<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/345 E. , 2025/6024 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/345<br>Karar No : 2025/6024<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Bakanlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 3- ... Valiliği - ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu Ankara ili, Yenimahalle İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresindeki taşınmazına, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında el konulduğu ve 20/11/2018 tarihinde teslim edildiği belirtilerek, söz konusu taşınmaza el koyma tarihi ile taşınmazın teslim edildiği tarih arasında mahrum kalındığı ileri sürülen kira geliri ve mevcut hasarlarının tazmini amacıyla (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) toplam 1.657.706-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davanın, davacıya ait taşınmazın projesine uygun hale getirilmesi gideri olan 651.729,04-TL'nin tazmini istemi yönünden incelenmesinden; uyuşmazlıkta davacının taşınmazının 2004 yılından beri FETÖ/PDY bağlantılı kapatılan kurum tarafından kullanıldığı, kira sözleşmesinde kiracıya taşınmazda dilediği her türlü tadilatı yapmak gibi sınırsız bir yetki verildiği, taşınmaza el konulan 2016 yılına kadar taşınmazın ne halde olduğunun hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde net olarak bilinemediği, idare tarafından taşınmazın fiilen kullanılmadığı ve bu haliyle de taşınmazdaki hasarlar ve proje dışına çıkılması ile taşınmaza geçici süre el konulması arasında nedensellik bağının kurulamadığı, bu nedenle davacıya bu kapsamda maddi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların gerçekleşmediği; davanın, davacıya ait taşınmaza ilişkin kira kaybı-kullanım karşılığı olarak 879.815,00-TL ödenmesi istemi yönünden incelenmesinden; uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı ve davalı idarelerin beyanlarının incelenmesinden, davacıya ait taşınmazın fiilen kullanılmadığı, mahrem ve açık yapılanması olan ve yıllarca faaliyetini yürüten FETÖ/PDY ile davacının irtibatı veya iltisakı olup olmadığı hususundaki araştırmanın sonuçlanması ve taşınmaza ihtiyaç duyulmaması nedeniyle taşınmazın teslim edildiğinin görüldüğü, taşınmazın teslimine ilişkin sürenin makul süre içerisinde olup olmadığı hususunun, darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY'nin ülkenin bir çok kurumuna ve yerine sızması ve bu kapsamda yapılacak araştırmaların da kapsamlı olması gerekliliği ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; bu durumda, olağanüstü hal süresi içerisinde, ülkenin içinde bulunduğu durum itibarıyla yapılması gereken ve yapılan işlemlerin haksız olduğunun söylenemeyeceği, idarelerin kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması ve milli güvenliğin korunması amacıyla çeşitli tedbirler almasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu gerekçesiyle davalı idarenin tazmin yükünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazına haksız ve gerekçesiz şekilde el konulduğu, kendisinin FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığının yetkili makamlarca tespit edildiği, taşınmaza el konulduktan sonra davalı Sağlık Bakanlığına bağlı hastane olarak bir süre kullanıldığı, sonrasında ise bakımsız ve güvenliksiz bırakıldığı, hakkında yapılan soruşturma sürecinde defalarca talep edilmesine karşın taşınmazın teslim edilmediği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, haksız el koyma işleminden kaynaklı olarak taşınmazını kullanamadığı ve kira gelirinden mahrum kaldığı, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, takdir yetkisinin keyfi olarak kullandığı iddia edilmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY<br>Davacının maliki olduğu Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresindeki taşınmaz, ... Üniversitesi'ne 01/09/2004 tarihinde hastane binası olarak kiralanmış ve Turgut Özal Üniversitesi Hastanesi olarak kullanılmaya devam edilmiş, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanılan menfur darbe girişimi sonrasında 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK ile Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen vakıf yükseköğretim kurumlarının kapatılarak taşınmazlarına el konulmuş, bu kapsamda davacının maliki olduğu taşınmaza, taşınmazın kapatılan Turgut Özal Üniversitesi'nce kullanıldığından bahisle el konulmuş, yapılan incelemeler sonrasında davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının tespit edilememesi nedeniyle taşınmazın iadesine karar verilerek 20/11/2018 tarihinde davacıya teslim edilmiştir.<br> Bunun üzerine, davacının talebi ile...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyasında ... tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrasında taşınmazın projesine uygun hale getirilebilmesi için 651.729,04-TL harcama yapılması gerektiği yönünde bilirkişi raporu düzenlenmiş; davacı tarafından,... tarihili dilekçe ile davalı ... Valiliği'ne başvurularak, binanın projeye uygun hale getirilme gideri olarak 651.729,04-TL, kira kaybı olarak 126,162,00-TL ve 27 ay 28 günlük kullanım karşılığı olarak 879.815,00-TL olmak üzere toplam 1.657,706-TL'nin ödenmesi talebinde bulunulmuş olup, bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine, taşınmazın 23/07/2016-20/11/2018 tarihleri arasında mühürlenmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen toplam 1.657,706-TL tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin ilk fıkrasında; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer almakta olup, aynı maddenin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralına yer verilmiştir. <br> 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5.maddesinde, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle (Anayasa Mahkemesinin 17/03/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararıyla, 08/02/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "...aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br>(2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir.<br>(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br>(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar. <br>(5) Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir..." kuralı yer almıştır.<br>Anılan K.H.K.'nin uygulanması amacıyla çıkarılan 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin "İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve görevleri" başlıklı 5. maddesinde, "...(2) Komisyon; İdarece tespit edilen ve Hazineye devredilmiş sayılan ve Hazine adına tescil edilen malvarlığının kayıt, defter ve belgelere uygunluğunun denetimini ve malvarlığına dahil edilmesi gereken başkaca mal, hak ve alacak olup olmadığının araştırılmasını yapar, alacak ve hakların takip ve tahsilinin sağlanması konusunda değerlendirme yaparak sonucunu rapora bağlar ve alınması gereken tedbirlere ilişkin önerilerde bulunur. (3) Komisyon tarafından rapor düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan malvarlıkları hakkında işlemler İdarece yapılır."; "Taşınırlar" başlıklı 9. maddesinde ise, "(1) Kapatılan kurum ve kuruluşların mülkiyetinde bulunan binalardaki taşınırlar güvenlik önlemleri alınarak aynen muhafaza edilir; kiralama suretiyle kullanılan binalardaki taşınırlar ise, öncelikle ilgili ve ihtiyacı olan kamu kurum veya kuruluşuna devredilebilir ve bunlar tarafından Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince kayıtlara alınır veya İdarece uygun görülen yerlere nakledilerek muhafaza altına alınır. Bu şekilde nakli mümkün olmayan taşınırlar ise İdarece uygun görülecek yerlerde muhafaza altına alınır. Kiralama suretiyle kullanılan taşınmazlara İdarece ihtiyaç duyulmaması halinde kısa zamanda tahliyeleri sağlanır. Tahliye sırasında mal sahibi ile birlikte bir teslim tutanağı düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiş olup, hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların tazmini gerekmektedir.<br>İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle illiyet (nedensellik) bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazın 23/07/2016 tarihinde mühürlendiği, bir süre davalı Sağlık Bakanlığına bağlı hastane olarak kullanıldığı, yapılan incelemeler sonrasında maliki davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının tespit edilememesi nedeniyle iadesine karar verilerek 20/11/2018 tarihinde davacıya teslim edildiği görülmektedir. <br>Bu durumda, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; yapılan işlemlerin mevzuata, usule ve mevcut olağanüstü hal koşullarına uygun olduğu belirtilmişse de, taşınmazın mühürlendiği 23/07/2016 tarihi ile 20/11/2018 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığınca kullanıldığı anlaşılmakla, davacının uğradığını ileri sürdüğü kira-gelir kayıplarının araştırılması, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. <br>Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
vergi