<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3690 E. , 2025/2090 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2019/3690<br>Karar No : 2025/2090 <br><br>DAVACI : ... Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. (Eski ünvanı: ... Media GmbH)<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALILAR : 1- ... Kurulu <br>VEKİLİ : Av....<br><br> 2-... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU:6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 29/A maddesinin Anayasa'nın 13., 26., 28. ve 90. maddelerine aykırı olduğundan bahisle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in tamamının, bu talebin uygun görülmemesi halinde 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (3) numararalı fıkrasının (b) bendinin, 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrasının, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkralarının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin yasallık ilkesini yerine getirmediği ve meşru sebeplere dayanmadığından Anayasa'nın 13. ve 26. maddelerine aykırı olduğu, <br>İdarenin kanuniliği ilkesinin iki yönü olduğu, buna göre idarenin eylem ve işlemlerinin kanuna dayanması (secundum legem) ve idarenin eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması (intra legem) gerektiği, ancak dava konusu Yönetmeliğin bir çok hükmünün bu iki ilkenin ya birini ya da her ikisini birden ihlal ettiği, <br>Anayasa'nın 124. maddesine göre kanuni dayanağı bulunmayan bir yönetmeliğin otomatik olarak Anayasa'ya aykırı aykırı olduğu ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiği, <br>Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin sadece yayıncıların bir lisans almasını ve bunun alınmaması halinde yaptırım uygulanabileceğini düzenlediği, öte yandan, söz konusu Kanun'da bu lisansın hangi koşullarda alınacağına ilişkin bir tanımlama yer almadığı gibi lisans alan medya hizmet sağlayıcılarının hangi kurallara tabi olacağının da kuralda belirlenmediği, Yönetmelikte getirilen yeni kuralların daha önce Kanun ile düzenlenmiş konuların açıklığa kavuşturulması, ayrıntılandırılması veya uygulanmasını sağlamaya yönelik olmadığı, birçok hususun Kanun'da yeri yokken ilk kez Yönetmelikte düzenlendiği, bunun yasama yetkisinin devri niteliği taşıdığı, tüm bu hususlar ilk kez dava konusu Yönetmelikte düzenlendiği için düzenlemenin bu açıdan secundum legem ilkesine aykırı olduğu, <br>Yönetmeliğin 5. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan veya" ifadesindeki Türkiye'ye yönelik yayın kavramının içeriğinin belirsiz olduğu, Türkiye ile ilgili her türlü yayının Türkiye'ye yönelik yayın olarak kabul edilerek erişimin engellenebileceği, <br>Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenleme açısından 6112 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayın lisansı, münhasıran radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere verilir.” şeklindeki kuralın yayınlarını sadece internet üzerinden yapmak isteyen kuruluşlar ve yurt dışından yayın yapan kuruluşlar için de uygulanacağının söylenemeyeceği, zira 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinde bu kuruluşlar açısından yalnızca lisans alma zorunluluğunun öngörüldüğü, ancak Kanun'un diğer hükümlerinin doğrudan bu kuruluşlara da uygulanacağının açıkça belirtilmediği, Kanun'da olmayan bu yükümlülüğün Yönetmelik yoluyla medya hizmet sunucularına yüklenmesinin mümkün olmadığı, <br>Yönetmeliğin 12. maddesinde lisans ücretlerinin düzenlendiği, oysa Kanun'un 29/A maddesinin bu hususta da bir düzenleme getirmediği, Yönetmeliği hazırlayanlarca Kanun'da belirtilmemiş olmasına rağmen burada da 6112 sayılı Kanun'un diğer hükümlerini kıyas yoluyla uygulama yoluna gidildiği, 6112 sayılı Kanun'un 26. maddesinin altıncı fıkrasında tahsis edilen kanallardan yıllık kullanım ücreti alınmasının öngörüldüğü, oysa internet üzerinden yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları herhangi bir kanal kullanmadıklarından Yönetmelikte öngörülen lisans ücretinin yasal dayanağı olarak görülemeyeceği, diğer taraftan bu kural ile hem ifade ve basın özgürlüklerine hem de mülkiyet hakkına müdahale edildiği, <br>Yönetmeliğin 12. maddesi ile getirilen lisans ücretinin aynı zamanda eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, zira Yönetmeliğin 6. maddesinde mevcut yayın lisansına sahip kuruluşların lisans almasına gerek olmaksızın bildirim yapmak suretiyle yayınlarını internet üzerinden de iletebileceklerinin düzenlendiği, dolayısıyla mevcut lisans sahibi kuruluşların herhangi bir lisans ücreti ödemeden internet üzerinden yayın yapabilecekleri, oysa sadece internet üzerinden yayın yapan ya da yurt dışından yayın yapan kuruluşların lisans ücreti ödeyerek internet yayını yapmalarının zorunlu tutulduğu, mevcut lisans sahibi kuruluşların lisans ücreti ödemeyip kanal ve frekans kirası ödedikleri, dolayısıyla sadece internet üzerinden yayın yapan kuruluşlar ile mevcut lisansa dayalı olarak karasal, uydu ya da kablolu yayın yapan kuruluşlar arasında farklılık yaratılmasını meşru gösterecek makul bir neden bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin 14. maddesi ile de 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinde bahsedilmeyen lisans sürelerinin 6112 sayılı Kanun'un diğer hükümlerine kıyasen getirildiği, 6112 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuralın yayınlarını sadece internet üzerinden yapmak isteyen kuruluşlar ve yurt dışından yayın yapan kuruluşlar için de uygulanacağının söylenemeyeceği, Kanun'da karasal, kablolu ya da uydu yayınlarına ilişkin olarak öngörülmüş olan bir kuralın Kanun'da öngörülmemiş olmasına rağmen, sadece internet üzerinden yayın yapacak olan kurumlar için de uygulanacağının Yönetmelikle düzenlenmesinin Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olduğu gibi 26. ve 28. maddelerine de aykırı olduğu, <br>Yönetmeliğin 16. maddesi ile medya hizmet sağlayıcı kuruluşların 6112 sayılı Kanun'da yer alan yükümlülüklere tabi olduğunun düzenlendiği, bu maddenin Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerine müdahale niteliği taşıdığı, temel haklara sınırlama getiren kuralların geniş yorumlanamayacağı, özellikle Kanun'da yer almayan bir sınırlamanın Yönetmelik hükmüyle getirilemeyeceği, 6112 sayılı Kanun'da karasal, kablolu ya da uydu yayınlarına ilişkin olarak öngörülmüş olan tüm kuralların Kanun'da öngörülmemiş olmasına rağmen, sadece internet üzerinden yayın yapacak olan kurumlar için de uygulanacağının Yönetmelikle düzenlenmesinin Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine de aykırı olduğu, <br>Anayasa uyarınca bir yönetmeliğin mutlaka bir yasaya dayanması gerektiği gibi yönetmeliklerin kanunlara ve kanun hükmünde olan uluslararası sözleşmelere de aykırı olamayacağı, 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin 3. fıkrasının Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi'nin 4. maddesine aykırı olduğu, zira Sözleşmeye taraf herhangi bir devletin, başka bir taraf devletin yetki alanından yapılan yayınları kendi topraklarında kısıtlama konusunda kendi mevzuatına dayanmasının söz konusu olamayacağı, Yönetmeliğin davacının yurtdışından yaptığı Türkçe yayının Türkiye'de izlenmesini kısıtlayan 5. maddesinin sekizinci fıkrası ile 7. maddesinin birinci fıkrasının, internet ortamından yayın lisansı almadan yayın yapıldığının tespit edilmesi halinde bunun Üst Kurulun internet sitesinde duyurulacağı ve üç aylık lisans ücretini peşin ödeyerek lisans için başvuru yapabileceği ve böyle bir başvuru yapmaması halinde Üst Kurulca sulh ceza hakiminden erişime engelleme ve içeriğin çıkarılması talebinde bulunabileceğinin ihtar edileceği, ihtar üzerine 72 saat içinde yayınlara son verilmez ya da başvuru yapılmazsa sulh ceza hakimliğinden erişim engelleme ve içeriğin çıkarılması kararı verilmesi isteneceğini belirten 10. maddesinin, lisans ücretlerini belirleyen 12. maddesinin, lisans sürelerini belirleyen 14. maddesinin, karasal, kablolu ve uydudan yapılan yayınlara ilişkin kural ve yükümlülüklerin tamamının internet üzerinden yapılan yayınlara da uygulanması öngören 16. maddesinin ve içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi ve suç duyurusu konularını düzenleyen 19. maddesinin haber ve bilgi akışının ülke sınırlarıyla sınırlanamayacağını hükme bağlayan Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesinin 4. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10. maddesine ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin (UMSHS) 19. maddesine açıkça aykırı olduğu ve iptalleri gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI :... Üst Kurulu tarafından;<br>Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava dilekçesinde davacı vekilinin adresi belirtilmediğinden dilekçenin reddi gerektiği, ayrıca dava açma süresi geçmiş olduğundan davanın reddi gerektiği, <br>6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasına ilişkin olarak, itiraz konusu 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrası ile AİHS'nin 10. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan nedenleri korumak amacı ile yapılan bir düzenleme olduğu, öte yandan, sınırlama nedenlerinin tamamen 29/A maddesinde yer almasının da gerekmediği, 6112 sayılı Kanun'un sistematiği incelendiğinde sınırlama nedenlerinin varlığının Kanun'da açık ve net olarak AİHS 10/2 ve Anayasa'nın 26/2 maddelerine uygun düzenlendiğinin görüleceği, dolayısıyla 29/A maddesinde ayrıca sınırlama nedenlerinin yer almamasının maddeyi Anayasa'ya aykırı hale getirmediği;<br>Esasa ilişkin olarak, Yönetmelik hükümlerinin 6112 sayılı Kanun'a aykırılığı yönünden, internetin de bir yayın ortamı olması hasebiyle uydu, kablo, karasal ortamların regüle edildiği 6112 sayılı Kanun uygulamasına tabi olduğu, bu bağlamda, 6112 sayılı Kanun'da geçen hükümlerin (kablo, uydu ve karasalda olduğu gibi) internet ortamı için de uygulanma zorunluluğunun kabulü gerektiği, <br>Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasına ilişkin davacı iddialarının yukarıda yer verilen bilgiler kapsamında hukuken dayanaksız olduğu, Yönetmeliğin 12. maddesinde belirlenen lisans ücretinin Kanun'a aykırı olduğu iddia edilmişse de 6112 sayılı Kanun'un "Yayın lisansı türleri, süresi ve devir" başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrası ile “Mali Kaynaklar ve Bülçe” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca herhangi bir ortamdan yayın yapan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunan her medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 6112 sayılı Kanun kapsamında olduğunun açık olduğu, dolayısıyla iddia edildiği gibi lisans ücretinin kıyas yolu ile öngörülmediği, Yönetmeliğin 14. maddesinde lisans süresinin karasal, uydu, kablolu ve benzeri ortamlar (her bir yayın ortamı) için 10 yıl olarak öngörüldüğü, bu bağlamda lisans süresinin kıyas yolu ile belirlendiğinden ve ayrıca Yönetmelik ile lisans süresinin belirlendiğinden bahsedilemeyeceği, zira Kanun kapsamında yayın ortamının tahdidi olarak sayılmadığı, gelişen teknoloji ile doğru orantılı olarak kablo, uydu, karasal ve benzeri iletim ortamları olarak tanımlandığı, dolayısıyla her ne kadar davacı tarafından internet yolu ile yapılan yayınlar, 6112sayılı Kanun'dan ayrık tutulmak istense ve iddia edilse de, Kanun kapsamında internetin de -kablo, uydu yahut karasal gibi- yalnızca bir yayın ortamı olduğu, nasıl ki Kanun'da yapılan düzenlemeler her ortam için geçerli ve her ortam için ortak hükümler taşıyorsa internet ortamı için de bu hükümlerin uygulama alanı bulacağı, üstelik iddia edildiği gibi Kanun kapsamında yer alan kuralların yalnızca uydu, kablo ve karasal ortamlar için geçerli olacağına dair bir düzenlemede bulunmadığı, Yönetmeliğin 16. maddesine ilişkin davacı iddiaların da yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde dayanaktan yoksun olduğunun açık olduğu, Yönetmeliğin uluslararası sözleşmelere aykırılığı iddia edilmişse de Avrupa Birliği Görsel İşitsel Medya Hizmetleri Direktifi'nin de revize edildiği, yaşanan teknolojik dönüşüme bağlı olarak intemet mecrasının da düzenlenmesi gerekliliğinin doğduğu ve hatta Direktif kapsamında video paylaşım platformları ve Facebook gibi üzerinde görsel işitsel içeriğin paylaşımıma izin veren sosyal medya platfomlarının da denetim/düzenleme kapsamına alındığı, yine Direktif kapsamında, lisanslama konusunun devletlerin kendi düzenlemelerine bırakıldığı, bu konuda herhangi bir zorunluluğa gidilmediği, bu bağlamda, düzenlenmesi ve denetlenmesi gerektiği konusunda herhangi bir şüphe bulunmayan intemet ortamının ülkelerin kendi düzenlemelerine tabi olacağı hususunda herhangi şüphe bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu iddiasının da reddi gerektiği, <br>Yönetmeliğin 7. ve 10. maddelerine ilişkin olarak, 6112 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi karşısında Yönetmeliğin 7. maddesinin, 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin üçüncü fıkrası karşısında Yönetmeliğin 10. maddesinin Kanun'a aykırılığından bahsedilemeyeceği, <br>Yönetmeliğin 12. maddesine ilişkin olarak, 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca kuruluşların uydu, kablo ortamından yahut 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında varolan yayın haklarına (lisanslarına) dayanarak bu yayınlarını internet ortamından lisans almaksızın iletmelerinin ancak varolan ortam lisanslarından yapmış oldukları yayını eş zamanlı olarak herhangi bir değişiklik yapmaksızın internet üzerinden iletmek istemeleri halinde mümkün olduğu, internet ortamından -mevcut ortamlarda yer verdiği yayınından -farklı bir yayın sunmak isteyen kuruluşun ise söz konusu yayını eş zamanlı olarak sunması gibi bir husus madden mümkün olamayacağından internet yayın lisansı almasının zorunlu olduğu, bir başka deyişle, varolan bir yayın lisansına dayanılarak yapılan yayının herhangi bir ek, değiştirme yapılmaksızın eş zamanlı olarak internet ortamından da yayınlanacak ise lisans alma yükümlülüğünün bulunmadığı, zira, yer verilen yayının zaten belli bir lisansa dayalı olarak yapıldığı, ancak herhangi bir ortamdan lisansı bulunmayan bir kuruluşun salt internet ortamından yayın yapacak olması halinde lisans alma zorunluluğunun bulunduğu, zira yayıncılık sektörüne yeni girecek her kuruluş için hangi yayın ortamından yayın yaparsa yapsın yayın lisans zorunluluğu bulunduğu, bu bağlamda söz konusu düzenlemelerin dava dilekçesi ile iddia edildiği üzere eşitlik ilkesine aykırılık taşıyan herhangi bir yönü bulunmadığı, <br>... Kurumu tarafından;<br>Anayasa'nın 124'üncü maddesinde de düzenlendiği üzere, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği, <br>Kanun'a uygun olarak çıkarılarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik'te yer alan ve Kurumun görevi kapsamına giren düzenlemelerin hukuka uygun olduğu, davacının dayanaksız iddialarına itibar edilmemesi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in tamamının, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (3) numararalı fıkrasının (b) bendinin, 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrasının, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.<br>6112 Sayılı Yasanın 29/A maddesi ile; RTÜK'den yayın lisansı yada geçici yayın hakkı bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların bu lisans ya da yayın hakları ile yayınlarını (mevzuata uygun olmaları şartı ile) ayrıca internet ortamından da sunabilecekleri, sadece internet ortamından yayın yapmak isteyen medya hizmet sağlayıcıların yayın lisansı, Platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alma zorunluluğunun bulunduğu, izinsiz yayın yapılması halinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi yaptırımlarının uygulanabileceği, içerik ve ya yer sağlayıcıların yurtdışında bulunmasına rağmen mevzuata aykırı yayın yapan bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcıların veya platform işletmecilerinin Türkçe olarak Türkiyeye yönelik yayın yapan ve ya yayın dili Türkçe olmamakla birlikte Türkiyeye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın kuruluşlarının yayınları ile ilgili olarak da bu madde hükmünün uygulanacağı ve bu kuruluşlarında internet ortamından yayın yapabilmek için Üst kuruldan yayın lisansı/yayın iletim yetkisi almalarının gerektiği kurala bağlanmaktadır.<br>Her ne kadar davacı Yönetmeliğin tamamının iptalini istemekte ise de; ileri sürülen iddiaları ve açık beyanı dikkate alınarak davacının iptal istemi Yönetmeliğin, 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresi, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (3) numararalı fıkrasının (b) bendi, 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkraları, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrası, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkraları yönünden incelenmiştir. <br>6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, medya hizmet sağlayıcılarının idarî, malî ve teknik yapıları ve yükümlülükleri ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, teşkilâtı, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.", Kapsam başlıklı 2/1. maddesinde; "(1) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altında, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalgalar veya diğer yollarla yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleriyle ilgili hususları kapsar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılar, ikinci fıkra gereğince Türkiye’de yerleşik kabul edilenler ile üçüncü ve dördüncü fıkra hükümlerine tabi olanlardır." hükümleri ,<br>5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.", Kapsam başlıklı 2/1. maddesinde; " (1) Elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dahil kıt kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi bu Kanuna tabidir." hükümleri yer almaktadır. <br>01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in; 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacının; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumuna, iletimine, medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmecilerine de yayın iletim yetkisi verilmesine ve söz konusu yayınların denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu vurgulanmış,<br>Kapsam başlıklı 2. maddesinde; " (1) Bu Yönetmelik, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu ile bu yayın hizmetlerini internet ortamından sunan özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşları ve bu yayın hizmetlerinin iletimini sağlayan platform işletmecilerini kapsar.<br>(2) Kurumun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla;<br>a) Bireysel iletişim hizmetleri, bu Yönetmeliğin kapsamında değerlendirilmez.<br>b) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile,<br>c) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler,<br>bu Yönetmeliğin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz." kuralı,<br>Dayanak başlıklı 3. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik; 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 19 uncu, 27 nci, 29 uncu, 29/A nıncı, 32 nci, 33 üncü, 37 nci, 42 nci ve 44 üncü maddeleri ile 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A nıncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralları yer almaktadır.<br> Yönetmeliğin, 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin iptal istemi yönünden konu incelendiğinde; <br>Yönetmeliğin; Lisans İşlemleri ve Yayın İletim Yetkisi Bölümünde düzenlenen, İnternet Otamından Yayın Lisans Tipleri ile İnternet Yayın İletim Yetki Belgesi başlıklı 5. maddesinin 8. fıkrasında; "İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu Üst Kurulun görev alanına ilişkin uluslararası antlaşmalar ve 6112 sayılı Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının veya platform işletmecilerinin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletimi ile internet ortamından Türkçe olarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan veya yayın dili Türkçe olmamakla birlikte Türkiye’ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın kuruluşlarının yayın hizmetleri hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır. Bu kuruluşların internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki diğer kuruluşlar gibi Üst Kuruldan internet ortamından yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de internet ortamından yayın iletim yetkisi alması zorunludur." kuralı yer almaktadır. <br>Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrası hükmünde geçen, Türkiyeye yönelik yayın kavramının içeriğinin belirsiz olduğu, Türkiye ile ilgili hertürlü yayının Türkiyeye yönelik yayın olarak kabul edilerek erişimin engellenebileceği, iddiası ileri sürülmektedir. <br>İptali istenilen Yönetmelik maddesi 6112 Sayılı Yasanın 29/A maddesinni 3 numaralı fıkrasında aynen yer almakta, yasa maddesine uygun olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. <br>Yönetmeliğin; İnternet ortamından yayın lisansı başvurusu başlıklı 7. maddesinin 1. numaralı fıkrasında; " (1) İnternet ortamından yayın lisansı münhasıran radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan anonim şirketlere verilir." kuralı 6112 sayılı Yasanın 19/1-a bendinde yer alan düzenlemeye uygun olarak getirilmiş ve internet ortamında yapılan yayınlar için alınacak yayın lisansını düzenlemiş olduğundan ayrıca Yasanın 29/A maddesi de internet ortamında yayın yapan kuruluşlara da yayın lisansı alma zorunluluğu getirmiş olduğundan madde hükmünde yasa hükmüne ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Yönetmeliğin; 10. maddesinde İnternet ortamından yayın lisansı almadan yapılan yayın hizmetleri düzenlenmiş; (1) numaralı fıkrasında, "(1) Üst Kurul tarafından resen ve/veya şikâyet üzerine internet ortamından yayın lisansı bulunmayan yayın hizmetlerinin sunulduğunun tespiti halinde, bu durum Üst Kurulun internet sitesinde duyurulur. Bu duyuruda söz konusu yayın hizmetlerini sunan gerçek veya tüzel kişiye" düzenlemesi ; (3) numararalı fıkrasında; "(3) İhtar üzerine; a) Bu maddeye uygun olarak internet ortamından yayın lisansı başvurusunda bulunanlar yayın lisansı verilmesi işlemleri tamamlanıncaya kadar bu maddede belirtilen süre ve koşullarla yayın hizmetlerini sunmaya devam edebilirler. <br>b) Bu maddeye uygun olarak internet ortamından yayın lisansı başvurusunda bulunulmaması halinde, Üst Kurul tarafından;<br> 1) 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, söz konusu yayınla ilgili olarak sulh ceza hâkiminden içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilir.<br> 2) 6112 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca, yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulur. <br> (4) Bu madde uyarınca işlemleri tamamlanarak internet ortamından yayın lisansı verilen kuruluşların bu maddeye uygun olarak internet ortamından yayın lisansı başvurusunda bulundukları tarihten itibaren geçen süre internet ortamından yayın lisansı sürelerinden mahsup edilir." kuralı yer almaktadır. <br> Maddede düzenlenen izinsiz yayın yapan kuruluşlarla ilgili erişim engelleme kararı alınmasına ilişkin olup yönetmeliğin dayanağı 6112 Sayılı Yasanın 29/A maddesinde düzenlenen içeriğe uygun olduğundan, iptali istenilen Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasının b bendinde de hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Yönetmeliğin; 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkraları, yönünden; <br> Yönetmeliğin Yayın Lisans ve Yayın İletim Yetkilendirme Ücreti, Lisans Süresi, Yenilenmesi ve Değerlendirme bölümünde yer alan, "İnternet ortamından yayın lisans ücreti ve mali yükümlülükler" başlıklı 12/1 maddesinde; "1) İNTERNET-RD yayın lisansı ücreti 10.000,00 Türk lirası; İNTERNET-TV yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirası; İNTERNET-İBYH yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirasıdır." yolundaki düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, kar amacı olmayan, gelir elde etmeyen küçük çaplı internet platformlarının ifade özgürlüklerini kısıtlayıcı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. <br> 6112 Sayılı Yasanın, Mali Kaynaklar ve Bütçe başlıklı 41. maddesinde, Üst Kurulun gelirleri arasında, Medya hizmet sağlyıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretlerinin de sayıldığı, aynı Kanun 27. maddesinde; " (1) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, kablo, uydu, karasal ve benzeri ortamlardan yayın yapabilmeleri için her bir yayın tekniği ve ortamına ilişkin Üst Kuruldan ayrı ayrı lisans almak zorundadır. Lisansın hangi yayın tekniği ve ortamına ilişkin verildiği lisans belgesinde açıkça belirtilir. Farklı yayın teknikleri ve ortamlarından aynı anda yayın yapmak isteyen kuruluşlar, her yayın tekniği ve ortamı için ayrı lisans almak ve eş zamanlı yayın yapmak zorundadır. 2) Yayın lisans süresi on yıldır. Lisans süresi sonunda boşalan karasal yayın kapasitesi Üst Kurulca yeniden ihale edilir..." hükmü bulunmaktadır. <br> Radyo, televizyon, sinema vb. yayın hizmetlerinin kamu hizmeti yönünün varlığı nedeniyle izin sistemine tabi tutulması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasa hükümlerine aykırı olmadığı, bu izin sistemi ile de bazı koşulların aranmasının doğal olduğu ve belli bir ücrete tabi olacağı da kuşkusuzdur. Bu nedenle davacının bu iddialarına da itibar edilmemiştir. <br> 6112 sayılı Yasanın geçici 4. maddesinde; mevcut bir yayın lisansına dayanarak yapılan yayın herhangi bir ek, değiştirme yapılmaksızın eş zamanlı olarak internet ortamında da yayınlanacak ise lisans alma yükümlülüğü bulunmadığı, ancak hiç lisansı bulunmayan bir kuruluşun salt internet ortamından yayın yapacak olması halinde lisans alma zorunluluğunun bulunduğu, yayın sektörüne ilk defa girecek her kuruluşun hangi ortamdan yayın yaparsa yapsın yayın lisansı almasının zorunlu olacağı tartışmasızdır. <br> Aynı maddenin, 4 ve 5 numaralı fıkralarında; " (4) İnternet ortamından yayın lisans ücreti peşin veya taksitle ödenebilir. Yayın lisans ücretini taksitle ödemek isteyen kuruluşlar, birinci taksitini lisans belgesinin verilmesinden önce ödemek koşuluyla, altı taksit miktarı tutarında tedavüldeki Türk parası cinsinden nakdi teminat veya Üst Kurula muhatap düzenlenmiş ve Üst Kurul tarafından belirlenen örneğe uygun on yıl süreli banka teminat mektubu sunmak zorundadır.<br> (5) İnternet ortamından yayın lisans ücretleri Üst Kurul tarafından 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılmak suretiyle belirlenerek Üst Kurulun internet sitesinde yayınlanır ve takip eden Ocak ayı başından itibaren uygulanır ve internet ortamından yayın lisans belgesinin düzenlendiği tarihte geçerli olan tarifeye göre ödenir." hükmü getirilmiştir. <br> 4. ve 5. fıkra ile de yayın lisansı ücretinin ödeme usulleri ile tarifeler ve buna karşılık banka teminat mektubu düzenlenmiş olup hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Yönetmeliğin; İnternet ortamından yayın lisans süresi ve yenilenmesi başlıklı 14. maddesinin 1 numaralı fıkrasında; "(1) İnternet ortamından yayın lisansı on yıl süreyle verilir. İnternet ortamından yayın lisans süresinin başlangıcı belgenin düzenlendiği tarihtir." kuralı yer almaktadır. <br> Yasanın 29/ A maddesinde lisans sürelerinin 10 yıl olacağı belirtilmiş, yönetmeliğin bu hükmü ile de internet ortamından yayın yapacak kuruluşların alacakları lisansın da on yıl olması düzenlemesi getirilmiş olduğundan, Yönetmeliğin dayanağı yasa hükmüne uygun olarak getirilen düzenlemede ve internet ortamından yapılan yayınlar için alınacak lisansın süresinin diğer lisans süreleri ile eşdeğer belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Yönetmeliğin; 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrası yönünden; <br> Düzenlemenin bu bölümünde; "Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşların ve İnternet Yayın Platform İşletmecilerinin Yükümlülükleri düzenlenmiş, Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yükümlülükleri başlıklı 16. maddesinde; "(1) İnternet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar;<br> a) Üst Kurula beyanda bulunduğu hususlarda ve sunduğu belgelerde meydana gelen değişiklikleri Üst Kurula bildirmekle, bu bilgi ve belgelerin güncelliğini sağlamakla,<br> b) 5651 sayılı Kanun ve 6112 sayılı Kanunlarda, bu Yönetmelikte, ilgili diğer mevzuatta ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşmalarda öngörülen yükümlülükleri yerine getirmekle,<br> c) Üst Kurulca 6112 sayılı Kanun kapsamında uygun bulunmayan ihlale konu isteğe bağlı yayın hizmetlerini program kataloğundan çıkarmakla,<br> ç) Şirket ve ortaklık yapısına, programlarına, yayınlarını ileten platform işletmecilerine ve varsa koşullu erişim sağladığı kullanıcı sayısına ilişkin Üst Kurul tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi belirtilen süre içerisinde vermekle,<br> d) Üst Kurulca yayın hizmetlerinin izlenmesini ve değerlendirilmesini teminen, yayın hizmetinde kullanılan ses ve görüntü dosyalarına Üst Kurulun erişimine izin vererek uzaktan izlenmesi ve gerekmesi halinde Üst Kurulun kayıt sistemine kaydedilmesi amacıyla Üst Kurulun talep ettiği sayıda abonelik hakkını, gereken yazılım ve donanımları her türlü lisans ve kullanım hakkı ile Üst Kurula vermekle..., <br> (2) Üst Kurul tarafından yayın içerikleri nedeniyle uygulanan program durdurma, yayın durdurma ve lisans iptali yaptırımları medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın yaptığı bütün iletim ortamlarını kapsar." düzenlemesi bulunmaktadır. <br> Burada Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşların ve İnternet Yayın Platform İşletmecilerinin Yükümlülükleri düzenlenmiş olup davacının iddia ettiği gibi, Anayasanın 26. ve 28. maddelerinde düzenlenen ifade ve basın özgürlüğüne müdahale anlamı taşımayacağı, Anayasanın 13. maddesinde düzenlenen hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması maddesine aykırılık ihtiva etmediği açıktır. <br> Yönetmeliğin, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkraları yönünden; <br> İçeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi ve suç duyurusu başlıklı 19. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe aykırı olarak internet ortamından yayın hizmetlerinin sunulduğunun Üst Kurul tarafından resen ve/veya şikâyet üzerine tespiti halinde, 10 uncu madde hükümleri uygulanır....(3) Sulh ceza hâkimi tarafından erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL ve benzeri şeklinde) içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir. (4) Sulh ceza hâkimi, kararı gereği yapılmak üzere Kuruma gönderir. Bu karar Kurum Başkanı tarafından erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Kurum Başkanı tarafından 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen idari para cezası uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Düzenleme 6112 Sayılı Yasa hükmüne uygun olup, iptali istenilen Yönetmelik hükümlerin de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemi ile açılan davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacı yayın kuruluşu tarafından, 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in tamamının, bu talebin uygun görülmemesi halinde 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (3) numararalı fıkrasının (b) bendinin, 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrasının, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkralarının iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>ANAYASA'YA AYKIRILIK İDDİASI YÖNÜNDEN:<br>Davacı tarafından; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 29/A maddesinin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptali için somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.<br>Zira, davacı tarafından Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilen 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 82. maddesiyle 6112 sayılı Kanun’a eklenen 29/A maddesine ilişkin olarak açılan iptal davası Anayasa Mahkemesince 07/05/2021 tarih ve 31477 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/03/2021 tarih ve E:2018/99, K:2021/14 sayılı kararı ile reddedilmiştir. <br> <br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır. <br> <br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Kuruluş ve hisse oranları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşların şirket yapıları ve hisse oranları ile ilgili uymaları gereken hususlar şunlardır: a) Yayın lisansı, münhasıran radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere verilir. Aynı şirket ancak bir radyo, bir televizyon ve bir isteğe bağlı yayın hizmeti sunabilir. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, yayın lisansının verilmesinden sonra da ana sözleşmelerine bu maddedeki esaslara aykırı hükümler koyamazlar. Ana sözleşme değişiklikleri bir ay içinde Üst Kurula bildirilir."; "Platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilen platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri; yayın hizmetleri yönünden bu Kanun hükümlerine tabidir. Yayın hizmetlerinin iletimi faaliyetlerine ilişkin uyulması gereken idarî, malî ve teknik şartlar Üst Kurulca belirlenir ve şartları yerine getiren kuruluşlara yayın iletim yetkisi verilir. Platform işletmecileri medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsızlık ve hakkâniyet ölçülerinde, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek zorundadır. Platform işletmecilerinin medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alacağı hizmet bedelleri Üst Kurulun onayı ile belirlenir.<br>(2) Platform ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri, iletimini yapacakları yayın hizmetlerini Üst Kurula bildirmek zorundadır.<br>(3) Platform ve altyapı işletmecileri, Üst Kuruldan yayın lisansı almayan veya yayın lisansı iptal edilen medya hizmet sağlayıcılar ile Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası andlaşmalar ve bu Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının yayın hizmetlerinin iletimini, Üst Kurul kararının tebliğini müteakiben durdurur. Tebliğe rağmen yayın hizmetlerinin iletimini durdurmayan işletmecinin yayın iletim yetkisi iptal edilir ve bu durum Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir."; <br>"Yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu" başlıklı 29/A maddesinde, "(1) Üst Kuruldan geçici yayın hakkı ve/veya yayın lisansı bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, bu hak ve lisansları ile yayınlarını bu Kanun ve 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak internet ortamından da sunabilirler. Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internet ortamından sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcılar Üst Kuruldan yayın lisansı, bu yayınları internet ortamından iletmek isteyen platform işletmecileri de Üst Kuruldan yayın iletim yetkisi almak zorundadır.<br>(2) Üst Kuruldan geçici yayın hakkı ve/veya yayın lisansı bulunmayan ya da bu hak ve/veya lisansı iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletildiğinin Üst Kurulca tespiti halinde Üst Kurulun talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından internet ortamındaki söz konusu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu karar, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Sulh ceza hâkimi, Üst Kurulun talebini en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı hakkında 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uygulanır.”<br>(3) İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu Üst Kurulun görev alanına ilişkin uluslararası andlaşmalar ve bu Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının veya platform işletmecilerinin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletimi ile internet ortamından Türkçe olarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan veya yayın dili Türkçe olmamakla birlikte Türkiye’ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın kuruluşlarının yayın hizmetleri hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır. Bu kuruluşların internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki diğer kuruluşlar gibi Üst Kuruldan yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunludur.<br>(4) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, bireysel iletişim bu madde kapsamında değerlendirilmez ve radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler bu maddenin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz.<br>(5) İnternet ortamından radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin sunumuna, bu hizmetlerin iletimine, internet ortamından medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmecilerine de yayın iletim yetkisi verilmesine, söz konusu yayınların denetlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Üst Kurul ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almaktadır. <br>01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin "İnternet ortamından yayın lisans tipleri ile internet yayın iletim yetki belgesi" başlıklı 5. maddesinin sekizinci fıkrasında, "İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu Üst Kurulun görev alanına ilişkin uluslararası antlaşmalar ve 6112 sayılı Kanun hükümlerine aykırı yayın yaptığı Üst Kurulca tespit edilen bir başka ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının veya platform işletmecilerinin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletimi ile internet ortamından Türkçe olarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan veya yayın dili Türkçe olmamakla birlikte Türkiye’ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın kuruluşlarının yayın hizmetleri hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır. Bu kuruluşların internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altındaki diğer kuruluşlar gibi Üst Kuruldan internet ortamından yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de internet ortamından yayın iletim yetkisi alması zorunludur."; "İnternet ortamından yayın lisansı başvurusu" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "İnternet ortamından yayın lisansı münhasıran radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan anonim şirketlere verilir."; "İnternet ortamından yayın lisansı almadan yapılan yayın hizmetleri" başlıklı 10. maddesinde "(1) Üst Kurul tarafından resen ve/veya şikâyet üzerine internet ortamından yayın lisansı bulunmayan yayın hizmetlerinin sunulduğunun tespiti halinde, bu durum Üst Kurulun internet sitesinde duyurulur. Bu duyuruda söz konusu yayın hizmetlerini sunan gerçek veya tüzel kişiye; a) Bu Yönetmelik uyarınca internet ortamından yayın lisansı başvurusunda bulunabileceği, başvuru talebini içeren dilekçesi ve eki taahhütname ile birlikte üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini peşin olarak ödemesi halinde üç ay süresince yayınlarına devam edebileceği, b) Belirtilen süre içerisinde internet ortamından yayın lisansı verilmesi işlemlerinin tamamlanmaması ve bu süre için de hesaplanacak yayın lisansı ücretini peşin olarak ödemesi halinde ilave üç ay daha yayın hizmetlerini sunabileceği, c) Başvuru talebini içeren dilekçesiyle birlikte taahhütnameyi sunmaz ve üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini peşin olarak ödemez veya yayın hizmetlerine bu duyuruyu müteakiben yetmiş iki saat içerisinde son vermez ise Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sulh ceza hâkiminden söz konusu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talebinde bulunulacağı ve ayrıca aynı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağı ihtar edilir. .... (3) İhtar üzerine; ... b) Bu maddeye uygun olarak internet ortamından yayın lisansı başvurusunda bulunulmaması halinde, Üst Kurul tarafından; 1) 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, söz konusu yayınla ilgili olarak sulh ceza hâkiminden içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilir. 2) 6112 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca, yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulur. ..."; "İnternet ortamından yayın lisans ücreti ve mali yükümlülükler" başlıklı 12. maddesinde, "(1) İNTERNET-RD yayın lisansı ücreti 10.000,00 Türk lirası; İNTERNET-TV yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirası; İNTERNET-İBYH yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirasıdır. ... (4) İnternet ortamından yayın lisans ücreti peşin veya taksitle ödenebilir. Yayın lisans ücretini taksitle ödemek isteyen kuruluşlar, en az bir taksit tutarında ücretin lisans belgesinin verilmesinden önce ödemek koşuluyla, kalan lisans ücreti tutarında tedavüldeki Türk parası cinsinden nakdi teminat veya Üst Kurula muhatap düzenlenmiş ve Üst Kurul tarafından belirlenen örneğe uygun on yıl süreli banka teminat mektubu sunmak zorundadır. (5) İnternet ortamından yayın lisans ücretleri Üst Kurul tarafından 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılmak suretiyle belirlenerek Üst Kurulun internet sitesinde yayınlanır ve takip eden Ocak ayı başından itibaren uygulanır ve internet ortamından yayın lisans belgesinin düzenlendiği tarihte geçerli olan tarifeye göre ödenir.", "İnternet ortamından yayın lisans süresi ve yenilenmesi" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında, "İnternet ortamından yayın lisansı on yıl süreyle verilir. İnternet ortamından yayın lisans süresinin başlangıcı belgenin düzenlendiği tarihtir."; "Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yükümlülükleri" başlıklı 16. maddesinde, "(1) İnternet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar; a) Üst Kurula beyanda bulunduğu hususlarda ve sunduğu belgelerde meydana gelen değişiklikleri Üst Kurula bildirmekle, bu bilgi ve belgelerin güncelliğini sağlamakla, b) 5651 sayılı Kanun ve 6112 sayılı Kanunlarda, bu Yönetmelikte, ilgili diğer mevzuatta ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşmalarda öngörülen yükümlülükleri yerine getirmekle, c) Üst Kurulca 6112 sayılı Kanun kapsamında uygun bulunmayan ihlale konu isteğe bağlı yayın hizmetlerini program kataloğundan çıkarmakla, ç) Şirket ve ortaklık yapısına, programlarına, yayınlarını ileten platform işletmecilerine ve varsa koşullu erişim sağladığı kullanıcı sayısına ilişkin Üst Kurul tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi belirtilen süre içerisinde vermekle, d) Üst Kurulca yayın hizmetlerinin izlenmesini ve değerlendirilmesini teminen, yayın hizmetinde kullanılan ses ve görüntü dosyalarına Üst Kurulun erişimine izin vererek uzaktan izlenmesi ve gerekmesi halinde Üst Kurulun kayıt sistemine kaydedilmesi amacıyla Üst Kurulun talep ettiği sayıda abonelik hakkını, gereken yazılım ve donanımları her türlü lisans ve kullanım hakkı ile Üst Kurula vermekle, ... yükümlüdürler. (2) Üst Kurul tarafından yayın içerikleri nedeniyle uygulanan program durdurma, yayın durdurma ve lisans iptali yaptırımları medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın yaptığı bütün iletim ortamlarını kapsar."; "İçeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi ve suç duyurusu" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe aykırı olarak internet ortamından yayın hizmetlerinin sunulduğunun Üst Kurul tarafından resen ve/veya şikâyet üzerine tespiti halinde, 10 uncu madde hükümleri uygulanır. ... (3) Sulh ceza hâkimi tarafından erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL ve benzeri şeklinde) içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir. (4) Sulh ceza hâkimi, kararı gereği yapılmak üzere Kuruma gönderir. Bu karar Kurum Başkanı tarafından erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Kurum Başkanı tarafından 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen idari para cezası uygulanır." kuralına yer verilmiştir. <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdarelerin genel olarak düzenleyici işlem yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olup, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla idareler tarafından düzenleyici işlemler yapılabileceği kuşkusuzdur. <br>Düzenleyici ve denetleyici kurumlar ise, ilgili bulundukları sektörde düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlardaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Kamu hizmetlerinin değişen koşullara uyarlanması ve geliştirilmesi ihtiyacı, idarelere, kamu hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici işlemlerin değiştirilebilmesi ya da yürürlükten kaldırılabilmesi imkanını tanımakta olup, diğer idareler ile karşılaştırıldığında, bağımsız idari otoritelerin düzenleme yapma ve mevcut düzenlemelerde değişiklik yapma yetkisinin, düzenlemeye tabi sektörün dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>Bu kapsamda Üst Kurulca 6112 sayılı Kanun’un 19, 27, 29, 29/A, 32, 33, 37. 42 ve 44. maddeleri ile 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesine dayanılarak Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, davacı tarafından Yönetmelik'in tamamının, bu talebin uygun görülmemesi halinde 5. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (3) numararalı fıkrasının (b) bendinin, 12. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile (2) numaralı fıkrasının, 19. maddesinin (1), (3), ve (4) numaralı fıkralarının iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.<br>Yönetmeliğin 5. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "internet ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya" ibaresinin iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından söz konusu hükümde geçen Türkiye'ye yönelik yayın kavramının içeriğinin belirsiz olduğu, Türkiye ile ilgili hertürlü yayının Türkiyeye yönelik yayın olarak kabul edilerek erişimin engellenebileceği ileri sürülmüş ise de söz konusu ifadenin dayanak 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin üçüncü fıkrasında aynen yer aldığı dikkate alındığında norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi incelemesinden de geçen Kanun maddesine uygun şekilde düzenlenmiş olan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı, <br>Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından 6112 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayın lisansı, münhasıran radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere verilir.” şeklindeki kuralın, yayınlarını sadece internet üzerinden yapmak isteyen kuruluşlar ve yurt dışından yayın yapan kuruluşlar için de uygulanamayacağından bahisle Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının iptali gerektiği ileri sürülmüşse de 6112 sayılı Kanun'un yayın ortamlarına ilişkin temel düzenleme olduğu, internetin de kablo, uydu veya karasal ortam gibi bir yayın ortamı olduğu ve regüle edilmesi gerektiği, ayrıca Kanun'un 29/A maddesi ile internet ortamında yayın yapan kuruluşlara da yayın lisansı alma zorunluluğu getirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ilgili Kanun hükümleri ile de uyumlu olan söz konusu maddede hukuka aykırılık bulunmadığı, <br>Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 19. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından haber ve bilgi akışının ülke sınırlarıyla sınırlanamayacağını hükme bağlayan Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesinin 4. maddesine, AİHS'in 10. maddesine ve UMSHS'nin 19. maddesine aykırı olduğu iddia edilmişse de gerek Avrupa Birliği Görsel İşitsel Medya Hizmetleri Direktifi'nin de güncel gelişmeler gereği revize edilmiş olması gerekse 6112 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi karşısında söz konusu maddenin Kanun'a aykırılığından bahsedilemeyeceği, <br>Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından internet ortamından yayın hizmeti vereceklerin ödemesi gereken lisans ücret tutarlarını düzenleyen maddede öngörülen mali yükümlülüğün yapısı ve hedef kitlesi küçük olan platformlar açısından karşılanamayacak yükseklikte ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğu ileri sürülmüşse de 6112 sayılı Kanun'un "Mali kaynaklar ve bütçe" başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde Üst Kurulun gelirleri arasında medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretlerinin de yer aldığı, Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 37. maddesinin (d) bendinde "Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisans ücretleri, karasal ortamdan sunulacak yayın hizmetleri için yıllık televizyon kanal, multipleks kapasitesi ve radyo frekansı kullanım ücretleri ile platform, multipleks, altyapı işletmecileri ve verici tesis ve işletim şirketinden alınacak yayın iletim yetkilendirme ücretini belirleme"nin de Üst Kurulun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, "Gelirlerin tahsili" başlıklı 42. maddesi ile Yönetmeliğin 12. maddesinde gelirlerin taksitle tahsil edilebileceğinin öngörüldüğü, Yönetmeliğin düzenleme alanının internet ortamından yayın hizmeti sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar olduğu ve 6112 sayılı Kanun kapsamında medya hizmet sağlayıcı kuruluşların anonim şirket olmalarının arandığı, Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin üçüncü fıkrasında kuruluşların ödenmiş sermayelerinin maddede belirtilen miktarlardan az olamayacağının öngörüldüğü, radyo, televizyon, sinema vb. yayın hizmetlerinin kamu hizmeti olarak kabul edilmesi nedeniyle izin sistemine tabi tutulmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasa hükümlerine aykırı olmadığı, bu izin sistemi ile de bazı koşulların aranmasının doğal olduğu ve belli bir ücrete tabi olacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde söz konusu maddede de hukuka aykırılık bulunmadığı, <br>Yönetmeliğin 14. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından söz konusu madde ile 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinde bahsedilmeyen lisans sürelerinin 6112 sayılı Kanun'un diğer hükümlerine kıyasen getirildiği, 6112 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuralın yayınlarını sadece internet üzerinden yapmak isteyen kuruluşlar ve yurt dışından yayın yapan kuruluşlar için de uygulanacağının söylenemeyeceği, Kanun'da karasal, kablolu, ya da uydu yayınlarına ilişkin olarak öngörülmüş olan bir kuralın Kanun'da öngörülmemiş olmasına rağmen, sadece internet üzerinden yayın yapacak olan kurumlar için de uygulanacağının Yönetmelikle düzenlenmesinin Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olduğu gibi 26. ve 28. maddelerine de aykırı olduğu iddia edilmişse de söz konusu maddede lisans süresinin karasal, uydu, kablolu ve benzeri ortamlar (her bir yayını ortamı) için 10 yıl olarak öngörüldüğü, internetin de 6112 sayılı Kanun kapsamında bir yayın ortamı olduğu ve Kanun ile yayın ortamları için öngörülen düzenlemelere tabi olduğu hususları karşısında davacının söz konusu iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu, <br>Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden;<br>Davacı tarafından mezkur madde ile medya hizmet sağlayıcı kuruluşların 6112 sayılı Kanun'da yer alan yükümlülüklere tabi olduğunun düzenlendiği, bu maddenin Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerine müdahale niteliği taşıdığı, temel haklara sınırlama getiren kuralların geniş yorumlanamayacağı, özellikle Kanun'da yer almayan bir sınırlamanın Yönetmelik hükmüyle getirilemeyeceği, 6112 sayılı Kanun'da karasal, kablolu ya da uydu yayınlarına ilişkin olarak öngörülmüş olan tüm kuralların Kanun'da öngörülmemiş olmasına rağmen, sadece internet üzerinden yayın yapacak olan kurumlar için de uygulanacağının Yönetmelikle düzenlenmesinin Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine de aykırı olduğu iddia edilmişse de internetin de 6112 sayılı Kanun kapsamında bir yayın ortamı olduğu ve Kanun ile yayın ortamları için öngörülen düzenlemelere tabi olduğu, söz konusu Yönetmelik kuralının Kanun ile uyumlu olduğu dikkate alındığından söz konusu maddede de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
vergi