<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/5850 E. , 2025/3851 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/5850<br>Karar No : 2025/3851 <br><br>TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR): <br>1-(Davacı) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2- (Davalı) : ... Bakanlığı<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bolu 2. Komando Tugay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 27/05/2016 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... (kararda sehven 2018 yazışmıştır.) tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilse dahi emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkum olmanın sözleşmenin feshini gerektiren haller arasında sayıldığı, askerlik hizmetinin önem ve özelliği gözetildiğinde ceza yargılaması kapsamında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının sözleşmenin feshine mani olmamasının yadsınamayacağı, askeri bilgi ve belgelerin gizliliğinin esas olduğu gözetildiğinde askeri emrin fotoğrafını ve videosunu çekmek şeklinde gerçekleşen eylemleriyle işlediği anlaşılan emre itaatsizlikte ısrar suçunun askerlik hizmetiyle bağdaşır bir yönünün bulunmadığı, davacının emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkum olduğu ve Kanun'un amir hükmü gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi bu suçtan mahkum olmak sözleşmenin feshini gerektirecek haller arasında sayıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2020/872, K:2023/7292 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, 2011 yılında sözleşme imzalayarak uzman erbaş statüsünde göreve başlayan davacı hakkında, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "emre itaatsizlikte ısrar" suçundan yapılan yargılama neticesinde, 2012 yılı Aralık ayındaki fiili sebebiyle 1 (bir) ay ve 29/04/2013 tarihindeki fiili sebebiyle 1 (bir) ay olmak üzere toplam 2 (iki) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluştuğundan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bunun üzerine, "emre itaatsizlikte ısrar" suçundan ceza aldığından bahisle davacının sözleşmenin feshedildiği; uyuşmazlık, statü hukukuna ilişkin düzenlemeleri içeren kanunların, kanun koyucu tarafından aksi belirtilmedikçe yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerlilik kazanıp hüküm doğuracağı ilkesi çerçevesinde incelendiğinde; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" dair ibarenin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendine, 6586 sayılı Kanun'un 78. maddesi ile eklendiği ve bu yasal değişikliğin 03/02/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, kanun koyucunun bu düzenlemenin geriye etkili olarak uygulanması yönünde özel bir hüküm getirmediği, dolayısıyla yargılamaya konu "emre itaatsizlikte ısrar" eylemlerinin gerçekleştiği Aralık 2012 ve 29/04/2013 tarihi itibarıyla 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse" ibaresi yer almadığından; değişiklik hükmünün geçmişe etkili olarak davacıya uygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine karşın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, Mahkeme kararının bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br> KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı idarece; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davalı idarenin temyiz istemi yönünden incelendiğinde;<br>Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davacının temyiz istemi yönünden incelendiğinde;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. <br>Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.<br>Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır. <br>1136 sayılı Avukatlık Kanun'un, "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının davayı avukat aracılığıyla takip etmesi ve vekilin dosyaya katkı sunmasına rağmen, Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacı lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasının, "Mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait toplam 1.607,90 TL yargılama giderinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.000,00-TL avukatlık ücretinin" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/09/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
vergi