<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/7023 E.  ,  2025/2960 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/7023<br>Karar No : 2025/2960<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI)... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> Vekili : Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ... Toplu Tüketim Gıda İnşaat İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi<br> Vekili : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br>Dava konusu istem: Davacının kayıtlarına intikal ettirdiği sahte faturalarla maliyetlerini artırarak kurum kazancını azalttığı yolunda saptamaları içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporuna istinaden adına 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br> <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarına kayıtlarına aldığı ... İnşaat Gıda Maddeleri Temizlik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda, söz konusu şirketin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve gerçek olduğuna kanaat getirilen tüm alımların gerçekte davacı şirket tarafından yapıldığı, belirtilen şirketin paravan olarak kurulduğu, fiilen davacı şirkete ait olan emtianın maliyetlerini yükseltmek amacıyla komisyon karşılığı olmaksızın sahte belge düzenlemek için faaliyet gösterdiği, 2016 ve 2017 yıllarında düzenlediği faturaların tamamının gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın ve komisyon karşılığı olmaksızın tanzim edildiğinin ortaya konulduğu, davacının, 2016 yılında yasal defter ve beyanlarına maliyet olarak intikal ettirdiği 70.493.722,01-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması ve bunun yerine adı geçen şirket adına yapılan 54.779.207,00- TL tutarındaki alışlarına ilişkin tutarın davacının maliyetlerine eklenmesi gerektiği değerlendirilerek fark tutar üzerinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2017 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br>Davacı tarafından, faturaları kayıtlara alınan firmanın kendileri ile ilişkili firma olduğu, faaliyetinin yok sayılamayacağı ancak transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirme yapılabileceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. <br><br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Adına düzenlenen vergi inceleme raporuyla, alımlarını gerçekleştirdiği ... İnşaat Gıda Maddeleri Temizlik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin bir ticari organizasyonunun bulunmadığı, 2016 ve 2017 yıllarında davacı adına düzenlediği faturaların tamamının gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı, 2016 yılında yasal defter ve beyanlarına maliyet olarak intikal ettirdiği 70.493.722,01-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması ve bunun yerine adı geçen şirketin 54.779.207,00-TL tutarındaki alışlarının davacı tarafından yapıldığının kabulü ile belirtilen tutarın maliyetlerine eklenmesi suretiyle 2016 yılı için kurumlar vergisi ile aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için geçici verginin re'sen salındığı, tekerrür hükümleri gereğince artırılarak üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır.<br>213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması halinde matrahın re'sen takdir edileceği; aynı Kanun'un 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fırkasında, kurum kazancının, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı kural altına alınmış olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden bölümü ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br>Vergi incelemesi; inceleme yapmaya yetkili olanlar tarafından, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla yapılan faaliyet olup vergi mevzuatımızın gerçek ve safi gelirin vergilendirilmesini esas aldığı, re'sen vergi tarhının ise yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları gelirlerinin, gerçeğe en yakın bir biçimde saptanmasını sağlamayı amaçladığı dikkate alındığında, tarhı gereken verginin belirlenmesi sırasında, gerekli inceleme ve araştırmanın kapsamlı bir şekilde yapılması, matraha ilişkin verilerin hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda, davacı şirketin kayıtlarına intikal ettirdiği sahte faturalarla maliyetlerini artırarak kurum kazancını azaltmak suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı hususunun vergi inceleme raporuyla ortaya konulduğu dolayısıyla re'sen tarh nedeninin gerçekleştiği olayda, inceleme elemanınca 70.493.722,01-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması ve bunun yerine adı geçen şirket adına yapılan 54.779.207,00- TL tutarındaki alışların davacı tarafından yapıldığı kabul edilmek suretiyle gerçek maliyetinin belirlenmesine ilişkin tutar somut olarak ortaya konulmadığı gibi ortaya çıkan yeni durumda sektörel karlılık durumu da araştırılmadığından eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idare temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden bölümü ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>4. Kararın; üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 20/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br> Davacı hakkında, düzenlenen vergi inceleme raporuyla davacının alımlarını gerçekşetirdiği ... İnşaat Gıda Maddeleri Temizlik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin bir ticari organizasyonun bulunmadığı, 2016 ve 2017 yıllarında davacı adına düzenlediği faturaların tamamının gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı, 2016 yılında yasal defter ve beyanlarına maliyet olarak intikal ettirdiği 70.493.722,01-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması ve bunun yerine adı geçen şirket adına 54.779.207,00-TL tutarındaki alışlarının davacı tarafından yapıldığı kabulü ile belirtilen tutarın davacının maliyetlerine eklenmek suretiyle 2016 yılı için kurumlar vergisi tarhiyatının yapıldığı anacak oluşan durma göre sektörel karlılık durumunun inceme elamanınca araştırılmadığı anlaşılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20. maddesinin 1. bendinde Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. Bu ilke uyarınca idari yargı yerleri, uyuşmazlık konusu olayı hukuki çözüme kavuşturma açısından her türlü inceleme ve araştırmayı yapma, iddia ve savunmalarda ortaya konulan hususlara ilişkin bilgi ve belgeleri isteme ve inceleme yetkisine sahiptir.<br>Vergi Mahkemesince, 2577 sayılı Yasanın anılan 20. maddesi kapsamında emsal araştırması ve sektörel karlılık oranları araştırılarak hasıl olacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi