<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/8826 E. , 2025/6043 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/8826<br>Karar No : 2025/6043<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: 672 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yeniden göreve başlatılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle 672 sayılı KHK'nın eki listesinde ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin... sayılı esasına kayden açılan davanın... tarih ve K:... sayılı kararla reddedildiği ve bu kararın 07/09/2022 tarihinde kesinleştiği; davacı tarafından "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı dava sonucunda beraat ettiği gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptal edilerek göreve başlatılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği; uyuşmazlıkta, davacı tarafından ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat ettiğinden bahisle yeni bir başvuru yapılarak bu başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı, davacı hakkında ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararının, istinaf edilmeden 02.12.2020 tarihinde kesinleştiği ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu nezdinde yaptığı başvurunun reddine karşı ... İdare Mahkemesinde açtığı davada söz konusu beraat kararı da dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği ve bu tarihten sonra davacı yönünden yeni bir durumun ortaya çıkmadığı gerekçesiyle, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptal edilerek yeniden göreve başlatılması talebiyle yapmış başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın esasının kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği ve terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna ilişkin iddialar yönünden aklandığı, yeni oluşan koşullar üzerine her zaman idari işlem tesisi için idari makamlara başvurulabileceği, yeniden kamu görevine başlatılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ...tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı, taraflarca kanun yollarına başvurulmaması üzerine 07/09/2022 tarihinde kesinleşmiştir. <br> Yukarıda bahsi geçen davadan bağımsız olarak açılan ve temyizen incelenmekte olan işbu davada ise, davacı tarafından 02/05/2024 tarihli dilekçe ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yeniden kamu görevine başlatılması talebiyle davalı idareye yapılan başvuru, ...tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiş, davacı tarafından bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.<br>2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler" hükmüne; aynı Kanunun "İdari Dava Türleri Ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, iptal davalarının, "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olduğu hükmüne; 31. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartları arasında sayılmış; "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesinde, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."; "Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi" başlıklı 294. maddesinin birinci fıkrasında, "Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihaî kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihaî karar, hükümdür."; "Kesin hüküm" başlıklı 303. maddesinde ise, "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." kurallarına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>2577 sayılı Kanunda "kesin hüküm" müessesesi düzenlenmemiş ve 31. maddesinde, 6100 sayılı Kanunun ilgili maddelerine atıfta bulunulan konular arasında bu müesseseye yer verilmemiş ise de; uyuşmazlığın esasını hükme bağlayan nihaî yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan davalar bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu edilememesini ifade eden ve hukuki istikrar ve güvenliği sağlama amacı taşıyan kesin hüküm müessesesinin idari yargı düzenindeki yargılamalarda da dikkate alınması gerekmektedir.<br>Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması hâlinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.<br>Mahkemece, yukarıda özetine yer verilen kararla, işbu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; taraflarca temyiz yoluna başvurulmaması üzerine şekli anlamda kesinleştiğinden bahisle bu davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen... İdare Mahkemesi kararına konu davanın, davacının 672 sayılı KHK eki liste ile kamu görevinden çıkarılması sonrasında başvurduğu OHAL Komisyonunun ... tarih ve....../... sayılı ret kararının iptali istemiyle açıldığı; bakılan davanın konusunun ise, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yeniden kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin olduğu görülmektedir. <br>HMK 303. maddesine göre, kesin hüküm nedeniyle bir davanın reddedilebilmesi için her iki davanın tarafları ile sebebinin aynı olması yeterli olmayıp, aynı zamanda ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekirken, sözü edilen Mahkeme kararlarından ilkinin hüküm fıkrasının, OHAL Komisyonu kararının reddine ilişkin olduğu; bakılan ikinci davadaki talep sonucunun ise davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yeniden kamu görevine iade edilmesi yolundaki başvurunun reddine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı işlemi olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci, yani bu davaya ait talep sonucu aynı olmadığından Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, işbu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen Mahkeme kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. <br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> 672 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yeniden göreve başlatılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>Dairemizce dava konusu, davacı tarafından "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat ettiği ileri sürülerek davalı idareye İYUK 10. madde kapsamında başvuru olarak değerlendirilmiş ise de; bu maddenin uygulama şartı, idarece tesis edilen bir işlem olmaksızın idari davaya konu bir talepte bulunulmasıdır. Oysa işlem, dava konusu talep kısmında da belirtildiği üzere, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması işleminin beraat kararı sebebiyle tekrar iptalinin talep edilmesidir. Yani idarenin tesis edilmiş işlemi söz konusu olmakla, başvuru İYUK 11. madde kapsamındadır. Mahkemenin "Kesin hüküm sebebiyle incelenmeksizin ret kararına bakıldığında, ... İdare Mahkemesinin E:..., K:...sayılı kararında, kesin hüküm sebebi olarak yer verilen .... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile örgüte yardım suçundan beraat kararının gerekçelerine yer verilmek suretiyle "irtibat veya iltisaklı olma" kavramları ile birlikte incelenerek değerlendirildiği, yeni hukuki bir durumun varlığının söz konusu olmadığı da belirtilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Kesin hüküm şartlarının var olduğu durumlarda yapılan yeni başvurular ile değişen tarih ve sayının yeni bir işlem olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davaların en kısa sürede ve ekonomik olarak neticelendirilmesi yargılamanın zaruri unsuru olmakla, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br><br></font></p></body></html>
vergi