<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/181 E. , 2025/1634 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/181<br>Karar No : 2025/1634 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ... Kuyumculuk Özel Sağlık <br> Hizmetleri Medikal İnşaat Petrol Ürünleri Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 3- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 4-(DAVALI) ... İdaresi Genel <br> Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen... Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen aşırı yağış nedeniyle hizmet binasının yanından geçen su kanalının taşması ile uğradığı maddi zarar ile hastanenin kapalı kaldığı dönemde mahrum kalınan kar kaybının tazmini için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla maddi hasara yönelik 100.000,00 TL, yoksun kalınan kara yönelik 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL'nin (miktar artırım dilekçesi ile 2.490.860,67 TL) idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tazmini istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; zararı doğuran olayın ve su baskınının sebebinin (veya sebeplerinin) ne olduğu, hastane binasının su baskınına uğramasında mevcut kanalın veya sebep olabilecek diğer unsurların inşası, kullanımı, bakımı ve onarımı açısından herhangi bir kusurlu hizmet olup-olmadığı, varsa bunların neler olduğu, yağış miktarı, yapısal unsurlar ve diğer unsurlar dikkate alınarak, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup-bulunmadığı; varsa kusur oranının ne olduğu, olaya sebep olabilecek başkaca kusurlu ilgili varsa, bunların neler olduğu ve kusur oranlarının ayrı ayrı ne olduğu; davacı tarafın zararın meydana gelmesinde kusuru varsa bunun oranının ne olduğu, yerinde yapılan inceleme, adli yargı tespit dosyası, sigorta şirketi ödemeleri ve dosyadaki diğer belgeler doğrultusunda; olayda meydana gelen toplam zararın miktarı, bu zararın ne kadarının sigorta şirketi tarafından ödendiği hususlarında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 02/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyası içinde bulunan ve hastanenin yaptırmış olduğu tespit dosyasındaki rapora göre 15/03/2013 tarihinde meydana gelen su baskınından dolayı kullanılamaz durumda olan tesis makine cihaz demirbaşlarının 1.092.960,00 TL olduğunun tespit edildiği, iki katın boya yenilenmesi, asma tavan kaplaması değişmesi ve bölme duvar yapımı için 45.805,00 TL, asansörlerin kuyu diplerindeki suyun tahliye masrafının 5.000,00 TL, 2013 yılı verilerine göre hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 2.043.988,57 TL olmak üzere toplam maddi zararın 3.187.753,57 TL olduğu, sigorta şirketlerinin toplam ödemesinin 696.892,90 TL olduğu ve şirket zararının 2.490.860,67 TL olduğu, kurumlar vergisi beyannamesine göre ise, tesis makine cihaz demirbaşlarının 1.092.960,00 TL olduğu, iki katın boya yenilenmesi, asma tavan kaplaması değişmesi ve bölme duvar yapımı için 45.805,00 TL, asansörlerin kuyu diplerindeki suyun tahliye masrafının 5.000,00 TL, 2013 yılı vergi beyannamelerine göre hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 1.520.710,08 TL olduğu, sigorta şirketlerinin toplam ödemesinin 696.892,90 TL olduğu ve şirket zararının 823.817,18 TL olduğu sonuç olarak; dava konusu su baskını sebebiyle zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğünün % 80, Kepez Belediyesinin % 10 ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin % 10 oranında kusurlu olduğu, uğranılan 823.817,18 TL'lik zararda kusur oranlarında idarelerin kusur sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece, davacı şirketin hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 2013 yılı vergi beyannameleri üzerinden hesaplanan tutar olan 1.520.710,08 TL olduğu sonucuna varıldığı, uğranılan maddi zararın bu tutar üzerinden hesaplandığı, davacı şirket tarafından işletilen...Hastanesinin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde ortaya çıkan zararının toplam 823.817,18 TL olduğu, bu zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğünün % 80, Kepez Belediyesinin % 10 ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin %10 oranında kusurlu olduğu, sonucuna varıldığından, davacı şirket tarafından uğranılan 823.817,18 TL zararın, tespit edilen kusur oranlarına göre davalı idarelerce tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın 823.817,18 TL'lik kısmının kabulüne, tespit edilen kusur oranlarına göre 659.053,74 TL'nin ASAT Genel Müdürlüğü, 82.381,72 TL'nin Kepez Belediyesi, 82.381,72 TL'nin Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından, başvuru tarihi olan 01/10/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ...Hastanesinin yapı ruhsatına ve ruhsatının ise dayanağı imar planına uygun olup olmadığının, söz konusu hastane binasının işletme ruhsatı ve diğer ilgili mevzuat yönünden değerlendirilerek, olayın meydana geldiği tarih itibarı ile işletme koşullarına uygun olup olmadığı, dava konusu olayda zararın oluşmasındaki hizmet kusuru/mütafik kusur oranlarının ve oluşan toplam zarar miktarının tespiti amacıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 27/09/2018 tarihli ve 14/11/2018 tarihli bilirkişi raporlarına göre; ...Hastanesinin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde ortaya çıkan zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğünün % 60, Kepez Belediye Başkanlığının % 25 ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin %15 oranında kusurlu olduğu, zarar gören makine, teçhizat ve demirbaş zararının 1.019.702,00 TL ile baskına uğrayan katların tadilat maliyetinin 37.000,00 TL ile kapalı kalınan dönemde mahrum kalınan kâr olan 646.557,24 TL'nin toplamı sonucunda 1.703.259,24 TL zararın tespit edildiği, bu zarardan ise sigorta şirketlerinden tahsil edilen 696.892,90 TL miktarın düşülmesi sonucunda toplam net zararın 1.006.366,34 TL olduğu sonucuna varıldığından, %15 kusur oranına isabet eden 150.954,95-TL zararın dava açma tarihi olan (Dairenin 28/01/2020 tarihli ara kararı ile zararın tazmini istemine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan idari başvurunun davacı ve davalı idarelerden istenilmesine rağmen gönderilmediği) 23/12/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığınca davacıya tazmini gerektiği, % 25 kusur oranına isabet eden 251.591,59 TL zararın idari başvuru tarihi olan 01/10/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Kepez Belediye Başkanlığınca davacıya tazmini gerektiği, %6 0 kusur oranına isabet eden 603.819,80 TL zararın idari başvuru tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Asat (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) Genel Müdürlüğünce davacıya tazmini gerektiği, fazlaya ilişkin davacının istinaf isteminin de reddi gerektiğine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf mahkemesince yaptırılan bilirkişi raporunda hasar gören eşyalara yönelik tazminat hesabında sovtaj bedelinin düşülmesinin hukuka aykırı olduğu, olaydan hemen sonra davacı tarafından ...Asliye Hukuk Mahkemesinin delil tespit raporuna göre boya badana asansör kuyu diplerindeki su çekme masrafının 50.805 TL olarak tespit edildiği, bu nedenle istinaf mahkemesi kararında dayanılan bilirkişi raporuna göre tespit edilen 37.000 TL'nin yetersiz olduğu, mahrum kalınan kar hesaplamasında gelir beyannamesinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br>Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacı tarafa ödeme yapan sigorta şirketlerinin açtığı davalarda idareler tarafından yapılan ödemelerin bu dosyada düşülmesi gerektiği, dava konusu zarardan Kepez Belediyesinin sorumlu olduğu, su kanalının protokolden sonra ASAT'a devredildiği, dolayısıyla sorumluluklarının kalmadığı, kanaldaki ana sorumluluğun DSİ'ye ait olduğu, davacıya verilen imar ruhsatlarının da Kepez Belediyesince verildiği, olayda doğal afetlerle karşı karşıya kalabileceği yere hastane yapan davacının da sorumluluğu bulunduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı Kepez Belediye Başkanlığı tarafından, olaya sebep olan kanala ilişkin sorumluluğun DSİ ve Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, hastaneye çalışma ruhsatının Sağlık Bakanlığı tarafından verildiği, kanal üzerine yapılan köprüde DSİ'nin görüşünün alındığı, bilirkişilerin gelir kaybı konusunda yetkili olmadıkları, bu nedenle hesaplamanın kabul edilemeyeceği, ilk bilirkişi raporunda Antalya Valiliğinin de sorumluluğunun tespit edildiği, hastanenin bulunduğu yolun ana arter olduğu ve Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunduğu ileri sürülmektedir. <br>Davalı ASAT Genel Müdürlüğü tarafından, davaya bakmaya yetkili yargının adli yargı olduğu, kanalın yapımından ve bakımından DSİ'nin sorumlu olduğu, davacı tarafından hastane önüne sonradan yapılan rampalarda ızgara konulması gereken yerlere ızgara konulmadığı, davacının kusurlu olduğu, yağmur sularının uzaklaştırılmasından, imar izni ve hastane alanı belirlenmesinde Kepez Belediyesinin sorumlu olduğu, yağmur suyu uzaklaştırılması konusunda belediyenin kendilerinden talepte bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalılardan ASAT Genel Müdürlüğü'nün duruşma istemi yerinde görülmeyerek, dosya tekemmül ettiğinden davalılardan Kepez Belediye Başkanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan...TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı Kepez Belediye Başkanlığı'na iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 05/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br><br>(X) Dava, davacı şirket tarafından işletilen ... Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen aşırı yağış nedeniyle hizmet binasının yanından geçen su kanalının taşması ile uğradığı maddi zarar ile hastanenin kapalı kaldığı dönemde mahrum kalınan kar kaybının tazmini istemiyle açılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hastanenin maddi zararına yönelik tazminat kararı usul ve hukuka uygundur. Ancak davacının çalışamadığı 1 aylık süreye yönelik talep ettiği yoksun kalınan kara yönelik tazminat talebi hakkında Bölge İdare Mahkemesi'nin dayandığı 14/11/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre tazminat hesabı; işletmenin kapalı olduğu dönemde elde edebileceği brüt kar marjı, kapalı dönemin içinde bulunduğu mali yıla en yakın 2 dönem olan, yılın tamamında işletme faaliyetine devam edebildiği, kar kaybının yaşandığı dönem 2013 dönemindeki benzer bir olumsuzluk yaşamadığı için normal faaliyet dönemleri olarak kabul edilen 2012 ve 2014 mali yılları brüt kar marjlarının ortalaması kullanılarak hesaplandığı görülmüştür. Mahrum kalınan kar kaybı hesaplanırken davacı şirketin devlete ödemekle mükellef olduğu vergilerin kardan düşülmesi gerekmektedir. Dayanılan bilirkişi raporundaki hesaplamada, bu hususa ilişkin açıklama bulunmadığından mahrum kalınan kara yönelik tazminat miktarı hesabında vergilerin kardan düşülüp düşülmediği anlaşılamadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi