<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/1654 E.  ,  2025/2047 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/1654<br>Karar No : 2025/2047 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle, 2016 yılının Ocak ve Şubat, Nisan ila Temmuz dönemleri için re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. ve 102. maddesi hükümleri açıklanmak suretiyle, olayda, cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun tetkikinden, inceleme "Olur" tarihinin 25/06/2019 olduğu, davacıya incelemeye başlama tutanağının imzalanması ve incelemeye ilişkin bilgi verilmesi amacıyla 25/07/2019 tarihinde kendisinin mernis sisteminde kayıtlı adresine tebliğ edilmek üzere çıkarılan yazının tebliğ edilememesi üzerine 29/07/2019 tarihinde ikinci defa tebligata çıkarıldığı, bu tarihte de davacıya ulaşılamadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca tebligat memuru tarafından ilgili adresin kapısına tebligat pusulasının yapıştırıldığı ve bu suretle tebligat yapıldığı görülmüş ise de, davacının mernis sisteminde kayıtlı adresinde ilgili evrakın birinci defa 25/07/2019 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için en az 15 gün beklenilmesi gerekirken, bu süreye uyulmaksızın tebliğ evrakının 29/07/2019 tarihinde ikinci defa tebligata çıkarıldığı, bir başka ifadeyle münasip bir sürenin beklenmediği, bu nedenle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 140. maddesinin 1. ve 2. fıkraları hükmü uyarınca usulüne uygun olarak başlanılmış bir incelemenin bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle, 2016 yılının Ocak ve Şubat, Nisan ila Temmuz dönemleri için re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde, vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanun'da açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği; 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde ise, bu Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese (MERNİS) tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde de, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneğine yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 140. maddesinde ise vergi incelemesi yapanların yaptıkları inceleme sırasında uymaya mecbur oldukları esaslar sayılmak suretiyle belirtilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Olayda; incelemeye başlama tutanağının imzalanması ve incelemeye ilişkin bilgi verilmesi amacıyla düzenlenen yazının, davacının mernis sisteminde kayıtlı adresinde 25/07/2019 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine, aynı adrese 29/07/2019 tarihinde 2. defa gidildiği, bu tarihte de davacıya ulaşılamadığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca tebligat pusulası yapıştırılmak suretiyle tebliğ işlemlerinin tamamlandığı, iki tebligat arasında beklenilen sürenin (4 gün), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. ve 102. maddeleri uyarınca makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı yolundaki Mahkeme yargısında isabetsizlik bulunmamakla birlikte; vergi inceleme emri ile incelemenin başladığı göz önüne alındığında söz konusu yazının usulüne uygun tebliğ edilmemesinin usuli eksiklik olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla işlemin uygulanabilirliğini etkilemeyeceğinden işin esasının incelenerek cezalı tarhiyata dayanak alınan vergi inceleme raporundaki tespitlerin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle işlemi iptal eden temyize konu kararda isabet bulunmamıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> <br>(X) KARŞI OY :<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi