<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/255 E.  ,  2025/889 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/255<br>Karar No : 2025/889<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF(DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, mali müşavirlik hizmeti verdiği ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ilişkin aslı aranmayan geçici verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ve asıl aranmayan geçici vergi üzerinden hesaplanan gecikme faizinden oluşan borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br> Davacının bağlı olduğu vergi dairesince düzenlenen dava konusu ödeme emrinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesince dava konusu ödeme emrinin davacının bağlı bulunduğu vergi dairesince düzenlenmesi hukuka uygun olduğundan uyuşmazlığın esası diğer yönlerden incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyduğunu belirten ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: <br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinin ikinci fıkrasına göre serbest muhasebeci mali müşavirlerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.<br> Olayda, davacının mali müşavirlik hizmeti verdiği mükellef hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda tarh edilen vergi ve kesilen ceza, mükellef adına verilen beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından değil mükellef hakkında gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayalı olmaksızın komisyon geliri karşılığında fatura düzenlediği yolundaki saptamalardan kaynaklanmaktadır.<br> Bu durumda dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacakları, verilen beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yolunda yapılan bir tespite dayanmadığından bu alacakların tahsili amacıyla davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Vergi Dava Dairesi, bozma kararına uyarak bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.<br> Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 04/07/2024 tarih ve E:2024/1819, K:2024/3873 sayılı kararı:<br> 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, Kanun'un amacının, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak üzere serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik meslekleri ve hizmetlerine dair esasları düzenlemek olduğu açıklanmıştır.<br> 3568 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (A) işaretli fıkrasının (a) işaretli bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kâr-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirme, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatma ve söz konusu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirleme hususlarında Maliye Bakanlığına yetki verilmiş, ikinci fıkrasında beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hükme bağlanmıştır.<br> Uyuşmazlığın çözümü için, işbu dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davaya ilişkin dosyada (anılan dava, gelinen aşamada, temyiz kanun yolu bakımından Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2024/2031 sayılı esasına kayıtlıdır) yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi gereklidir.<br> Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda şu tespitlere yer verilmiştir:<br> i. Şirketin mükellefiyeti 31/12/2016 tarihinde vergi dairesince resen terk ettirilmiştir.<br> ii. Şirket müdürü, yerleşim yeri adresinde kendisine yapılan tebligatla istenen bilgi ve belgeleri inceleme elemanına ibraz etmemiştir.<br> iii. Şirket hakkında yapılan yoklamalarda, şirkete ilgili adreste ulaşılamamıştır.<br> iv. Şirketin iş yerinde fiilen çalışanın bulunmadığı, herhangi bir emtiaya sahip olmadığı ve deposunun mevcut olmadığı tespit edilmiştir.<br> v. Şirket tarafından beyan edilen katma değer vergisi matrahının toplamı 328.851.120,00 TL olmasına karşın ödenecek vergi hesaplanmamıştır.<br> vi. Şirket, beyan edilen katma değer vergisi matrahını elde edebilecek ticari kapasiteye sahip değildir.<br> vii. Şirket tahakkuk eden vergileri ve diğer kamu alacaklarını ödememiştir.<br> viii. Şirketin alışlarının %99,9'u; satışlarının %22'si hakkında olumsuz tespitler (ilgili firmalar hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporlarının düzenlenmesi) bulunmaktadır. Şirket satışlarının %77'sini ise haklarında sahte belge düzenleme yönünden vergi incelemesi devam eden firmalara yapmıştır. Bu mükellefler sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen 173 mükellef arasındadır.<br> ix. Şirket, banka hesaplarını kullanarak herhangi bir işlem gerçekleştirmemiştir.<br> x. Sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında bulunan firmaların yöneticisi veya çalışanı olan kişiler, aynı zamanda ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin de çalışanıdır. <br> xi. Şirketin 2016 yılına ait beyannameleri ve bildirimleri, serbest muhasebeci mali müşavir olan ... (davacı) tarafından verilmiştir.<br> xii. Adı geçen kişi, sahte belge düzenleyicisi olduğu yolundaki tespitler nedeniyle haklarında vergi tekniği raporları düzenlenen birçok mükellefe mali müşavirlik hizmeti vermiştir.<br> xiii. Tespit edilen organizasyon dahilindeki firmaların çalışanı olan ... inceleme elemanına; firmalar Ankara'da kurulduktan sonra, matbaadan alınan faturalar, sevk irsaliyeleri, imza sirküleri, kaşeler ve diğer belgelerin...'in çalışanı ...'in yaşadığı ve aynı zamanda şirketin iş yeri adresine; bu adresten Hatay'a gönderildiği, faturaların Hatay'da düzenlendikten sonra beyanname verme döneminde e-posta yoluyla, sonrasında kargo aracılığıyla ...'a gönderildiği şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.<br> xiv. Bu tespitler ışığında, şirketin, sahte belge düzenleme organizasyonu içinde bulunan firmalara fatura düzenlemek amacıyla kurulduğu, 01/01/2016 tarihinde itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve bu tarihten itibaren düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacının ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan faturaları düzenleme fiiline iştirak ettiği tespit edilmiştir.<br> Davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri (sorumluluk) raporunda da, anılan vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere benzer tespitlere yer verilmiştir. Ayrıca görüş ve öneri raporunda, davacının sahte fatura düzenleyen mükelleflerle çalışmayı meslek haline getirdiği, asıl borçlunun sahte fatura düzenleme fiiline doğrudan iştirak ettiği, mesleğinin yasal gereklerine ve etik kurallarına aykırı davrandığı, şirketin sahte fatura düzenlediğini bildiği hâlde beyanname vermeye devam ettiği ve şirketin bu eylemi gerçekleştirmesini kolaylaştırdığı tespit edilmiş ve bu tespitler ışığında asıl borçlu şirket adına resen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden davacının müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Uyuşmazlığın çözümünde ayrıca şu hususların da dikkate alınması gerekmektedir: <br> i. Davacı, otuz yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir.<br> ii. Sahte belge düzenleme organizasyonu dahilinde hareket eden ve aralarında ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin de bulunduğu yirmi dokuz farklı mükellefe mali müşavirlik hizmeti vermiştir.<br> iii. Bu mükelleflerden bazıları aynı adreste faaliyet göstermektedir.<br> Olayda, davacının sahte belge düzenleme organizasyonu içinde olan firmaların sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, mesleki bilgisine dayanarak bu firmaların kurulması, mükellefiyet tesisi ve beyannamelerinin verilmesi gibi birtakım işlemleri yaparak bu şirketlerin sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, eylemin icrası noktasında davacının yaptığı bu katkının kesinleşmiş yargı kararlarıyla da kabul edildiği hususları birlikte dikkate alındığında anılan kamu alacaklarından davacının müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık; aksi yöndeki temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.<br> ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...ayılı ısrar kararı:<br> Vergi Dava Dairesi, bir önceki kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararında davacı olarak hakkında düzenlenen ödeme emrine karşı işbu davayı açan kişinin adı ve soyadı yerine avukatının adı ve soyadının belirtilmesi, yargılama usulüne yönelik kurallara uygun düşmemiştir. Bu hususa yönelik maddi hatanın düzeltilmesi gerekmektedir.<br> Davacı tarafından mali müşavirlik hizmeti verilen mükelleflerin büyük bir kısmı hakkında sahte belge düzenleme fiili yönünden olumsuz tespitler bulunmaktadır. Davacı tarafından, mükelleflerin düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı bilinmektedir. <br> Diğer taraftan, davacının sahte belge düzenleme organizasyonu içinde yer aldığı hususu, düzenlenen vergi tekniği raporlarında ve sorumluluk raporlarında somut bir biçimde ortaya konulmuştur. <br> Davacı, mesleğinin gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından, asıl borçlu hakkında yapılan tespitler nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından müteselsilen sorumlu tutulması gerekmektedir.<br> Belirtilen nedenlerle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Serbest muhasebeci mali müşavirlerin mali müşavirlik hizmeti verdiği mükelleflerin vergi borçlarından sorumlu tutulabilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde belirli şartlar öngörülmüş olup bu şartlar şu şekildedir:<br>i. Sorumluluğu öngörülen meslek mensubu tarafından mükellef adına verilen beyannamelerin imzalanmış olması<br>ii. İmzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması<br>iii. Meslek mensubu tarafından verilen beyannamelerdeki bilgiler ile tutulan defter kayıtları ve bunların dayanağını teşkil eden belgeler arasındaki uyumsuzluğun vergi kaybına neden olması<br>Kanun'da aranan şartlar birlikte gerçekleştikten sonra vergi incelemesinde tespit edilen hususlar ile meslek mensubunun eylemi arasındaki illiyet bağının deliller ile birlikte ortaya konulması hâlinde meslek mensubunun mali sorumluluğu gündeme gelebilecektir.<br>Bu nedenle meslek mensuplarının, mükellefin yasal defterlerini tutması tek başına mali sorumluluğunun doğması için yeterli değildir.<br>İşbu dava dosyası ile davacıya ait diğer dava dosyalarına birtakım bilgi ve belgeler sunulmuştur. Buna göre davacı adına düzenlenen sorumluluk raporunda ve davalı idarece tanzim edilen "e-Beyannamenin Kim Tarafından Verildiğini Sorgulama" çıktısında, davacının mükellef adına verdiği ve imzaladığı beyannameler arasında 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi beyannamesi sayılmamış, ilgili belgelerde anılan beyannamenin davacı tarafından imzalandığına dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir.<br>Bu durumda, davacı tarafından imzalanmadığı anlaşılan 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi beyannamesinin ait olduğu vergi türüne ait kamu alacağından, davacının sorumlu tutulabilmesine imkân bulunmamaktadır. Bu nedenle Kanun'da meslek mensuplarının mali sorumluluğu için öngörülen beyannamenin imzalanmış olması gerektiğine dair şartın olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Israr kararında, karşı taraf konumunda davacının adına ve soyadına yer verilmediğinden öncelikle ısrar kararının ilgili kısımları bu yönden düzeltildikten sonra, ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin anılan gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) olan davacının, mali müşavirlik hizmeti verdiği ... Çelik İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, şirketin düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimine veya hizmet ifasına dayalı olmadığı tespit edilmiştir.<br> Anılan tespitten hareketle elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle şirket adına 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergiye bağlı olarak vergi ziyaı cezası kesilmiştir.<br> Şirket adına kesilen ceza ile aslı aranmayan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinden, müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek bu alacakların tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmiş ve tebliğ edilmiştir.<br> İşbu dava dosyası ile davacıya ait diğer dava dosyalarına birtakım bilgi ve belgeler sunulmuştur. Buna göre davacı adına düzenlenen sorumluluk raporunda ve davalı idarece tanzim edilen 2016 yılının Ocak ila 2017 yılının Aralık dönemlerine ilişkin "e-Beyannamenin Kim Tarafından Verildiğini Sorgulama" çıktısında, davacının mükellef adına verdiği ve imzaladığı beyannameler ve bildirimler sayılmıştır. Bu beyannameler ve bildirimler, 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri, 2016 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin muhtasar beyannameleri, 2016 yılının Ocak-Mart ila Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannameleri, 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin Ba-Bs bildirimleri ve 6736 sayılı Kanun kapsamında verilen bildirimlerinden ibarettir.<br> Anılan beyannameler ve bildirimler arasında 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi bulunmamaktadır.<br><br> İLGİLİ HUKUK:<br> A- İlgili Mevzuat:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (a) bendinde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut ünvanları ve adresleri, kararda bulunması gereken hususlar arasında sayılmıştır.<br> 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.<br><br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirme, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatma ve söz konusu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirleme hususlarında Maliye Bakanlığına yetki verilmiş, ikinci fıkrasında beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hükme bağlanmıştır.<br> B- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun (VDDK) ilgili kararları:<br> i. Sorumluluğu öngörülen kamu alacaklarının ait olduğu vergi türlerine ilişkin beyannamelerin serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından imzalanmaması durumunda mali müşavirlerin bu alacaklardan sorumlu tutulamayacağına yönelik kararlar (VDDK, 14/09/2022, E:2021/1346, K:2022/990; VDDK, 22/11/2023, E:2022/1298, K:2023/1390) <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> a. Usul yönünden:<br> Dava konusu ödeme emrinin iptali yolunda verilen mahkeme kararına davalı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin ısrar kararında, kararın "Karşı Taraf" kısmına, davacının adı ve soyadı yerine avukatının adı ve soyadının yazılması 2577 sayılı Kanun'un 24. maddesinin (a) bendinde yer alan kurala uygun düşmemiştir.<br>Bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata niteliğinde olduğundan ve düzeltilmesi mümkün yanlışlık olarak görüldüğünden, 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca, ısrar kararının "Karşı Taraf" kısmında yer verilen "Av. ..." ifadesinin "..." olarak düzeltilmesi ve "Karşı Taraf" ifadesinden sonraki alt satıra "Vekili: Av. ..." ifadesinin eklenmesi gerekmektedir.<br>b. Esas yönünden:<br> Serbest muhasebeci mali müşavirlerin mali sorumluluğuna gidilebilmesinin şartları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinin ikinci fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Serbest muhasebeci mali müşavir ünvanına sahip meslek mensuplarının mali sorumluluğuna gidilebilmesi için birlikte aranan şartlar şu şekildedir:<br> i. Mükellef adına verilen beyannamenin sorumluluğu öngörülen meslek mensubu tarafından imzalanmış olması<br> ii. Meslek mensubunun imzaladığı beyannamede yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması<br> iii. Meslek mensubu tarafından verilen beyannameler ile tutulan defter kayıtları ve bunların dayanağını teşkil eden belgeler arasındaki uyumsuzluğun vergi kaybına neden olması<br> Bu durumda, meslek mensuplarının mali sorumluluğuna gidilebilmesi, ancak Kanun'da aranan bu şartların birlikte gerçekleşmesi ve vergi incelemesinde tespit edilen hususlar ile meslek mensubunun eylemi arasındaki illiyet bağının somut bir biçimde ortaya konulması hâlinde olanaklıdır.<br> Sorumluluğu öngörülen meslek mensubu tarafından vergi beyannamesinin imzalanmamış olması hâlinde beyannamede yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması nedeniyle ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak tarh edilen vergi, kesilen ceza ve hesaplanan gecikme faizi yönünden salt mükellefe muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri verilmesinden dolayı meslek mensubunun sorumluluğuna gidilebilmesine imkân bulunmamaktadır.<br> Olayda, asıl borçlu mükellefe mali müşavirlik hizmeti veren davacının mükellef adına verdiği ve imzaladığı beyannameler arasında 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi bulunmadığı gibi davalı idarece anılan beyannamenin davacı tarafından imzalandığına dair herhangi bir tespit de yapılmamıştır.<br> Bu durumda, 2016 yılının Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesinin davacı tarafından imzalanmadığı anlaşıldığından ve bu nedenle Kanun'da meslek mensuplarının mali sorumluluğu için öngörülen beyannamenin imzalanmış olması gerektiğine dair şartın olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuki isabet görülmemiştir.<br> Bu nedenle ödeme emrinin iptali yolunda verilen mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen kısımlarının DÜZELTİLMESİNE ve ilgili kısımları düzeltilen ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,<br>2- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi