<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/2729 E. , 2025/7769 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2729<br>Karar No : 2025/7769 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem:Davacı şirkete ait Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verme fiili ikinci kez işlediğinden bahisle kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait Özel... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında getirilen birinci mali yönden teklife ilişkin tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edilip bu işlemden davacı şirketin haberdar olması sağlandıktan ve davacı şirkete Anayasal bir hak olan hak arama hürriyeti kapsamında anılan işleme karşı itiraz edilmesi ve/veya ilgili mahkemelerde dava konusu etme hakkı verildikten sonra ikinci mali yönden teklifle birlikte kurum açma izni ve işyeri açama ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi gerektiğinden mali yönden getirilen tekliflere ilişkin işlemlerin usulüne uygun tebliğ edilmeksizin tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2020 yılı Eylül ayına ilişkin olarak kurumda öğrenim gören R.A. isimli öğrencinin 15/09/2020 tarihli 1. bireysel ders saatine (09:00-09:40) ilişkin kamera kaydının sunulamaması nedeniyle yersiz ve haksız ödemeye sebebiyet verilmesi fiilinden sonra 2021 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül aylarına ilişkin olarak kurumda grup eğitimi alan 5 öğrencinin de eğitim aldığına dair kamera kaydının sunulamaması nedeniyle yersiz ve haksız ödemeye sebebiyet verilmesi fiilinin tekrarlandığı hususunun sabit olduğu, ayrı ayrı dönemlere ait farklı işlemler kapsamında kamera kaydının sunulamaması şeklinde gerçekleşen eylemlerin sübuta erdiği; bu ihlaller, tekerrüre esas alınmak suretiyle davacı şirkete ait kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, birinci mali cezadan sonra kurumun açık ve net bir şekilde tekrarı halinde kurumun kapatılacağına ilişkin uyarılmadığı, dolayısıyla tekerrür şartının sağlanmadığı, soruşturma raporunda yer verilen öğrencilere eğitim verilmediğine ilişkin velilerin ve öğretmenlerin beyanının alınmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kamera kayıtlarını muhafaza etmekle yükümlü olan kurumun eğitim alan öğrencilerin kuruma geldiklerini ispat edemediği, ayrı ayrı dönemlere ait farklı işlemler kapsamında kamera kaydı sunulamaması şeklinde gerçekleşen eylemlerin sübuta erdiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacı şirkete ait Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesinde faaliyet gösteren Özel ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 2020 Eylül ayına ait kamera görüntüleme sistemi ile ilgili yapılan denetim sonucunda, kurumda öğrenim gören R.A. isimli öğrencinin 15/09/2020 tarihli 1. bireysel ders saati (09:00-09:40) kamera kaydının olmadığının tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu düzenlenmiş olup; ...... tarih ve ... sayılı Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işlemi ile davacıdan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2020 yılı Eylül ayı için 1.097,11-TL'nin iki katı olan 2.194,22 TL'nin geri ödenmesi talep edilmiş ve söz konusu bedel 07/09/2021 tarihinde davacı şirket tarafından yasal faiziyle ödenmiştir.<br>Davacı şirkete ait iş yerinin şikayet edilmesi üzerine başlatılan bir başka inceleme neticesinde ise, 2021 yılının Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında grup eğitimi alan 13 öğrenciden 5 öğrencinin kamera görüntülerine rastlanmaması üzerine ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu düzenlenmiş olup; ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacı tarafından gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam (662,75TLx2=) 1.325,50 TL'nin ödenmesi talep edilmiş ve 652 sayılı KHK'nın 43. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen fiilleri ikinci kez ihlal ettiği gerekçesiyle anılan kurumun kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmiştir.<br>... İdare Mahkemesi'nin... tarihli Ara Kararına cevaben davalı idarece gönderilen ... tarihli ve E-... sayılı yazıdan; ... tarihli ve E-... sayılı işlemin davacı hakkında uygulanan birinci mali ceza için tesis edildiği ancak tebliğ belgesi düzenlenmeksizin kuruma gönderildiği, ... tarihli ve E-... sayılı işlemin ise ikinci mali ceza için tesis edildiği ve davacı şirkete ait kuruma usulüne uygun tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Özel eğitim giderleri" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; "Engelliler için sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuyla asgari %20 oranında engelli olduğu, 18 yaş altı çocukların Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile özel gereksinimi olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, zihinsel, bedensel yetersizliği olan bireyler ile dil ve konuşma, özel öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerden ilgili destek eğitim programında belirtilen yaşlardaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu engelli bireylerin engel grupları ve dereceleri ile engelinin niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yönetmelikle belirlenir." hükmü, 2. fıkrasında; "Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 5. fıkrasında "Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.<br>" hükmüne yer verilmiştir.<br>18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Ödeme" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında "Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon birimine ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden engelli bireylerin aylık destek eğitimi giderleri, Maliye Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten kurumca engelli bireye bir ayda sekiz ders saati bireysel ve/veya dört ders saati grup eğitimi verilmesi şartıyla kurumlara ödenir. Ancak, engelli bireylere herhangi bir nedenle ayda sekiz ders saati bireysel ve dört ders saati grup eğitiminin tamamının verilememesi hâlinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca bireysel eğitim için belirlenen tutarın sekize, grup eğitimi için belirlenen tutarın ise dörde bölünmesiyle bulunan sayı, kurumca verilen ders saati sayısı ile çarpılarak elde edilen tutar kurumlara ödenir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Doktrinde genel kabul gören tanıma göre tekerrür; bir ceza yaptırımına uğradıktan sonra yeniden suç işleyen kimsenin durumudur ve bu durumdaki kimselere "mükerrir" denilmektedir. Hukuka aykırı bir fiilin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bu kapsamda, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için failin hukuka aykırı bir fiili birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp tekerrüre esas alınan fiili nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra tekrar aynı eylemde bulunmuş olması gerekmektedir.<br>Bununla birlikte, belirli bir kesinlik içinde yasada hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve fiilerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerektiğinden, hukuka aykırı bir fiilin gerçekleştiği tarih itibarıyla hakkında daha önce verilen bir ceza bulunmayan kişinin tekerrür hükümleri uygulanarak cezasının artırılması hukuk devleti ilkesine uygun düşmemektedir. Suçu işlediği tarihte henüz mükerrir olarak kabulü mümkün olmayan kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanması, suç ve cezaların yasallığı ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.<br>Bu bakımdan, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki fiilin her halde ilk fiil için tesis edilen işlemin ilgilisine tebliğinden sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olması gerekmektedir. <br>Uyuşmazlıkta; birinci mali cezaya ilişkin... tarihli ve E-... sayılı işlemin tebliğ belgesi düzenlenmeksizin kuruma gönderildiği ve davacı tarafından bu işlemde yer alan bedelin 07/09/2021 tarihinde ödendiği anlaşılmakta olup; 07/09/2021 tarihinde davacı şirketin birinci mali cezadan haberdar olduğu kabul edilse dahi 05/01/2022 tarihli dava konusu işleme esas teşkil eden soruşturma raporundan fiillerin işlendiği tarih aralığının 01/05/2021- 30/08/2021 olarak gösterildiği dikkate alındığında dava konusu işleme esas teşkil eden fiillerin tekerrür hükmüne esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda; tekerürre ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi için, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verilmesi fiilinin tespit edilip cezai yaptırım kararı davacıya tebliğ edildikten sonra, yeniden yapılan denetimde de aynı mevzuata aykırılıkların tespiti halinde yine Kanunda öngörülen tekerrüre ilişkin cezai yaptırım kararının uygulanması gerekirken, tekerrür durumu oluşmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Nitekim; İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/05/2025 tarih ve E:2024/653, K:2025/1005 sayılı, 14/07/2025 tarih ve E:2025/60, K:2025/1542 sayılı kararları da bu yöndedir.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine iişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:...K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi