<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/2678 E.  ,  2025/6280 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2678<br>Karar No : 2025/6280<br><br>DAVACI : ... Derneği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Başkanlığı <br><br>DAVANIN ÖZETİ : Davacı dernek tarafından, "..." ismi taşıyan tüm programların isimlerinin "..." olarak değiştirilmesi ve "..." eğitiminde uluslararası standartlara uygun olarak eşdeğerliğin/yeterliliğin sağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:<br> Dava, "..." ismi taşıyan tüm programların isimlerinin "..." olarak değiştirilmesi ve "..." eğitiminde uluslararası standartlara uygun olarak eşdeğerliğin/yeterliliğin sağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dava açma süresi' başlıklı 7. maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,...tarihi izleyen günden başlar...İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.", 'İdari makamların sükutu' başlıklı 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.", 'Üst makamlara başvurma' başlıklı 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 6. fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmış olup 'İlk inceleme üzerine verilecek karar' başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davanın yasal süresi içinde açılmamış olması durumunda davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. <br>6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 'Başvuru ve usulü' başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında; "Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir. İdari başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvurular ilgili kuruma gönderilir. Ancak Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruları kabul edebilir." hükmüne, 8. fıkrasında ise; "Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur." hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a 6225 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle eklenen Ek 13. maddesinin (f) bendinde "sağlık fizikçisi"nin tanımlandığı; yapılan inceleme sonucu değişik isimler altında Sağlık Fiziği alanında eğitim verildiği, ancak bu eğitim kurumlarında benzer öğretim programları uygulanmasına rağmen mezunlara verilen diplomalardaki unvan farklılıkları nedeniyle sağlık fizikçisi atamalarında sorunların ortaya çıktığı, ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla sağlık fiziği alanındaki yüksek lisans eğitim programlarının söz konusu Kanunda yer alan tanıma uygun olarak düzenlenmesi gerektiği yönündeki Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısının incelenmesi sonucunda davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın on bir üniversiteye yazdığı ... tarih ve ... sayılı yazıda; 1219 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesinin (f) bendinde yer alan sağlık fizikçisi tanımına uygun olarak eğitim programlarının düzenlenerek program adının ... olarak değiştirilmesi ve karara bağlanmak üzere Kurul'a gönderilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği, 02/05/2012 tarihinde yapılan toplantıda Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından sağlık fizikçisine ilişkin birtakım kararların da alındığı, davacı Derneğin 1988 yılında kurulduğu, 02/07/2024 tarihinde davalı idareye yaptıkları başvuruda; Yükseköğretim Kurulunun muhtelif tarihli kararları ile çok daha farklı bir uzmanlık alanı olan ve uluslararası standartlarda da ayrı esaslara sahip sağlık fiziği ve sağlık fizikçisi tanımının kullanılmasının tercih edildiği, bu tercihin pek çok yeterliliğe sahip, multidisipliner bir alan olan ve klinik tecrübeyi gerektiren medikal fizik ve medikal fizik uzmanlığının tüm dünyada kabul gören niteliklerini ortaya koymakta yetersiz kaldığı, medikal fizik alanının sınırlarının ortaya konulabilmesi, bu hususta dünya standartları ile eşdeğerlik sağlanması, meslek mensuplarının yaşadığı mağduriyetin önlenmesi adına, "..." ismi taşıyan tüm yüksek lisans programlarının isimlerinin "..." olarak değiştirilmesi, medikal fizik eğitiminin doğru akademik uzmanlığa ve belirli laboratuvar imkanlarına sahip üniversitelerdeki Sağlık Bilimleri Enstitüleri veya Uygulamalı Bilimler Enstitüleri altında belirli dersleri almış olmak ve tez yazmış olmak zorunluluğu ile hem teorik hem uygulamalı eğitim olarak yürütülmesi, bu şartlara haiz olmayan veya 2024-2025 takvimine kadar bu eksikliği gidermeyen programların iptal edilmesi/kapatılması ana taleplerine ve dilekçe sonunda Medikal Fizik alanında verilecek eğitime ilişkin ek taleplere de yer verildiği; davalı idarece verilen ... tarih ve ... sayılı yanıtta; yüksek lisans program isimlerinin ilgili yükseköğretim kurumu tarafından önerildiği ve Kurulca karara bağlandığı, kurumlar tarafından önerilen "..." program isminin programın eğitimi, amaç ve çıktılarına uygun olduğunun değerlendirildiği, "..." yüksek lisans program isminin resen "..." olarak değiştirilmesi yönünde Başkanlıkça yürütülen bir çalışmanın bulunmadığı, lisansüstü program açılabilmesi ve yürütülmesine dair ilkelerin YÖK Genel Kurulunun 29/02/2024 tarihli toplantısında yeniden düzenlendiği ve belirlenen Lisansüstü Eğitim-Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkelerin yükseköğretim kurumlarına bildirildiği, bu kapsamda "..." dahil tüm lisansüstü programların Kurulca belirlenen ilkelerde yer alan şartlar doğrultusunda açılarak yürütülmeye devam edildiğinin ifade edildiği; davalı idarenin 05/08/2024 tarihli cevabi yazısından sonra davacı Dernek tarafından bu sefer 17/08/2024 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurulduğu, Kamu Denetçiliği Kurumunun 14/02/2025 tarih ve Başvuru No: 2024/10215 sayılı kararı ile tıp ve teknolojideki hızlı gelişmelere paralel olarak kamu hizmetlerinin etkin ve düzenli işleyişinin sağlanması için meslek tanımlarının netleşerek Medikal Fizik Uzmanı adıyla meslek tanımının yapılması noktasında mevzuatın güncellenmesi yönünde Sağlık Bakanlığı'na tavsiyede bulunulmasına, kararın başvurana, Sağlık Bakanlığı'na ve bilgisi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na tebliğine karar verilmesi üzerine "..." ismi taşıyan tüm programların isimlerinin "Medikal Fizik" olarak değiştirilmesi ve "..." eğitiminde uluslararası standartlara uygun olarak eşdeğerliğin/yeterliliğin sağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik oluşturan bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir.<br>1219 sayılı Kanun'un Ek-13. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın on bir üniversiteye yazdığı ... tarih ve ... sayılı yazı ile değişik isimler altında verilen eğitim programlarının sağlık fizikçisi tanımına uygun olarak düzenlenerek program adının ... olarak değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiği, 02/05/2012 tarihinde ise sağlık fizikçisine ilişkin birtakım kararların alındığı ve böylece konuyla ilgili bazı esasların getirildiği, davacı Derneğin başvuru tarihine kadar genel nitelikli başka bir karar alınmadığı görülmektedir.<br>Uyuşmazlıkta, davacı Derneğin yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı, bu başvurunun ancak dava açma süresi içinde olmak şartıyla kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem (düzenleme) yapılmasına yönelik olarak İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında bir başvuru olarak kabulünün mümkün olabileceği açık olup aksi halde, davalı idarenin ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemlerin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracaktır.<br>Bu kapsamda, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde dava açmayan davacı Derneğin 02/07/2024 tarihli başvurusunun, dava açma süresini yeniden başlatması mümkün olamayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Dairemizce verilen 20/06/2023 tarih ve E:2022/7280, K:2023/3233 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2913, K:2024/3587 sayılı kararı ile onanmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın 2577 sayılı Kanunun 14/3-(e) ve 15/1-(b) maddeleri uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan ... yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi