<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/836 E.  ,  2025/10050 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/836<br>Karar No : 2025/10050 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ltd. Şti. Adına ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/6. maddesi uyarınca 21.925,00-TL ve aynı Kanunun 24/12. maddesi uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/6. maddesi uyarınca 21.925,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, bir fiilin işlenmesi sonucunda ilgililere ceza uygulanabilmesi için söz konusu fiilin kanunda açıkça kabahat veya suç olarak tanımlanması, somut olarak tarif edilen fiilin de kanunda belirtilen soyut karşılığına uygun olması yani tipiklik şartını sağlaması gerektiği, isnat olunan fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani tipiklik unsurunu taşımıyorsa, söz konusu kuralın ihlâli dolayısıyla ceza uygulanması mümkün olmayacağı, dava konusu işlemin sebep unsurununun 6592 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenen "10/11/2015, 09/09/2016 ve 24/10/2016 tarihli daimi nezaretçi defteri sayfalarının mevzuata aykırı tutulması" fiili olmasına rağmen işleme esas alınan ve dava dosyasına sunulan değerlendirme raporunun "teknik nezaretçi defteri"ne ait olduğu göz önüne alındığında, davacı hakkında isnat olunan fiil ile idari para cezası verilmesine dayanak olarak alınan Kanundaki kuralın örtüşmediği görülmekle, davacıya 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceğinden bu kısım yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/12. maddesi uyarınca 54.812,00.TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ise, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 2012 ve 2014 yıllarında yürürlükte olan şeklinde, projede beyan edilen yıllık üretim miktarının altında üretim yapılması fiilinin yaptırımının ruhsat iptali olarak düzenlendiği ve bu tarihte Kanunda idari para cezası yaptırımı düzenlenmediği, 2015 ve 2016 yıllarında yürürlükte bulunan şeklinde ise beş yıllık dönem içinde üç yıllık üretim toplamının projedeki yıllık beyan edilen miktarın %10'undan az olması fiilinin karşılığı idari para cezası yaptırımı öngörüldüğü ancak bu düzenlemenin hangi üç yılın değerlendirmede dikkate alınacağına yönelik bir açıklık içermediği, 2017 yılında yürürlükte olan fıkrada ise bu defa %10'luk üretim miktarının %30'a çıkarıldığı, ayrıca değerlendirmeye alınacak yıllara ilişkin olarak da "en az üretimin yapıldığı üç yıl" kuralının getirildiği, davacı hakkında ise 2012, 2014 ve 2015 yıllarında yapılan toplam 45 m³ üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olması nedeniyle davacıya 54.812,00TL idari para cezası verildiği, Maden Kanununda anılan fiil karşılığı idari para cezası yaptırımının 2015 yılında geldiği, davacının az üretim yapılmasına konu durum tespitlerinin ise 2012, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olduğu, 2012 ve 2014 yıllarında bahse konu fiilin karşılığının idari para cezası olarak belirlenmediği, bu nedenle davacı hakkında isnat olunan fiil dönemi ile idari para cezası verilmesine dayanak olarak alınan Kanundaki kural döneminin açıkça örtüşmediğinin görüldüğü, dava konusu işlemin sebep unsuru olan yer alan ve işletme ruhsat sahasında ... tarih ve ... Makam Oluru ile Genel Müdürlük teknik elamanlarınca yapılan denetim sonucu düzenlenen Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu içeriğinde, 2012, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin davacının az üretim yaptığına dair açık bir tespite de yer verilmediği, öte yandan davacının bahse konu işletmeyi 14/06/2013 tarihinde ... isimli kişiden devir aldığı görülmüş olup, cezaların şahsiliği gereği 2013 yılı ve öncesine dair yapılan tespitlerin cezaların şahsiliği gereği davacı hakkında yapılmış olarak kabulüne yer olmadığı, yine "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca 2015 ve 2016 yıllarında yürürlükte bulunan düzenleme gereği davacının lehine yorum yapılmak suretiyle üretimin tespiti halinde en fazla olduğu yılların tespit edilerek esas alınması gerektiği, ayrıca 2017 yılında yapılan değişiklikle en az üretimin yapıldığı üç yıllık sürenin esas alınacağına dair hükmün ise aleyhe hüküm içermesi nedeniyle geçmişe yürür şekilde uygulanmasına olanak bulunmadığı, bu düzenlemenin 2017 yılından itibaren uygulanabileceği sonucuna varılmış olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmayarak iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen gerekçeli onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br> Davacı şirketin, 23/11/2016 tarihli mahallinde tetkik ve değerlendirme raporuyla yapılan inceleme neticesinde, teknik nezaretçi defterinin ibraz edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 21.925,00-TL ve 2012, 2014 ve 2015 yıllarında toplam 45 m³ üretim yapıldığı, üç yıllık toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğunun tespit edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun (10/06/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen) 24. maddesinin 12. fıkrasında; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irad kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır" kuralına yer verilmiştir.<br>04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik halinde, "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50.000,00 TL idari para cezası verilir. Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde de bu hüküm uygulanır. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir. Ancak işletme projesinde, işletme izninin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve dekapaj yapılacağı beyan edilmiş ve ruhsat sahasındaki faaliyetlerin bu beyanlara uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiş ise idari para cezası uygulanmaz ve ruhsat iptal edilmez." şeklinde düzenlenmiştir.<br>28/11/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile eklenen ve halen yürürlükte bulunan halinde ise, "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının % 30'undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verilir..." düzenlemesine, 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un ''İşletme faaliyeti'' başlıklı 29. maddesinde; ''Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanır. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulur.'' düzenlemesi yer almaktadır.<br>06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Üretim yapılmayan işletme ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinde; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irat kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır.<br>(2) Birinci fıkra gereğince değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak işlem tesis edilir:<br>a) İşletme ruhsatlarının yürürlükte olduğu süre içinde, işletme izinli olarak tespit yapıldığı tarihten geriye doğru son beş yılda üç yıldan fazla bir süre mücbir sebep veya beklenmeyen hal olmadığı halde üretim yapılmadığının tespit edilmesi veya bu üç yıllık işletme izinli olarak geçen süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğunun belirlenmesi hallerinde, teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." düzenlemesi bulunmaktadır. <br>21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında, "İşletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 üncü maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verilir. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 21.925,00-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin kısım yönünden;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br>Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12 fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısım yönünden;<br>Madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle 3213 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlendiği, aranmaları ve işletilmelerinin bir takım kurallara bağlandığı, maden mevzuatı hükümleri ile maden sahalarında daha etkin ve sürekli üretim yapılması ve sahaların atıl kalmayarak yer altı zenginliklerinin ekonomiye en etkin ve en verimli şekliyle kazandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan Kanun ile sahada üretimin devamlılığının sağlanması ve atıl kalmasının önüne geçilmesi amacıyla üretimin yapılmadığı durumlar için bir takım yaptırımlar öngörülmüştür.<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasında; beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlara uygulanacak yaptırımın, 10/06/2010 yılından değişikliğin yapıldığı 18/02/2015 tarihine kadar teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesi olduğu, 18/02/2015 tarihinden değişikliğin yapıldığı 28/11/2017 tarihleri arasında 50.000 TL idari para cezası olduğu, 28/11/2017 tarihinde yapılan değişiklikle de 77.632 TL idari para cezası olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>Söz konusu düzenlemede yaptırım uygulanması öngörülen beş yıllık süre içinde üç yıldan fazla üretim yapmama fiili, yıllara sari bir eylemdir. Fiilin gerçekleşmesi için ise; işletme izninin düzenlenmiş olması, tespit tarihinden önceki işletme izninin bulunduğu son beş yıllık sürenin tamamlanmış olması ve bu süre içerisinde herhangi bir üç yılda üretim yapılmamış olması gerekmektedir. İdarece yapılan denetim sonucunda anılan koşulların sağlanması halinde ise tespitin yapıldığı tarihte fiilin gerçekleştiği kabul edilerek, tespit tarihindeki mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerekeceği sonucuna varılmıştır. <br>İlaveten; anılan düzenlemede yer alan ''üç yıldan fazla'' ibaresi uyarınca yaptırım uygulanması için en az üç yıl üretim yapılmamasının yeterli olduğu ve yine aynı ibare herhangi bir üç yılı ifade ettiğinden, üretimin yapılmadığı ve ardışık olmayan herhangi üç yılın olması durumunun, yaptırımın uygulanması için yeterli olduğu anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta; davalı idarece yapılan incelemeler sonucunda, davacı tarafından 2012, 2014 ve 2015 yıllarında toplam 45 m³ üretim yapıldığı, üç yıllık toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğu tespitlerine yer verildiği, tespit tarihi itibarıyla uygulanması gereken mevzuat hükmü gereği beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretimin, projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olmaması gerektiği, somut olayda ise projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının 1000 m³ olduğu, 2012 ve 2015 yıllarında üretim olmadığı, 2014 yılında 45 m³ üretim yapıldığı, 2012, 2014 ve 2015 yıllarında yapılan toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğu görülmektedir. <br>Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının eyleminin sabit olduğu görülmekle beraber davalı idarece dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki tutarda idari para cezası verilmiş ise de tespit tarihindeki 2016 yılı mevzuat hükmünde yer alan tutarda idari para cezası verilebileceğinden dava konusu işlemde verilen idari para cezasının miktarı yönünden hukuka uyarlılık görülmemiştir.<br>Bu bakımdan, bu kısım yönünden sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının,<br>a) Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ...-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin kısım yönünden ONANMASINA, <br>b) Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12 fıkrası uyarınca ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 17/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi