<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/4615 E.  ,  2025/9840 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/4615<br>Karar No : 2025/9840 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hatay ili, Arsuz ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... numaralı parselin kullanım kadastrosunun yapılması, taşınmazın niteliğinin zeytin bahçesi olarak belirlenmesi, kullanıcı ve muhdesat bilgilerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi, neticeten taşınmazın satışının kendisine yapılması; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı ile kullanıcısı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğuna dair şerh verilmesi" istemiyle 11/08/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Hatay ili, Arsuz ilçesi, .. Köyü, ... ada, ... numaralı parselin kullanım kadastrosunun yapılması, taşınmazın niteliğinin zeytin bahçesi olarak belirlenmesi, kullanıcı ve muhdesat bilgilerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi, neticeten taşınmazın satışının kendisine yapılması; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı ile kullanıcısı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğuna dair şerh verilmesi" şeklindeki taleplerinin idare mahkemeleri tarafından karşılanmasının mümkün bulunmadığı, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerlerine ait olduğu sonucuna varılmakla davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenilen işlemin idari işlem niteliğinde olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından, Hatay ili, Arsuz ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... numaralı parselin zilyetliğinin 1969 yılından itibaren öncelikle babasında, babasının 1977 yılında vefatı üzerine kendisinde bulunduğu, taşınmazın tarım alanı olduğundan bahisle kullanım kadastrosunun yapılması, taşınmazın niteliğinin zeytin bahçesi olarak belirlenmesi, kullanıcı ve muhdesat bilgilerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi, neticeten taşınmazın satışının kendisine yapılması, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı ile kullanıcısı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğuna dair şerh verilmesi" istemiyle 11/08/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari yargı yetkisinin idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğu denetimi ile sınırlı olduğu ve idari mahkemelerin idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı veremeyecekleri hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde, a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrak örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı belirtilmiş; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı da bir dilekçe ile dava açılabileceği, ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya mefaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükme bağlanmıştır.<br>2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddeye uygun olup olmadığı yönünden de inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 14/3-g maddesine aykırılık halinde 30 gün içinde 3 ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yargılama hukukunda, uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, kararını oluştururken davacının istemini hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyması ve istem ile bağlı kalması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; Hatay ili, Arsuz ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... numaralı parselin zilyetliğinin 1969 yılından itibaren öncelikle babasında, babasının 1977 yılında vefatı üzerine kendisinde bulunduğu, taşınmazın tarım alanı olduğundan bahisle kullanım kadastrosunun yapılması, taşınmazın niteliğinin zeytin bahçesi olarak belirlenmesi, kullanıcı ve muhdesat bilgilerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi, neticeten taşınmazın satışının kendisine yapılması; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı ile kullanıcısı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğuna dair şerh verilmesi" istemiyle 11/08/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.<br> Orman sınırı kesinleşmiş olan yerlerde, taşınmazın orman olmadığından bahisle orman sınırının yeniden belirlenmesi, belirli bir yerin orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davaların görüm ve çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak uyuşmazlıkta, davacının iptalini istediği zımni ret işleminin, davacının başvuru dilekçesinde yer alan tüm taleplerinin reddine ilişkin olduğu ve dava dilekçesinde hangi taleplerinin reddi bakımından zımni ret işleminin iptalinin istenildiği hususunda bir ayrıma gidilmediği görülmektedir.<br>Öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere idare mahkemelerinde açılan davalara ilişkin dava dilekçelerinde, terditli nitelikte (birden fazla istemle açılıp, birisi olmadığı takdirde diğerine karar verilmesi yolunda) ve idari işlem tesisi niteliğinde yargı kararı verilmesine yönelik istemlerde bulunulmasının 2577 sayılı Kanunun 2. ve 3. maddelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, davacının başvuru dilekçesindeki taleplerinin bir kısmının konu itibarıyla adli yargının görev alanına girdiği görülmekte ise de, "taşınmazın satışının kendisine yapılması" istemi noktasında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca bir satış talebinde bulunma iradesi görüldüğünden şayet bu konuda bir talebi bulunmakta ise bu isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği, diğer yandan davacının dava dilekçesinde terditli ve idari işlem tesisi niteliğinde istemlerde bulunduğu anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, İdare Mahkemesince; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca bir talepte bulunulmakta ise bu yönde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminin idari yargının görev alanında bulunduğu, dava konusu işlemin, taşınmazın kullanım kadastrosunun yapılması, taşınmazın niteliğinin zeytin bahçesi olarak belirlenmesi, kullanıcı ve muhdesat bilgilerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi, taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı ile kullanıcısı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğuna dair şerh verilmesi" yönündeki istemlerinin reddi yönünden ise adli yargının görev alanına girdiği hususu gözetilerek davacının adli ve idari yargının görev alanına giren istemlerinin tespiti gerekmekte olup öncelikle dilekçenin reddi kararı verilip davacının istemi netleştirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddi ve bu karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak 12/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

vergi