<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1277 E. , 2025/5253 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/1277<br>Karar No : 2025/5253<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Merkez Bankası Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Davacı tarafından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezinde ... olarak görev yapmakta iken bu görevden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ... günlü, .. sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezi Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken ... günlü, ... sayılı işlemle bu görevden alınarak başuzman olarak atanan davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla verilen dava konusu işlemin iptali kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği; olayda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin anılan kararı da gözetildiğinde, mevzuatta kendisine verilen görevleri, günün değişen koşullarına göre etkin, süratli ve verimli bir biçimde yürütme ve bu amaçla gereken önlemleri almakla yükümlü olan davalı idarenin, Yönetmelikte belirtilen koşulları taşıyan Banka personeli arasından takdir yetkisi dahilinde mevcut yönetici kadrolarına kamu yararı ve hizmet gereği atama yapmasının takdir yetkisinde olduğu, bu kapsamda anılan saik dışında subjektif sebeplerle tesis edildiğine dair bir bilgi ve belgenin de mevcut olmadığı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davaya konu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... İdare Mahkemesinin iptal kararına istinaden davalı idarenin ... günlü işlemiyle ...na atandığı, ancak ... günlü, ... sayılı dava konusu işlem ile yeniden ... görevinden alınarak başuzman kadrosuna atandığı, dava konusu işlemin, mahkeme kararını etkisizleştirmeye yönelik olduğu, davalı idarenin, ... İdare Mahkemesinin iptal kararını şeklen uyguladığı, Anayasa'nın 138. maddesinin ihlal edildiği, takdir yetkisinin, kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Davacının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezi Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünde ... görevinden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının görevden alınma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan ilk davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, davalı idarece yargı kararını uygulamayı teminen ... tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezi Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünde ... olarak ataması yapılmıştır. Akabinde ... günlü, ... sayılı işlem ile yeniden anılan görevinden alınarak başuzman kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.<br>Bununla birlikte, ilk davada verilen iptal kararı, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 03/01/2024 günlü, E:2023/2921, K:2024/107 sayılı kararıyla, Bölge İdare Mahkemesi kararı bozulmuş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, bozma kararına uyulmayarak verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı ısrar kararı ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/06/2025 günlü, E:2024/1799, K:2025/1363 sayılı kararı ile gerekçeli onanmış ve uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz isteminin Dairesince değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiş, bunun üzerine Danıştay İkinci Dairesince verilen 18/11/2025 günlü, E:2025/3875, K:2025/5252 sayılı kararla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının onanmasına karar verilerek, anılan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiştir.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yer verilen süreç açıklanarak, davacının ... görevinden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işleme karşı açtığı davanın gelinen aşamada "davanın reddi" şeklinde sonuçlandığı, davalı idarece ilk davadaki yargı kararını uygulamayı teminen tesis edilen işleme karşı açılan işbu davada (ikinci dava) ilk davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda özetlenen değerlendirmelere yer verilerek hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus temyizen incelenmekte olan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> Anayasa'nın, "Mahkemelerin Bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinde; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.";<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde ise; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almıştır.<br> İdari yargı yerince verilen iptal kararları geriye doğru etki ederek, hukuksal durumu iptal edilen işlemlerden önceki hale döndürürler ve bozulmadıkları sürece, iptal kararları sonuç doğurmaya devam ederler. İdareler bu iptal kararlarına uymak ve bu yolda işlem tesis etmek, özlük haklarını sağlamak zorundadırlar. İdarelerin iptal kararı uyarınca işlem tesis ettikten sonra, hukuken geçerli bir sebep yokken iptal kararını etkisiz hale getirecek şekilde işlem tesis etmeleri, yürürlükteki mevzuata açıkça aykırılık teşkil eder. İptal kararının kaldırılması/ bozulması için kanun yoluna başvurulması, idarelere iptal kararlarına uymama veya onu etkisiz hale getirme sonucunu doğuran işlemleri tesis edebilme imkanı sağlamaz. Ancak iptal kararlarının bozulması ve bu kararlara uyularak davaların reddedilmesi halinde, davaya konu edilen işlemler yeniden sonuç doğururlar.<br> Uyuşmazlıkta; davacının, ... görevinden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin işlem idare mahkemesince iptal edilmiş, iptal kararı gereği görevine iade edilmiş ve aynı gün tesis edilen bu davaya konu olan işlemle, yeniden başuzman kadrosuna atanmış, davacı da bu nedenle dava açmak durumunda kalmış, davalı idarenin başvurusu üzerine, iptal kararı istinaf incelemesi aşamasında kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bu karar temyiz aşamasında bozulmakla birlikte, yargılama sürecinde dava ret ile sonuçlanmıştır.<br> İlk davada verilen iptal kararı kaldırılmış ve davacının ... görevinden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ilk işlem sonuç doğurmuş; bu işlemden sonra tesis edilen işlemler, bu dava sürecine bağlı olarak dayanaksız hale gelmiştir. Diğer yandan, ilk davanın ret ile sonuçlanması; bu davaya konu işlemin, iptal kararına rağmen hukuka aykırı olarak tesis edilmesi durumunu, hukuka uygun hale getirmemiştir. <br> Bu durumda, dava konusu işlemin iptali, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı hakkındaki istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br> (XX) KARŞI OY :<br>Davacı tarafından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezinde ... olarak görev yapmakta iken bu görevden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesindeki ... görevinden alınarak başuzman olarak atanmasına ilişkin ilk işlem olan ... günlü işlemin yargı kararıyla iptali üzerine ... tarihinde ...na atanmasının ardından, ... günlü işlem ile yeniden ... görevinden alınarak başuzman kadrosuna atandığı, diğer yandan; sözü edilen ... günlü işleme karşı açılan davanın nihai olarak "davanın reddi" kararıyla sonuçlandığı, davacının ilk atama işleminin varlığını sürdürdüğü, bu dava konusu işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemde; sebep unsurunun ortadan kalkması nedeniyle hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı hakkındaki istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
vergi