye bir tanıdığı vardı. Bütün firmaların kuruluşları ve ilgili işlemleri hep bu noterde ... tarafından yapılmaktaydı. Noter işlemleri bittikten sonra kuruluş belgeleri... tarafından ...'a vergi dairesine verilmek üzere teslim edildi. O gün ...vergi dairesine bilgi verdi, ertesi gün yoklama yapıldı. ... ...'e şahıs firması, ...adına ... Metal Demir Çelik Kağıt Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurdular. Bunların işlemleri de yukarıda bahsettiğim gibi gerçekleşti. ... 2016 yılının sonuna doğru ... adına ... Çelik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... adına ... Metal Demir Çelik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kuruldu. ... Ayrıca..., ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini bulmuş. Bana mesaj attı ve bu şirketin sahibi ...ile konuşmamı söyledi. ... ... devir işlemlerini gerçekleştirmek için bazı evrakların ... tarafından imzalanması gerektiğini söyledi. Bu evrakları kendim ... ... alıp ... ... ... Kargo ile gönderdim. Daha sonra imzalanan evraklar tarafıma kargoyla geldi. Bu evrakları ben ...'a teslim ettim. ... diğer işlemleri gerçekleştirdi. ... Şirket ve firmalar burada kurulurdu. ... Daha sonra Hatay'da faturalar düzenlenir, bunlar beyan zamanı ...'a mail atılarak bildirilir. ... beyan eder. Hatay'da kesilen faturalar kargo ile...'a gönderilir....'un da faturaları ofisinin bulunduğu binanın deposunda muhafaza ettiğini biliyorum. Sistem bu şekilde işliyordu. Üzerlerine şirket kurulacak kişilerin bu iş için uygun olup olmadıklarının araştırmasını yapan kişi ...'dur. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.<br> Öte yandan, davacı hakkında düzenlenen...tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda da benzer tespitlere yer verilerek davacının sahte fatura düzenleyen mükelleflerle çalışmayı meslek haline getirdiği, asıl borçlu özelinde de suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek veya işlenmesinde kullanılan araçları (beyanname verme, defter tutma gibi) sağlayarak suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle suça iştirak ettiği ve bunu bir plan dahilinde gerçekleştirdiği sonucuna ulaşılmış ve asıl borçlu adına resen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.<br> Bu tespitler ile davacının tarafı olduğu ilgili dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlunun sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan veya mükellefiyet tesis ettirilen bir kısım mükellef arasında yer aldığı, otuz yılı aşkın mesleki deneyimi olduğu görülen davacının bir organizasyon dahilinde hareket eden bu mükelleflerden yine aralarında asıl borçlunun da bulunduğu yirmi dokuz tanesinin muhasebeciliğini yaptığı, bunlardan bazılarıyla aynı iş yerini paylaştığı, sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, mesleki bilgisine dayanarak bu firmaların kurulması, mükellefiyet tesisi ve beyannamelerinin verilmesi gibi birtakım işlemleri yaparak bu şirketlerin sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, bu durumun kesinleşmiş yargı kararlarıyla da somut olarak ortaya konulduğu, yol açılan vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca asıl borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle önceki kararında ısrar etmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında belirtilen sebeplerin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. <br>Öte yandan, bozma üzerine verilecek kararda, dava konusu 3 takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmının hukuka uygun olup olmadığı hususunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2-... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 12/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br>XX - KARŞI OY:<br>Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunup bulunmadığı hususunun, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada incelenmesi mümkün olmadığından, Kurul kararının bu hususa ilişkin gerekçesine katılmıyorum.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi