<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3564 E. , 2025/9351 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3564<br>Karar No : 2025/9351 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde İR:... ruhsat numaralı II-(B) Grubu maden işletme sahasında faaliyet gösteren davacı tarafından, söz konusu ruhsat sahasındaki arama izinlerinin işletme iznine dönüştürülmesi ve yeni ilave izinlerin verilmesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya alınan bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu sahada kuru dere yatağının değişme olanağının olmadığı, davacı tarafından ruhsat alanının küçültülmesiyle kuru dere yatağının ruhsat alanı dışında kaldığı, yine maden sahası içerisinde nesli tehlike altında olan ve nadir bulunan, korumayı gerektiren bitki türünün bulunmadığı, madencilik faaliyeti yürütülecek alanın genel olarak bitki örtüsünün aynı olmasına rağmen aynı bölgede birden çok maden şirketinin faaliyet gösterdiği, ruhsat sahasının yerleşim yerlerine uzak ve yaşam alanlarına zarar vermeyecek olduğu, civarda yaşayan insanların can ve mal güvenliğine ilişkin herhangi bir olumsuzluğun olmayacağı anlaşıldığından, davacıya ait maden sahasına ilişkin arama izinlerinin işletme iznine dönüştürülmesi ve yeni ilave izinlerin verilmesi isteğinin zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise; davaya konu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde İR:... ruhsat numaralı II-(B) Grubu maden işletme sahasında faaliyet gösteren davacı tarafından, söz konusu ruhsat sahasındaki arama izinlerinin işletme iznine dönüştürülmesi ve yeni ilave izinlerin verilmesi (18.263,27 m2 bitişik ek işletme izni, 4.754,19 m2 yeni altyapı tesisi izni ile 2.020,15 m2 altyapı tesis izni süre uzatımı) talebiyle 27/03/2018 tarihinde başvuru yapılmış olup, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine iptal talebiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz." amir hükmü bulunmaktadır. <br> 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 7. maddesinin 4. fıkrasında, Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği hükme bağlanmıştır.<br> 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır..." hükmüne yer verilmiştir.<br> 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan) Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasında, bölge müdürlüğünün kesin izin için yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenleneceği belirtilmiş; 7. maddesinin 1. fıkrasında, Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verileceği kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)<br>Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.<br> Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.<br> Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuki anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.<br>Uyuşmazlıkta, Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde İR:... ruhsat numaralı II-(B) Grubu maden işletme sahasında maden işletme ruhsatına dayalı olarak faaliyet yürüten davacı tarafından, 18.263,27 m2 bitişik ek işletme izni, 4.754,19 m2 yeni altyapı tesisi izni ile 2.020,15 m2 altyapı tesis izni süre uzatımı talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedildiği, Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılarak işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.<br> Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ise, söz konusu raporda talep sahasının orman verimliliği ve orman kapalılık oranı hususlarında herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşıldığından eksik değerlendirmeler içerdiği, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, orman haritası ve mevcut durum gözetilerek, meşcere tipi ve kapalılık durumu da dikkate alınarak ormanlık alan olan talep sahasının orman verimliliği yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.<br>Yapılacak keşif sonrası düzenlenecek bilirkişi raporunda ise; ilgili mevzuat hükümleri kapsamında, izin talebine konu altyapı ve işletme tesislerinin ve söz konusu tesislerdeki madencilik faaliyetlerinin orman sahası üzerindeki bitki örtüsüne hangi zararları vereceği, ekolojik yaşama etkileri, verilecek zararların ve ekolojik yaşama etkilerin madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği, izin talep edilen sahadaki orman bütünlüğü ve verimliliği, alandaki ağaç yoğunluğu, kapalılık oranı, verimli orman alanı olup olmadığı dikkate alınarak izin verilmesi halinde ormanlık alanın parçalanıp parçalanmayacağı, ekosistem bütünlüğü ile kesilecek ağaç miktarları yönünden, madencilik faaliyetlerinin yürütülmesindeki kamu yararı ile söz konusu alanın orman olarak kalmasındaki kamu yararı arasındaki denge (üstün kamu yararı) karşılaştırılarak, ayrıca uyuşmazlığa konu yerin konumu ve mevkii, yerleşim bölgelerine ve tarım alanlarına yakınlığı, ön görünümde kalıp kalmadığı, yapılacak madencilik faaliyetinin bu alanlar açısından sakıncasının bulunup bulunmadığı; izin talep edilen maden ocağının veri ve maden çeşidi, madenin mahiyeti, ender nitelikte olup olmadığı, rezerv miktarı, kullanım alanı ve niteliği; izne konu madencilik faaliyetinin talep edilen alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı; izin talep edilen alanın tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin ayrıca su kaynağı ve su havzalarının bulunduğu alanlardan olup olmadığı, işletme izin belgesi ile orman izin sınırlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı, ağaçların kesimlerinin yapılıp yapılmadığı, sahanın teslim alınarak madencilik faaliyetlerine başlanılıp başlanılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Bu itibarla, belirtilen hususların yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak irdelenmesi sonucunda bir karar verilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 02/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
vergi