<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1120 E. , 2025/3748 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/1120<br>Karar No : 2025/3748 <br><br>DAVACILAR : 1- ...<br> 2- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1 -... / ...<br> VEKİLİ : Huk. ve Mev. Eski Genel Müdürü ...<br> 2- ... Bakanlığı / ANKARA<br> VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendilerine ilişkin kısmının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacılardan ... (...) açısından derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine, ... açısından ise feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br> Dava, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacıların kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendilerine yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>1) Davanın, davacılardan ... (...) yönünden incelenmesi:<br><br> İlgili Mevzuat:<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava Şartları" başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması." kuralına yer verilmek suretiyle "derdestlik" dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde ise, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde mahkemenin davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.<br> 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesinin gerekçesinde, "... (ı) bendinde aynı davanın önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması hususu yani teknik bir ifadeyle derdestlik iddiası olumsuz bir dava şartı hâline getirilmiş ve bu suretle derdestlik itirazı bir ilk itiraz olmaktan çıkartılıp; dava şartına ilişkin usulî bir itiraza dönüştürülmesi sağlanmıştır. Açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmıştır. Artık onun aynı davayı bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı kalmamıştır; bu bağlamda hukuken korunma ihtiyacı içerisinde bulunmamaktadır ve onun yapacağı tek iş, davanın sonucunu beklemekten ibarettir. ... Daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, hangi saikle olursa olsun ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmaktaki yararı hukukî değildir. O hâlde derdestlik itirazının korunmasının temelinde, aynı davanın tekrar açılıp görülmesinin sağlanmasında davacının hiçbir hukukî yararının bulunmadığı düşüncesi yatmaktadır. Hukukî yararın ise dava şartı olduğu konusunda, bu düzenlemeden önce dahi doktrin ve yargı uygulaması bağlamında bir görüş birliği mevcuttur." açıklamasına yer verilmiştir.<br>Hukuki Değerlendirme:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde, (mülga) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun tespit edilmesi hâlinde, usûl hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, idari yargı yerinde açılan ikinci davanın da derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br> Dava dosyası ile Dairemizin E:2024/1543 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacılardan ... (...) tarafından, Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının kendisine yönelik kısmının iptali istemiyle ... tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden dava açıldığı, dosyanın verilen yetkisizlik kararıyla gönderildiği ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Danıştaya gönderildiği ve Dairemizin E:2024/1543 sayılı esasına kaydedildiği, işbu davada Dairemizce 03/10/2024 tarihinde davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; bakılan davanın ise, aynı davacı tarafından aynı istemle 06/09/2023 tarihli dava dilekçesi ile açıldığı ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine Dairemizin E:2024/1120 sayılı esasına kaydedildiği görülmektedir. <br> Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, anılan davacı yönünden; işbu dava ile Dairemizin E:2024/1543 sayılı dosyasında derdest bulunan davanın aynı istemle açıldığı, tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu, ayrıca her iki davada elde edilmek istenen hukukî yararın da aynı olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davacılardan ... (...)'ın, derdest bulunan ve işbu davadan daha önce açılarak Dairemizin E:2024/1543 sayılı esasına kaydedilen davadan ayrı olarak bakılan davayı açmakta korunmaya değer güncel bir hukukî yararı bulunmadığından, bakılan davanın anılan davacı yönünden derdestlik nedeniyle incelenmesi mümkün değildir.<br><br>2) Davanın, davacılardan ... yönünden incelenmesi:<br>İlgili Mevzuat:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde, vekilin açıkça yetki verilmesi kaydıyla davadan feragat edebileceği öngörülmüş; 307. maddesinde, feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinde, feragat ve kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerektiği, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 312. maddesinde ise, feragat ve kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.<br>Hukuki Değerlendirme:<br> Davacılardan ... vekili tarafından verilen ve 03/09/2025 tarihinde UYAP kaydına giren dilekçeyle anılan davacı açısından davadan feragat edilmiş olup, yasal şekle uygun olarak yapılan davadan feragat başvurusu nedeniyle adı geçen davacı açısından davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda ilk derecede görülen davalarda birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarife'de yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Bakılan davada, birinci savunma süresinin geçtiği dikkate alındığında, vekâlet ücretine tam hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacılardan ... (...) yönünden DAVANIN DERDESTLİK NEDENİYLE İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br> 2. Davacılardan ... yönünden dava hakkında FERAGAT NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br> 3. Aşağıda dökümü yapılan ve davacıların adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada (vekalet suret harcı dışında) tahsil edilmeyen ... TL yargılama giderinin davacılardan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına, <br> 4. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak vekille temsil edilen davalı idarelere verilmesine,<br> 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi