<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2415 E. , 2025/9502 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2415<br>Karar No : 2025/9502 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. uhdesinde bulunmaktayken şirket birleşmesi nedeniyle adına tescil edilen maden ruhsatlarının devir/tescil işlem sürecinde ödenen devir bedellerinin mükerrer tahsilata neden olduğundan bahisle söz konusu devir bedellerinin tarafına iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar 6100 sayılı Kanun'un 136. maddesinde birleşme durumunda, devralan şirketin devrolunan şirketin mal varlığını bir bütün hâlinde devralacağı hüküm altına alınmış ise de, Devletin mülkiyetinde olan maden kaynaklarının, millî menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, geliştirilmesi ve üretilmesi amacıyla, ilgili usul ve esasların 3213 sayılı Maden Kanunu ve anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan Maden Yönetmeliği'nde belirlendiği ve anılan Kanun ve Yönetmelik'in, belirlenen amacına uygun olarak maden ruhsatlarının devri ile intikaline dair özel ve sınırlayıcı düzenlemelere yer verildiği anlaşılmış olup, bu itibarla, Kanun ve Yönetmelik'te devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacağı ve devrin Bakanlık onayı ile gerçekleşeceği kuralına yer verildiği, bu kuralın istisnasının ise Yönetmelik'in 82/7. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, buna göre yalnızca tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişiklikleri ile mahkeme kararı gereğince devir yapılması durumunda, ruhsat devir bedelinin alınmayacağının belirtildiği, bu durumda; ruhsat devri yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacağı yönündeki düzenlemenin istisnasının tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişiklikleri ile mahkeme kararı gereğince devir yapılması durumları olduğu ve bu hususların Maden Yönetmeliği'nde tahdidi olarak sayıldığı göz önünde bulundurulduğunda, ticaret şirketlerinin birleşmesi durumunun istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılarak ödenen devir bedelinin mükerrer tahsilata neden olduğu gerekçesiyle iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, farklı bir şirkete bedel karşılığı bir devrin söz konusu olmadığı, ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi bünyesinde şirket birleşme sürecinin söz konusu olduğu, dolayısıyla davalı idarece devir bedeli kapsamında yapılan mükerrer tahsilatın aleyhlerine sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, hukuki dayanaktan yoksun temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin gerekçeli olarak reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket tarafından, ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. uhdesinde bulunmaktayken 05/01/2021 tarihinde gerçekleşen şirket birleşmesi nedeniyle adına tescil edilen maden ruhsatlarının devir/tescil işlem sürecinde ödenen devir bedellerinin mükerrer tahsilata neden olduğundan bahisle söz konusu devir bedellerinin tarafına iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne; 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.'' hükmüne; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta, ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. uhdesinde bulunmaktayken şirket birleşmesi nedeniyle ... Çimento Fabrikaları adına tescil edilen maden ruhsatlarının devir/tescil işlem sürecinde davalı idarece devir bedeli talebinde bulunulması üzerine, davacı tarafından İzmir ilinde bulunan S:... ve S:... sayılı maden sahalarına ilişkin 20/04/2021 tarihinde devir bedellerinin ödendiği, davacı tarafından 3213 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında bir devir söz konusu olmadığından bahisle hukuka aykırı bir şekilde mükerrer tahsilata neden olunduğu ileri sürülerek davalı idareye 13/08/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Maden Yönetmeliği'nin 82/7. maddesine göre işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, anılan işlemin İzmir ilinde bulunan maden ruhsat sahasına ilişkin devir bedelleri yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin tesis edilmesi durumunda, bu işlemin iptali talebiyle açılan davalarda dikkate alınacak genel dava açma süresini düzenlemekte; 11. maddesi, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin idari dava açmadan önce işlemin "kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" talebiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru halinde dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik kurallar getirmekte; 10. maddesi ise, önceden idari bir işlem tesis edilmediği durumlarda, idari bir işlem tesisi istemiyle idareye yapılan başvurular üzerine açılacak davalarda süre yönünden uygulanması gereken kuralları belirlemektedir. Özet olarak, 11. maddede ilgili hakkında daha önce tesis edilen bir idari işlemin "kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi"nin istenmesi halinde dava süresinin ne şekilde hesaplanacağı düzenlenmişken, 10. madde uygulamasında, idarece tesis edilen bir işlem mevcut değilken, ilgilinin hakkında idari işlem yapılması amacıyla idareye yaptığı başvuru üzerine tesis edilen olumsuz işleme karşı açılacak davanın süresinin ne şekilde hesaplanacağı açıklanmaktadır.<br>Bu durumda, davacı şirketin, davalı idarece dava dışı ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait İzmir il sınırları içinde bulunan maden sahalarına ilişkin olarak istenen ruhsat devir bedellerini 20/04/2021 tarihinde ödediği göz önüne alındığında, ruhsat devir bedeli istemine ilişkin işlem ile kendi iradesiyle yaptığı ödemeden en geç ödemenin yapıldığı 20/04/2021 tarihinde haberdar olduğu (öğrendiği) sabit olup, dava açma süresini başlatan bu öğrenme tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açması veya 11. madde kapsamında başvuru yapması gerekirken, bu yönde bir başvuru yapılmadığı gibi dava da açılmadığından dava açma süresinin geçirildiği, bu tarih geçirildikten sonra 13/08/2021 tarihinde ödemenin iadesi istemiyle yapılan başvurunun ve bu başvuruya ... tarih ve ... sayılı sayılı işlemle cevap verilmesinin de dava açma süresini ihya etmeyeceği anlaşıldığından, dava açma süresi geçirildikten sonra idareye yapılan 13/08/2021 tarihli başvurusunun reddi üzerine 08/09/2021 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığından, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda, işin esasına girilerek davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 05/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br> <br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi