<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2475 E.  ,  2025/3366 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DÖRDÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2024/2475<br>Karar No : 2025/3366<br> <br>DAVACILAR : 1-... Derneği <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br> 2-... Odası<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ...<br>VEKİLİ : Av....<br> 4-...Derneği<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av....<br> 5- ...Derneği<br>VEKİLLERİ : Av...., Av. ...<br> 6- ... Derneği<br>VEKİLİ : Av....<br> 7- ... Derneği<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 8- ... Derneği<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 9- ... Derneği<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 10-... Derneği<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br> 11- ...Derneği <br> 12-... Derneği<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> <br>DAVALI : ...Bakanlığı - ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : 16/03/2020 tarih, 31070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3., 5., 6. ve 7. maddelerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak Bursa Barosu yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 16/03/2020 günlü,31070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3.,5.,6. ve 7. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nce 16/03/2022 günlü, E: 2020/5181, 2022/3155 sayılı kararla; Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan "tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları" ifadeleri; 6. maddesinde yer alan "entegre tesis" ifadesi ile 7. maddesinin, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline, Yönetmeliğin dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın reddine yönelik Danıştay Altıncı Dairesi'nin 16/03/2022 günlü, E: 2020/5181, 2022/3155 sayılı kararının, 20/09/2023 günlü, E: 2022/3589,K:2023/1693 sayılı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla temyize konu kararın davacılardan Bursa Barosu'na ilişkin kısmının ehliyet yönünden bozulmasına karar verilmiştir. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 4. bendinde, Danıştay’ın ilk derece Mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç, 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükmüne yer verilmiş, 50. maddenin 5. bendinde de, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. <br> Bu nedenle, Danıştay Altıncı Dairesi'nce Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/09/2023 günlü, E: 2022/3589,K:2023/1693 sayılı bozma kararı doğrultusunda, davanın Bursa Barosu yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davanın görüldüğü Danıştay Altıncı Dairesince verilen 16/03/2022 tarih ve E:2020/5181, K:2022/3155 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/09/2023 tarih ve E:2022/3589, K:20223/1693 sayılı kararıyla ''Bursa Barosu''na ilişkin kısmının ehliyet yönünden bozulması ve Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih ve 2023/33 sayılı işbölümüne ilişkin kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, ilk kararın bozulan kısmına münhasıran incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptalinin istenildiği davada, Danıştay Altıncı Dairesince yapılan yargılama üzerine, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan "tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları" ifadeleri; 6. maddesinde yer alan "entegre tesis" ifadesi ile 7. maddesinin, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline, Yönetmeliğin dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın reddine ilişkin kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdare Dava Dairelerinin anılan kararı ile dava konusu Yönetmelik'in 3. maddesi, 6. maddesinin asıl Yönetmeliğin 9. maddesine 3. fıkra eklenmesine ilişkin kısmı ile 7. maddesinin asıl Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının onandığı, 5 ve 6. maddelerinin Dairece herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının kararda belirtilen gerekçeler ile onandığı, kararın davacılardan Bursa Barosu yönünden bozulduğu, dava konusu Yönetmelik'in 5. maddesindeki "tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları" ibareleri, 6. maddesindeki "entegre tesis" ibaresi ve 7. maddesinin asıl Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline dair kısımlarının ise onanması üzerine, bozulan kısım yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi üzerine dava dosyası bozma kararı kısmına yönelik olarak yeniden incelenmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Davacılardan Bursa Barosu yönünden;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, "iptal davaları" olarak tanımlandıktan sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.<br> Dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni subjektif ehliyet koşulu olarak aramıştır.<br> Bakılan uyuşmazlıkta davacı Baro, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.<br> Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır. <br><br> Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.<br> Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinin birinci fıkrasında, Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak; Anayasa'nın 135. maddesine paralel biçimde anılan Kanun'un 76. maddesinin ikinci fıkrasında "Barolar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." kuralına, 111. maddesinin birinci fıkrasında da "Türkiye Barolar Birliği, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamaz." kuralına yer verilmiştir. <br> Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin nitelikli doğal koruma alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü koruma alanları, anıt ağaç ve benzeri konulara ilişkin düzenlemeler içerdiği, bu düzenlemelerin davacı Baronun tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi avukatlık mesleğine yönelik herhangi bir düzenleme de getirmediği, 1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel ilgisi bulunmayan her konuda tek başına dava açma imkânı vermeyeceği dikkate alındığında, davacı Bursa Barosunun dava konusu Yönetmeliğin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Bursa Barosu yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,<br> 2. Davada nihai olarak kısmen ret, kısmen iptal kararı verildiğinden, haklılık oranının yeniden değerlendirilmesi suretiyle, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam ... TL yargılama giderinin... TL'sinin davcılar üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından yapılan toplam... TL yargılama giderinin ...TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 3. İlk kararda verilen kısmen iptal, kısmen ret kararının onanarak kesinleşen kısımları dikkate alındığında ve ilk kararda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br> 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 26/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

vergi