<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2352 E. , 2025/4633 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/2352<br>Karar No : 2025/4633 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı (E-Tebligat) <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : <br>1- ... <br> 2- ...<br>3- ...<br>4- ...<br>5-...<br>6- ...<br>7-...<br>8- ...<br>9- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Yenilenebilir Enerji Ticaret Limited Şirketi <br><br>DİĞER DAVACILAR : <br>1- ...<br>2- ...<br>...<br>38- ...<br>39- ...<br><br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; iptale ilişkin kısmının davalı idare tarafından, ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının ise adı geçen davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,... sayılı parseller sınırları içerisinde ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Taşlık Güneş Enerji Santrali (39,0 MWm / 30,0 MWe; 45,4 ha) ve Enerji Depolama Tesisi (30,0 MWe / 30,6 MWh) projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... karar sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dilekçesi ile eki bilgi belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacılardan..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönlerinden; dava konusu proje alanının etki alanında veya yakınında ikamet etmedikleri, bu alanda herhangi bir taşınmazlarının da bulunmadığı, ayrıca dava dilekçesinde davacıların ikamet etmekte oldukları taşınmazların veya herhangi bir taşınmazlarının projeden olumsuz etkileneceğine ilişkin bir iddialarının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; ÇED olumlu kararı ile davacıların kişisel, güncel ve meşru bir menfaatlerinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle bakılan davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.'', ÇED Olumlu kararının diğer davacılar yönünden değerlendirilmesinden; ''...davacılar vekili tarafından, dava konusu parsellerde bulunan Roma dönemi taş ocağı ile sarnıçlar hakkında inceleme yapılması maksadıyla Mardin Müze Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduklarına dair 20/11/2024 tarihli dilekçenin dosyaya ibraz edildiği; Mahkememizin 27/01/2025 tarihli ara kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden ve Mardin Müze Müdürlüğü'nden; "Dava konusu Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,... parseller üzerindeki taşınmazlarda 2863 sayılı Yasa kapsamında taşınır/taşınmaz herhangi bir kültür varlığının bulunup bulunmadığının sorulmasına, yapılan/yapılacak araştırma sonucunda davacı vekilinin 20/11/2024 tarihli dilekçesinde yer alan Roma dönemi taş ocağı ile sarnıçların niteliği hususunda bilgi verilmesinin istenilmesi," kararına istinaden Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün... tarihli ...sayılı cevabi yazısında "... Roma dönemi taş ocağı ve sarnıçların tesciline yönelik konu Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Şubat ayı toplantı gündeminde değerlendirilecektir." yönelik açıklamanın yer aldığı; bunun üzerine Mahkememizin 21/02/2025 tarihli ara kararı ile mezkur parseller üzerindeki taşınmazlara ilişkin; Roma dönemi taş ocağı ve sarnıçların tesciline yönelik konu Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Şubat ayı toplantı kararları ile değerlendirme sonucunun, Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine kararına istinaden 06/03/2025 tarihinde Mahkememize sunulan Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ...sayılı cevabi yazısında "Müdürlüğümüz arşiv kayıtlarından yaptığımız incelemeler sonucunda; Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, mülkiyeti özel ve Hazineye ait, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsellerde yer alan Kaya konutları ve sarnıçların tesciline yönelik konu Mardin Kültür. Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Şubat ayı toplantı gündeminde değerlendirilmiştir. İlgi yazıda belirtilen söz konusu Roma Dönemi Taş ocağı ve sarnıçların bulunduğu alan Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından... tarih ve ... sayılı kararıyla Taşlık Yerleşim Alanı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiş olup 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma ve Kullanma Şartları belirlenmiştir." olarak yer aldığı buna ilişkin Kurul kararı ile sit haritası ve sit alanını gösterir uydu görüntüsünün dosyaya sunulduğu görülmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; yukarıda aktarılan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ekleri bir bütün olarak incelendiğinde, ÇED kararına ilişkin projenin bulunduğu yerde duyarlı yöreler (örneğin sit alanları) varsa bu hususa ve bu kapsamda alınacak tedbirlere ilişkin olarak ÇED dosyasında/raporunda mutlaka gerekli bilgi ve belgelere yer verilmesinin gerektiği, olayda da uyuşmazlık konusu proje sahasının bir kısmının; yargılama esnasında Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... Sayılı Kararıyla I. derece arkeolojik sit alanı tescillenmiş olması nedeniyle ÇED raporunda bu hususla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakta olup, bu yönüyle arkeolojik sit alanı tespiti karşısında, uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygunluğunun duyarlı yöreler-sit alanı bakımından ve bu suretle eksik/yetersiz hazırlanan nihai ÇED raporuna istinaden tesis edilen dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına ilişkin işlemin bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırı olduğu; diğer yandan; I. derece arkeolojik sit alanlarının 2863 sayılı Yasa ve tali mevzuat kapsamında en üst düzeyde koruma statüsünü haiz olduğu, bu alanlardaki yapılaşma durumunun yukarıda atıf yapılan İlke Kararı ile düzenlendiği, buna göre kural olarak bu alanlarda hiçbir yapılaşmaya izin verilemeyeceğinin, ancak aynı Kararda istisnai ve tahdidi olarak sayılan (belli alt yapı uygulamaları ve zorunlu geçici yapılar gibi) belli yapılaşmalara müsaade edilebileceğinin açık olduğu, bu doğrultuda anılan İlke Kararına bakıldığında uyuşmazlık konusu proje kapsamında yapılması planlanan Taşlık Güneş Enerji Santrali (39,0 MWm / 30,0 MWe; 45,4 ha) ve Enerji Depolama Tesisi ( 30,0 MWe / 30,6 MWh) projesinin, I. derece arkeolojik sit alanında yapılmasının hukuken mümkün olmadığı (dosyadaki ara karar cevabı ve eki krokiden 'Taşlık Güneş Enerji Santrali (39,0 MWm / 30,0 MWe; 45,4 ha) ve Enerji Depolama Tesisi (30,0 MWe / 30,6 MWh)' projesinin kısmen I. derece arkeolojik sit alanında kaldığı anlaşılmıştır), 2863 sayılı Yasanın ve bu Yasaya istinaden çıkarılan İlke Kararının açık düzenlemesi karşısında uyuşmazlık konusu proje sahasında (dava konusu işleme esas olan mevcut sınırları itibariyle) işleme konu proje kapsamındaki yapıların inşâsının ve böylece projenin mevcut hâliyle icrasının hukuken mümkün olmadığı, hâl böyle olunca da mevcut durum itibariyle koruma mevzuatına aykırılık teşkil eden uyuşmazlık konusu proje için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Diğer yandan dava konusu edilen Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... parsellere ilişkin olarak davacı ... adına 2022 ve 2023 üretim yılı için; davacı ... adına 2024 üretim yılı için arazinin niteliği hususunda (sulu/kuru) Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesinin sunulduğu, Mahkememizin 27/01/2025 tarihli ara kararları ile ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin mevcut niteliğinin (sulu/susuz tarım) hangisi olduğu hususunun sorulması üzerine davalı idare yanında müdahil olarak yer alan ... Enerji Ticaret Limited Şirketi'nin 06/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında mezkur parsellerin susuz tarla olarak kaydedildiği buna mukabil Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 05/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden, mezkur ada ve parsellere ilişkin sulu tarım belgesinin bulunduğu; dava konusu işleme dayanak nihai ÇED raporunda Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin susuz tarım niteliğinde olduğu bilgisinin yer aldığı, nihai ÇED raporu hazırlanırken mezkur parsellere ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesindeki veriler ile Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'deki sulu tarım belgesinin dikkate alınmadığı ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği alternatif alan değerlendirmesi yapılmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun bu yönüyle de Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun hazırlanmadığı (duyarlı yöreler-sit alanı bakımından eksik hazırlandığı) ve bu suretle eksik/yetersiz hazırlanan nihai ÇED raporuna istinaden tesis edilen dava konusu edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına ilişkin işlemin bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, proje/başvuru sahibince mevcut I. derece arkeolojik sit alanı ile sulu tarım arazilerinin sınırları göz önüne alınarak uyuşmazlık konusu proje hakkında yeniden dosya/rapor hazırlanması, sulu tarım arazisine ilişkin alternatif alan değerlendirmesi yapılması, bu kapsamda proje (ve özellikle proje kapsamında yapılacak yapıların) sınırlarının gözden geçirilmesi veya değiştirilmesi ve sit alanının korunması itibariyle Koruma Bölge Kurulundan gerekli izinlerin ve görüşlerin alınması (özetle koruma mevzuatına uygun hareket edilmesi) suretiyle, uyuşmazlık konusu proje ile ilgili olarak ÇED mevzuatı kapsamında yeniden işlem tesis edilebileceği hususu da ifade edilmelidir.'' gerekçeleriyle davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve ... yönlerinden davanın ehliyet yönünden reddine; diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>1-Temyiz isteminde bulunan davacılar tarafından; davaları ehliyet nedeniyle reddedilen kişilerin tamamının ... Köyü'nden oldukları, taşınmazlarının ya babalarının ya da büyük kardeşlerinin adlarına kayıtlı olduğu, resmi olarak ileride hak sahibi olacağı kesin olan veya fiili olarak kendisine ait olan taşınmazların bulunması sebebiyle, kişisel, güncel ve meşru menfaatlerinin bulunduğunun kabulü ile kararın, ehliyet yönünden redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2-Davalı tarafından; proje alanıyla ilgili eko sistem değerlendirmesinin Nihai ÇED Raporunda irdelendiği, bilimsel veriler çerçevesinde ve ilgili kurumların meri mevzuatı kapsamında hazırlandığı, mera alanlarının aynı amaçla kullanımına devam edilebilmesi için girişlere ve geçişlere kontrollü olarak müsaade edileceğinin taahhüt edildiği, projede kamu yararı bulunduğu, proje konusu faaliyete başlamadan önce 5403 ve 4342 sayılı Kanunlar uyarınca alınması gerekli izinler için başvuruların yapılacağı, dava konusu işlemde titizlikle ve etraflıca değerlendirme yapıldığı, mevzuata uygun şekilde hareket edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI:<br>1-Davalı tarafından; davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-Davalı yanında müdahil tarafından; savunma verilmemiştir.<br>3-Temyiz isteminde bulunan davacılar ve diğer davacılar tarafından; savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br> Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,..., ...,...,...,...,...,...sayılı parseller sınırları içerisinde ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Taşlık Güneş Enerji Santrali (39,0 MWm / 30,0 MWe; 45,4 ha) ve Enerji Depolama Tesisi (30,0 MWe / 30,6 MWh) projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... karar sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br>2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. <br><br>29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği'nin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (e) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED): Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları", (ı) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi inceleme alanı: Yapılması planlanan projenin ana ve yardımcı ünitelerinin de içerisinde bulunduğu koordinatlarla sınırlandırılan alanı", (i) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını", (r) bendinde; " Etki: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin; hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikleri,", (t) bendinde;" Halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı: ÇED sürecinin başlangıcından sonuna kadar, halkı proje hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere paydaş katılım planında detayları belirlenen her türlü etkinliği, (broşür, tanıtıcı film, resmi duyuru, toplantı, bilgilendirme ofisi ve benzeri)" olarak tanımlanmış, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde " (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/ kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." hükmüne, "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya il müdürlüğü tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile 10 takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED raporu ve eklerinin proje sahibinin taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve taahhüdü imzalayan yetkilinin noter onaylı imza sirküleri ile ticari sicil gazetesi 5 iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından noter onaylı imza sirküleri ile ticari sicil gazetesi istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı verir. Verilen karar görüşü alınan komisyon üyesi kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. (4) Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı, karar tarihinden itibaren Bakanlık ve il müdürlüğü internet sitesinde süresiz, askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur. (5) "ÇED Olumlu" kararı verilen proje için 5 yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda "ÇED Olumlu" kararı geçersiz sayılır. (6) Yatırıma başlanılmamış olan projeler için verilen ÇED Olumlu kararları, proje sahibinin talebi ve talebin Bakanlık tarafından uygun görülmesi halinde geçersiz sayılır. Bu şekilde geçersiz sayılan kararlar Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasında ilan edilir" düzenlemelerine yere verilmiştir. <br>Ayrıca aynı yönetmeliğin (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali) "Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi" başlıklı ek-1 listesinin 43. maddesinde, proje alanı 20 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 10MWm ve üzerinde olan güneş enerji santrallerine yer verildiği görülmektedir. <br> <br>Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br><br>Davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve ... yönlerinden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı bakımından; <br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>Diğer davacılar yönünden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı bakımından ise;<br>Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan 17.10.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda, Ziraat Mühendisliği Bakımından Değerlendirmede; Proje alanı içerisinde bulunan alanlarda kuru tarım şeklinde tarla tarımı yapıldığı, herhangi bir bahçe bitkisi tarımı yapılmadığı, keşif sırasında yapılan inceleme ve gözlemlerde, alanda etkili toprak derinliğinin sığ olduğu, arazinin bazı kesimlerinin düz ve düze yakın, bazı kesimlerinin ise yaklaşık %15-20 eğime sahip olduğu, bazı kesimlerde taşlılık sorununun bulunduğu, mevcut durumda sulu tarım yapılmadığı, keşif tarihinde sulanarak yetiştirilen herhangi bir yazlık bitki bulunmadığı, bazı parsellerde kışlık olarak yetiştirilen buğday veya arpa anız kalıntılarının bulunduğu bazı parsellerde ise herhangi bir bitki kalıntısının bulunmadığı tespit edildiği, 20 yıllık uzun yıllar verilerine göre Mardin ilinin yıllık yağış toplamının 610 mm civarında olduğu, yağışın yıl içerisinde düzensiz olduğu ve Nisan-Ekim ayları arasındaki dönemde yağışların bitkisel üretimin yapılabilmesi için oldukça yetersiz olduğu dikkate alındığında, bitkisel üretim açıdan yarı kurak bir bölge olarak değerlendirildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatının arazi kullanım kabiliyet sınıfları bölümünde, fazla meyil içeren, erozyon tehlikesi bulunan, toprak karakterleri kötü olan, iklimin toprak üzerinde bitkisel üretimi kısıtlayıcı etkisinin bulunduğu, bitkisel üretimde verimliliğin düşük olduğu alanlar “IV. Sınıf araziler” olarak değerlendirildiği, bu tür alanlarda tarla veya bahçe tarımı yapmak uygun olmadığından, eğer bir tarımsal faaliyet sürdürülecekse, devamlı olarak mera gibi çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği alanlar olarak değerlendirilmesinin daha ekonomik olacağı bilinmekte olduğu, bu nedenlerle, proje alanı içerisindeki alanlarda entansif tarım yapılmasının mümkün görülmediği, yalnızca yağışa bağımlı olarak (Rainfed) şartlarda kısıtlı sayıda bitkinin yetişebileceği bir tarım sisteminin uygulanabileceği ve bitkisel verimliliğin de ekonomik açıdan tatminkar seviyelerde olmayacağı değerlendirildiği, yine raporun sonuç kısmında, proje alanının yarı kurak bir bölgede bulunduğu, yalnızca yağışa bağımlı şekilde tarım yapıldığı, bitkisel üretim için toprak derinliğinin sığ olduğu, bazı kesimlerde eğim ve taşlılık sorunu bulunduğu, mevcut durumda sulu tarımın yapılmadığı, bu nedenlerle projenin tarımsal açıdan çok önemli bir eksikliğe yol açmayacağı, tarımsal açıdan ortaya çıkacak eksikliğin kabul edilebilir düzeyde olduğunun değerlendirildiği, projenin tarım alanlarına olumsuz bir etkisinin olmayacağı yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, temyize konu kararda ise, tarımsal tespitler yönünden söz konusu rapora itibar edilmeyerek, ''...Mahkememizin 27/01/2025 tarihli ara kararları ile ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin mevcut niteliğinin (sulu/susuz tarım) hangisi olduğu hususunun sorulması üzerine davalı idare yanında müdahil olarak yer alan ... Yenilenebilir Enerji Ticaret Limited Şirketi'nin 06/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında mezkur parsellerin susuz tarla olarak kaydedildiği buna mukabil Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 05/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden, mezkur ada ve parsellere ilişkin sulu tarım belgesinin bulunduğu; dava konusu işleme dayanak nihai ÇED raporunda Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin susuz tarım niteliğinde olduğu bilgisinin yer aldığı, nihai ÇED raporu hazırlanırken mezkur parsellere ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesindeki veriler ile Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'deki sulu tarım belgesinin dikkate alınmadığı ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği alternatif alan değerlendirmesi yapılmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun bu yönüyle de Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun hazırlanmadığı''... gerekçesi ile de dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Davada; Mahkeme kararında belirtilen Ziraat Mühendisliği disiplini dışındaki iptal gerekçeleri yerinde olmakla birlikte, konu Ziraat Mühendisi bilirkişinin tespitleri özelinde değerlendirildiğinde, her ne kadar temyize konu kararda, dava konusu işleme dayanak nihai ÇED raporunda Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin susuz tarım niteliğinde olduğu bilgisinin yer aldığı, nihai ÇED raporu hazırlanırken mezkur parsellere ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesindeki veriler ile Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'deki sulu tarım belgesinin dikkate alınmadığı ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği alternatif alan değerlendirmesi yapılmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun bu yönüyle de Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun hazırlanmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; dosya kapsamındaki bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, proje alanının yarı kurak bir bölgede bulunduğu, yalnızca yağışa bağımlı şekilde tarım yapıldığı, bitkisel üretim için toprak derinliğinin sığ olduğu, bazı kesimlerde eğim ve taşlılık sorunu bulunduğu, mevcut durumda sulu tarımın yapılmadığı, bu nedenlerle projenin tarımsal açıdan çok önemli bir eksikliğe yol açmayacağı, tarımsal açıdan ortaya çıkacak eksikliğin kabul edilebilir düzeyde olduğu değerlendirildiği, projenin tarım alanlarına olumsuz bir etkisinin olmayacağı şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlıkta; Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan ve yukarıda ayrıntıları verilen, yerinde yapılan keşfe dayalı tespitlerin net ve tutarlı olması, bu hususta raporda çelişik bir durum bulunmaması, Nihai ÇED Raporunda, faaliyete başlamadan önce, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca gerekli izinlerin alınacağının taahhüt edilmiş olması, yine Nihai ÇED Raporunda tarım ve mera alanları bakımından alınacak önlemlere yer verilmiş olması hususları da dikkate alındığında, uyuşmazlığın tarım alanları yönünden, Ziraat Mühendisi bilirkişinin tespitleri çerçevesinde çözümlenmesinin somut olay bakımından ve kamu yararı yönünden daha yerinde olacağı kanaatine varılmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; temyize konu Mahkeme kararındaki ''... diğer yandan dava konusu edilen Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsellere ilişkin olarak davacı ... adına 2022 ve 2023 üretim yılı için; davacı ... adına 2024 üretim yılı için arazinin niteliği hususunda (sulu/kuru) Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesinin sunulduğu, Mahkememizin 27/01/2025 tarihli ara kararları ile ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin mevcut niteliğinin (sulu/susuz tarım) hangisi olduğu hususunun sorulması üzerine davalı idare yanında müdahil olarak yer alan ... Yenilenebilir Enerji Ticaret Limited Şirketi'nin 06/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında mezkur parsellerin susuz tarla olarak kaydedildiği buna mukabil Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 05/02/2025 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden, mezkur ada ve parsellere ilişkin sulu tarım belgesinin bulunduğu; dava konusu işleme dayanak nihai ÇED raporunda Mardin ili, Savur ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... numaralı parseldeki arazinin susuz tarım niteliğinde olduğu bilgisinin yer aldığı, nihai ÇED raporu hazırlanırken mezkur parsellere ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim edilen Çiftçi Kayıt Belgesindeki veriler ile Savur Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'deki sulu tarım belgesinin dikkate alınmadığı ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği alternatif alan değerlendirmesi yapılmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun bu yönüyle de Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun hazırlanmadığı (duyarlı yöreler-sit alanı bakımından eksik hazırlandığı) ve bu suretle eksik/yetersiz hazırlanan nihai ÇED raporuna istinaden tesis edilen dava konusu edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına ilişkin işlemin bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.'' ve ''...ile sulu tarım arazilerinin ... sulu tarım arazisine ilişkin alternatif alan değerlendirmesi yapılması,...'' şeklindeki gerekçenin, hüküm metninden çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda; yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve ... yönlerinden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı bakımından oybirliğiyle ONANMASINA, diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı bakımından, Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/09/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br><br>Davada; Mardin ili, Savur ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,... sayılı parseller sınırları içerisinde ... Yenilenebilir Enerji Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Taşlık Güneş Enerji Santrali (39,0 MWm / 30,0 MWe; 45,4 ha) ve Enerji Depolama Tesisi (30,0 MWe / 30,6 MWh) projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... karar sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının iptali istenilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar temyize konu Mahkeme kararı ile uyuşmazlık konusu proje sahasının bir kısmının; yargılama esnasında Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ...tarih ve ... Sayılı Kararıyla I. derece arkeolojik sit alanı tescillenmiş olması nedeniyle ÇED raporunda bu hususla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığı, bu yönüyle arkeolojik sit alanı tespiti karşısında, uyuşmazlık konusu projeye ilişkin nihai ÇED raporunun Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygunluğunun duyarlı yöreler-sit alanı bakımından ve bu suretle eksik/yetersiz hazırlanan nihai ÇED raporuna istinaden tesis edilen dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına ilişkin işlemin bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporu ve davaya konu projeye ilişkin Nihai ÇED Raporu incelendiğinde, davaya konu işlemin tesis edildiği 17/04/2024 tarihi itibarıyla ve öncesi ÇED sürecinde, davaya konu proje alanında tescilli bir arkeolojik sit alanı bulunmadığı, ÇED sürecinde ilgili Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan olumlu görüş alındığı, söz konusu yazıda proje alanında herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı bilgisinin verildiği, iş bu dosyaya ilişkin yargılama süreci içerisinde ise, davacı vekili tarafından, dava konusu parsellerde bulunan Roma dönemi taş ocağı ile sarnıçlar hakkında inceleme yapılması maksadıyla Mardin Müze Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduklarına dair 20/11/2024 tarihli dilekçenin dosyaya ibraz edilmesi üzerine, Mahkemenin 27/01/2025 tarihli ara kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden ve Mardin Müze Müdürlüğü'nden bu konunun sorulduğu, 06/03/2025 tarihinde Mahkemeye sunulan Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ...tarih ve... sayılı cevabi yazısında, söz konusu Roma Dönemi Taş ocağı ve sarnıçların bulunduğu alanın Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından ...tarih ve ... sayılı kararıyla Taşlık Yerleşim Alanı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiş olduğunun, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma ve Kullanma Şartları belirlenmiş olduğunun bildirildiği, bunun üzerine uyuşmazlığın, davaya konu işlem tarihinden sonra, yargılamanın devamı sırasında ortaya çıkan bu yeni hukuki durum çerçevesinde çözümlendiği görülmüştür.<br><br>Uyuşmazlıkta; hukuk devleti, hukuk güvenliği, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde, uyuşmazlığın davaya konu kararın alındığı tarihteki hukuki durum ve meri mevzuat hükümleri dikkate alınmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, dava konusu işlem tarihinde mevcut olmayan, yargılamanın devamı sırasında ortaya çıkan ve yeni bir idari işlemin konusu olan yeni hukuki durumun, iş bu davada dikkate alınabilecek bir husus olmadığı, söz konusu yeni hukuki durum sebebiyle, davaya konu ÇED Olumlu Kararının, ÇED mevzuatı ve kamu yararı yönünden yeniden değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmakta ise bu hususta güncel ve kişisel menfaati olan kişiler tarafından, ilgili idarelere yapılacak başvuru sonrasında ya da ilgili idare tarafından resen yapılacak inceleme neticesinde, ÇED süreci hususunda yeniden bir işlem tesis edilebileceği açık olduğu, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da, ÇED dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde; jeolojik, hidrolik ve hidrojeolojik, Ziraat, Biyoloji, ve Çevresel etki açısından doğru olduğu, dava konusu alanda planlanan Taşlık Güneş Enerji Santrali ve Enerji depolama Tesisinin inşa edilmesi halinde yüzey ve yeraltısularına, çevreye, yerleşim yerlerine, tarım ve orman alanlarına, insan sağlığına olumsuz bir etkisinin olmayacağı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararının 2872 Sayılı Çevre Kanununa, bu kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği’ne ve üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri ve sürdürülebilirlik açısından yerinde olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görüldüğünden, belirtilen gerekçe ile verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçesi değiştirilerek onanması yolunda verilen çoğunluk kararına, belirtilen kısım yönünden katılmıyorum.<br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi