<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/3338 E. , 2025/5905 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/3338<br>Karar No : 2025/5905 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... <br> 2- (DAVACILAR) ... adına velayeten kendi adına asaleten... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerinde olan hususlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan ... 'un babası ve... 'un eşi olan ... sicil numaralı Polis memuru ... 'un, 16/07/2017 tarihinde Konya ili, Kadınhanı ilçesinde yol kontrolü uygulaması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle 16/07/2017 tarihinde vefat etmesi sebebiyle, idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi uyarınca sorumluluğu olduğu gerekçesiyle 6.100,00 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) ile çocuk için 200.000,00 TL ve eş için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın şehitlik kararının verildiği 16/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacıların maddi tazminat istemleri yönünden; davacıların murisinin meydana gelen kaza sonucunda hayatını kaybetmiş olması nedeniyle 2330 sayılı Kanun'a göre vazife malullüğünün kabul edilerek kanuni mirasçılarına (anne, baba, eş ve çocuk) 1. derece vazife malullüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı, ayrıca kanuni mirasçılarına 2330 sayılı Nakdi Taminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun ve bu Kanun'a dayalı olarak çıkartılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda Nakdi Tazminat Komisyonu kararıyla karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru brüt aylığının yüz katı üzerinden hesaplanarak 97.571,00-TL nakdi tazminat ödendiği, zararın karşılanmış olduğu dikkate alındığında, kanuni mirasçısı olan anne ve çocuğun aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı, dolayısıyla anne ve çocuk için maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı; davacıların, manevi tazminat istemi yönünden ise; davacıların murisi polis memuru ... 'un, 16/07/2017 tarihinde Konya ili Kadınhanı ilçesinde yol kontrolü uygulaması sırasında görevi esnasında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi olayında, olayın oluş şekli, ağırlığı, davacıların bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri ve zararın niteliği dikkate alınarak davalı idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, kusursuz sorumluluk ve mesleki risk ilkesi uyarınca manevi tazminatın koşullarının bulunduğu kuşkusuz olduğu, davacıların çektikleri elem ve üzüntüye karşılık olarak, takdiren her bir davacı için 50.000,00-TL olmak üzere, toplam 100.000,00-TL manevi tazminat ödenmesinin uygun olacağı, hükmedilen tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin ise zararın tazmini istemiyle idareye başvuruda bulunulan 17/09/2018 tarihi olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile çocuk ... için 50.000,00-TL manevi, eş ... için 50.000,00-TL manevi olmak üzere, toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 17/09/2018 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin 300.000,00-TL manevi tazminat isteminin ve 6.100,00-TL maddi tazminat istemi ile şehitlik kararının verildiği 16/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacılar tarafından, Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiği, çok düşük bir şekilde manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, hükmedilen vekalet ücretinin ve faiz hesabının usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın aleyhlerine olan hususlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hükmedilen tazminata ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : <br> Davalı idare tarafından, haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının görev yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/04/2025 tarih, E:2021/7155, K:2025/2163 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, davacılardan ...'un babası ve ...'un eşi olan ... sicil numaralı Polis memuru ...'un, 16/07/2017 tarihinde Konya ili, Kadınhanı ilçesinde yol kontrolü uygulaması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle 16/07/2017 tarihinde vefat etmesi sebebiyle, idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi uyarınca sorumluluğu olduğu gerekçesiyle 6.100,00 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) ile çocuk için 200.000,00 TL ve eş için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın şehitlik kararının verildiği 16/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3/a. fıkrasında, dilekçelerin görev yönünden inceleneceği belirtildikten sonra 15/1-a. maddesinde de 3/a. bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir. <br>Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ...Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954)<br>Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibarıyla görev konusunda verilmiş bir karar olup Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, yargı organları bakımından uyulması zorunlu bir karardır.<br>Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 25/11/2019 tarih ve E:2019/591, K:2019/749 sayılı kararı da bu yöndedir.<br>Bu itibarla, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasına girilerek verilen tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen de davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 19/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi