<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2006 E. , 2025/2734 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/2006<br>Karar No:2025/2734<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 21-26/08/2020 tarihlerinde gerçekleştirilen ... Kap Örme Kumaş (...-...) niteliğindeki eşyanın satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarih ve... D.İş sayılı kararı ile el konulan kumaş cinsi eşyaların tasfiyesinin,... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararıyla soruşturma tamamlanana kadar durdurulmasına karar verildiği ve davalı idare tarafından sunulan beyanda, tasfiyenin durdurulmasına rağmen ihalenin iptal edilmediğinin ifade edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dayanağı tasfiye kararı ortadan kalkan dava konusu e-ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı, kaldı ki tasfiye kararı durdurulmasıydı dahi ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, ihale yoluyla yapılacak satışlarda açık artırma usulü esas olduğundan, açık teklif usulü yapılan ihalede bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu ihalenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında el konulan eşyanın tasfiyesi amacıyla gerçekleştirildiği, eşyanın tasfiyesi için 5607 sayılı Kanun'da öngörülen koşulların mevcut olduğu, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı 09/09/2020 tarihi itibarıyla aksi yönde bir kararın bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacı şirket adına yurda getirilen eşyanın gümrük işlemlerinde yapılan incelemede, Mısır'da mukim ... firması aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyetinden gelen eşyaya ait konteynerleri Mısır'da farklı konteynerlere aktarma yapmak suretiyle eşyanın çıkış ülkesinin Mısır olarak beyan edildiği ve menşe saptırması yapıldığı, bu suretle 5607 sayılı Kanun'a muhalefet edildiğinin tespit edildiği şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında davalı idarenin talebi üzerine... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla dava konusu ihale ile satışa çıkarılan eşyanın da aralarında bulunduğu 7 adet tespit tahakkuk belgesi muhteviyatı eşyaya el konulmasına karar verilmiştir.<br>Devam eden süreçte ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünce, tasfiye edilebilecek duruma gelen 839 Kap Örme Kumaş (2020-K080) niteliğindeki davaya konu eşyanın tasfiyesine başlanılmış, söz konusu eşya ilk olarak 636.800,00-TL bedelle satışa sunulmuş, ancak belirtilen bedel üzerinden gerçekleştirilen önceki ihalelerde eşyanın teklif almaması üzerine eşya bedeli yeniden tespit edilmiş ve söz konusu eşya 319.000,00-TL bedelle 21-26/08/2020 tarihlerinde e-ihale yoluyla satılmak üzere yeniden satışa çıkarılmış, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Tasfiye" başlıklı 16. maddesinde, "Bu Kanunda tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hakim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir. Bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşya derhal tasfiye edilir. Bu fıkra kapsamında tasfiye edilecek eşyadan tasfiye edilmeden önce numune alınması mümkün olan durumlarda numune alınır, numune alınması mümkün olmayan durumlarda eşyanın her türlü ayırt edici özellikleri tespit edilir. Satılarak tasfiye edilen eşya veya taşıtların satış bedeli emanet hesabına alınır. Tasfiye edilen eşya veya taşıtların sahibine iadesine karar verilmesi halinde, satış bedeli Gümrük Kanununun 180 inci maddesi hükümleri çerçevesinde el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödenir. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde aradaki fark, eşyanın imha edilmiş olması halinde ise imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir. Elkonulan eşyanın iadesine karar verilmesi halinde, bu kararların uygulanmasında yürürlükte olan gümrük ve dış ticaret mevzuatı uyarınca işlem yapılır. Bu Kanunun uygulamasında tasfiye, tasfiye idaresi tarafından Gümrük Kanunu hükümlerine göre yapılır." kurallarına yer verilmiştir. <br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 177. maddesinde, "(...) 2. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca; a) Tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya, b) El konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir. (...)"; 178. maddesinde "177 nci maddede belirtilen eşya; a) İhale yoluyla satış suretiyle, (...) Tasfiyeye tabi tutulur." kuralları yer almıştır. <br>25/06/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin "Tasfiye yolları" başlıklı 32. maddesinde, "İşletme müdürlüğü, tasfiyelik hale gelen eşyanın; a) İhale yoluyla satış, ... suretiyle tasfiye edilmesini sağlar. (...)"; "İhale yoluyla yapılacak satışlarda uyulacak kurallar" başlıklı 38. maddesinde, "İhale yoluyla yapılacak satışlar ihale komisyonu tarafından yürütülür. İhaleler açık artırma usulüyle yapılır. Katılımı ve rekabeti artırmak amacıyla miktarı çok olan eşya bölünebilir. Araçlar tek olarak, eşya ise tek olarak veya gruplar halinde satışa sunulur. Açık artırma suretiyle satışlar aşağıdaki şekilde yapılır: a) Açık artırma ihale komisyonu başkanı tarafından açılır. İhale komisyonu başkanı, satışa başlamadan önce, satışa ilişkin genel bilgiler ile o satış için getirilen özel düzenlemeler hakkında ihaleye katılanlara açıklama yapar. 37 nci maddede belirtilen belgelerle ilgili gerekli işlemlerin tamamlandığı ve satış düzeninin sağlandığı anlaşıldıktan sonra satışa başlanır. Açık artırmaya katılacaklarla görevliler dışındakiler satış yerine giremezler. Satış, işletme personeli veya görevlendirilen tellal tarafından yürütülür. b) Açık artırmada istekliler, tekliflerini kendilerine verilen giriş kartını göstererek verir. Alıcıların sürecekleri pey miktarını, eşyanın ihaleye esas bedeli 1.000 TL'den çok olan eşya için 100 TL’den az olmamak üzere ihale komisyonu belirler. İhaleye esas bedeli 1.000 TL'nin altında olan eşyada daha düşük pey miktarı belirlenebilir. Satışı yürütmekle görevli olanlar isteklilerin vereceği teklifleri bu peye göre takip eder ve uygulatır. (...) e) Satışlarda eşyanın ihaleye esas bedeli kadar teklif gelmemesi halinde, ihaleye esas bedelin altında teklif veren olup olmadığı sorulur. Teklif verilirse, bu tekliften artırmaya devam olunur. Verilen en yüksek teklifin ihaleye esas bedelin en az yüzde yetmiş beşini bulması halinde satış yapılır, bulmaması halinde teklifler ihale komisyonunca değerlendirilmek üzere kaydedilir. f) Teklifler değerlendirilerek; eşya, gümrüklenmiş değer dikkate alınmadan teklif edilen bedel üzerinden en yüksek teklifi verene satılabileceği gibi kamu kurum ve kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere de verilebilir. Teklifler eşyanın özelliği, durumu, piyasa şartları, satış kabiliyeti, rayiç değeri ve satılamaması halinde eşyanın uğrayabileceği değer kaybı ile beklemesi halinde oluşturacağı külfet gibi hususlar dikkate alınarak ve ihale komisyonu tarafından değerlendirilerek, verilen teklifin eşyanın ihaleye esas bedelinin yüzde elli ve üstünde olması halinde üç iş günü içinde işletme müdürüne, teklifin yüzde ellinin altında olması durumunda ise üç iş günü içinde işletme müdürlüğünün görüşü ile birlikte bölge müdürlüğüne kabul veya reddedilmesi için sunulur. Verilen teklifin beş iş günü içinde onaylanmaması veya teklif verilmemiş olması halinde, ilk ihaleye esas bedelin yüzde yetmiş beşi ihaleye esas bedel kabul edilerek, eşya aynı koşullarla bir defa daha satışa sunulur. g) Satışın gerçekleşmemesi durumunda eşya diğer yollarla tasfiye edilebileceği gibi 31 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca işlem yapılarak, belirlenen yeni bedel üzerinden aynı koşullarla en fazla iki defa daha satışa sunulur. Yine de satışın gerçekleşmemesi durumunda eşya diğer yollarla tasfiye edilir." kurallarına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Aktarılan kurallardan, kaçak şüphesiyle el konulan akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hakim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verileceği, bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşyanın derhal tasfiye edileceği, satılarak tasfiye edilen eşyanın bedelinin emanet hesabına alınacağı, tasfiye edilen eşyanın sahibine iade edilmesine karar verilmesi halinde satış bedelinin kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödeneceği anlaşılmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına yurda getirilen eşyanın gümrük işlemlerinde yapılan incelemede Mısır'da mukim ... firması aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyetinden gelen eşyaya ait konteynerleri Mısır'da farklı konteynerlere aktarma yapmak suretiyle eşyanın çıkış ülkesinin Mısır olarak beyan edilerek menşe saptırması yapıldığının ve bu suretle 5607 sayılı Kanun'a muhalefet edildiğinin tespit edildiği şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında davalı idarenin talebi üzerine ... ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararıryla dava konusu ihale ile satışa çıkarılan eşyanın da aralarında bulunduğu eşyalar hakkında el konulma kararı verildiği, ilgili mevzuatta yer alan sürelerin sona ermesi sonrasında eşyanın tasfiyesi işlemine başlandığı, 839 kap örme kumaş niteliğindeki eşya için yapılan ihalelerde 636.800,00-TL tutarındaki satışa esas bedel üzerinden teklif alınmaması üzerine eşyanın durumu, üç kez satışa sunulmuş olması, ihaleye esas bedeli, özelliği, satış kabiliyeti ve rayiç değeri dikkate alınarak satışa esas bedelin 319.000,00-TL olarak yeniden tespit edildiği, 21-26/08/2020 tarihlerinde açık teklif usulüyle ve 159.500,00-TL başlangıç bedeliyle yapılan ihale sonucunda eşyaya 159.550,00-TL teklif edildiği ve ihale konusu eşyanın belirtilen bedel üzerinden satışı gerçekleştirilerek tasfiye işlemlerinin 09/09/2020 tarihinde tamamlandığı, sonrasında ihale konusu eşyanın 10/09/2020 tarihinde alıcısına teslim edildiği ve ihale bedelinin yargılama süreci sonunda davacının banka hesabına yatırılmak üzere emanet hesabına alındığı, tasfiye işleminin tamamlanmasından sonra davacı tarafından yapılan başvuru üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin 14/09/2020 tarihli kararıyla tasfiye işlemlerinin soruşturma tamamlanana kadar durdurulmasına karar verildiği, bu süreç sonunda el konulan toplam yedi belge muhteviyatı eşyadan iki belge muhteviyatı eşyanın satılarak tasfiye edildiği, beş belge muhteviyatı eşyanın satış sürecinin tamamlanmaması nedeniyle ihalelerinin iptal edilerek tasfiye işlemlerinin durdurulduğu anlaşılmaktadır.<br>Olayda, her ne kadar temyize konu İdare Mahkemesi kararıyla, .... Sulh Ceza Hakimliğinin 14/09/2020 tarihli kararıyla tasfiye işlemlerinin soruşturma tamamlanana kadar durdurulmasına karar verildiği ve bu nedenle ihalenin dayanağının ortadan kalktığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği ve tasfiye sürecinin tamamlanarak eşyanın teslim edildiği tarihte tasfiye işlemlerinin durdurulmasına yönelik herhangi bir tedbir kararının mevcut olmadığı, tasfiye işlemlerinin durdurulmasına ilişkin kararın tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra verildiği dikkate alındığında, tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra tasfiye işlemlerinin durdurulmasına karar verilmiş olmasının tamamlanmış tasfiye sürecini ve buna bağlı olarak dava konusu ihaleyi hukuka aykırı hale getirmeyeceği açıktır.<br>Nitekim 5607 sayılı Kanun ile tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından sonra eşyanın sahibine iade edilmesine karar verilebileceği öngörülmüş ve bu durumda emanet hesabına alınan satış bedelinin faizi ile birlikte hak sahibine ödenmesi yönünde düzenleme yapılmış, tamamlanan tasfiye işlemlerinin (ihale dahil olmak üzere) geçersiz sayılması yönünde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, ihale yoluyla yapılacak satışlarda açık artırma usulünün esas olduğu, dava konusu ihalenin ise açık teklif usulü ile yapıldığından bahisle ihalenin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, dosya içeriğinde yer alan belgelerden, dava konusu ihalede başlangıç bedeli olarak belirlenen bedel ile ihalenin başladığı ve yapılan artırma sonucunda ortaya çıkan teklif bedeli üzerinden satışın gerçekleştirildiği, bu kapsamda dava konusu ihalede açık artırma usulünün uygulandığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, davacı tarafından, cins ve nevi yönünden aynı cinsten eşyalar için farklı ihale bedeli belirlendiği, aynı grup eşya içerisinde yer alan kumaşlar için daha yüksek ihale bedeli belirlenmiş iken dava konusu ihale ile satılan kumaşlar için daha düşük bedel belirlendiği ve bu bedelinde altında bir bedel üzerinden satışın gerçekleştirildiği iddia olunmakta ise de, davalı idarece söz konusu farklılığın, dava konusu eşyalar için satış işlemi sonrasında maktu antidamping vergisi alınacak olması ve bir önceki ihalede belirlenen fiyat üzerinden teklif alınmamasına bağlı olarak eşyanın bedelinin yeniden belirlenmesinden kaynaklandığının ifade edildiği, ilgili mevzuatta da eşyanın satılamaması halinde uğrayabileceği değer kaybı ve beklemesi halinde oluşturacağı külfet dikkate alınarak değerinin yeniden belirlenmesine imkan tanındığı, kaldı ki daha yüksek fiyattan satışa sunulduğu belirtilen eşyaların satış işlemlerinin tamamlanmadığı dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.<br>Bu itibarla, mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü anlaşılan süreç sonucunda tesis edilen dava konusu satış ihalesinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. DAVANIN REDDİNE,<br>4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam...TL temyiz harcının davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,<br>7. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,<br>8. İlk derece aşamasında kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, <br>9. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br>10. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
vergi