<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1695 E. , 2025/1338 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1695<br>Karar No : 2025/1338 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bitlis ili ile Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapan davacı kooperatif tarafından, Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifine, Bitlis ile Adilcevaz arasında güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesinin uygun olduğuna ilişkin Adilcevaz İlçe Trafik Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının onaylanmasına dair Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>Davalı Kaymakamlık tarafından, Güzergâh ve D4 Yetki Belgesi verilmesi için Adilcevaz ilçesi ile Bitlis ili arasında hali hazırda yolcu taşımacılığı yapan davacı kooperatif haricinde yeni bir yolcu taşıma kooperatifi ve araçlara gerek olup olmadığının araştırılması amacıyla Alt Trafik Komisyonu oluşturulduğu, bu Komisyon tarafından ihtiyaç, yolcu sayısı, güzergahta çalışan mevcut kooperatife ait araçların kapasitesi, yolcu potansiyeli ve yoğunluğu gibi hususlara ilişkin güncel gözleme dayalı araştırma yapıldığı, yapılan araştırma sonucunda, "Adilcevaz / Bitlis yol güzergâhı ve D4 yetki belgesi verilmesi talebinin, Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin Taşımacılıkta Genel Kural başlıklı 8. maddesi (Taşımacılık faaliyetleri; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilecek, fert, toplum ve çevre sağlığı ile bunlarin güvenliğini olumsuz yönde etkilemeyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.) gereği uygun olduğu değerlendirilmektedir." görüşüne varıldığı, diğer yandan Adilcevaz İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce 08/02/2022 tarihinde yapılan yol kontrollerinde, davacı kooperatife kayıtlı ... plakalı araçta yapılan denetimlerde, aracın maksimum kapasitesinin 16 (onaltı) kişi olmasına rağmen, araç içerisinde 26 kişinin bulunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-A (Taşıma Sınırı Üstünde Yolcu Almak) maddesi gereği ... tarih ve ... sayılı kararıyla trafik idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, Bitlis ili ile Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapmakta olan 5 araç bulunduğu, yolcu sayısı ve araçların kapasitesi dikkate alındığında özellikle sabah ve akşam saatlerinde araç sayısının yetersiz kaldığı ve araç sayısının artırılması gerektiği, bu kapsamda davacı tarafından da 29/07/2022 tarihli dilekçeyle Bitlis ili Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapmak için 2( iki) araç için daha güzergah ve D4 Yetki Belgesi talebinde bulunduğu, ancak anılan araçlar için aktifleştirme yapılmayıp dava konusu güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesine ilişkin işlem tesis edilmesinin (anılan güzergahta sadece tek bir kooperatifin olması tekelleşmeye neden olduğundan) serbest rekabet ortamının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu; davacı tarafından, yıllar itibarıyla ilçenin nüfusunun azaldığı ve zaman zaman yolcu azlığı bile yaşandığı ileri sürülmüşse de, davalı idare tarafından taşıma faaliyetine yönelik arz/talep dengesine göre, (araç sayısı vb. hususlarda) yeniden düzenleme yapılabileceği, serbest rekabet ortamının da gerçekleştirilmesine yönelik olarak tesis edilen dava konusu SS ... Kooperatifi'ne Bitlis ile Adilcevaz arasında güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesinin uygun olduğuna dair işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> Bitlis İl Trafik Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının, Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifinin üyelerine güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesi taleplerinin uygun görülmesine ilişkin olduğu, verilecek karar nedeniyle menfaati etkilenebileceğinden davanın adı geçen kooperatife re'sen ihbar edilmesi gerekirken, davanın ihbarı yapılmadan uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı, öte yandan işbu karar doğrultusunda yeniden yapılacak yargılamada, dava konusu işleme dayanak alt komisyon raporunun bilimsel ve teknik olup olmadığı, anılan komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken nüfus, arz-talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ve bu yüzden işlemin şekil ve sebep/konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde ise aralarında ulaşım uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2024 tarih ve E:2024/1051, K:2024/910 sayılı kararıyla; <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde; Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf merci olarak inceleyebileceği kararlar, istinafın şekil ve usul şartları, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğu halde verebileceği kararlar, ilk derece mahkemesi kararını uygun bulmadığı halde verebileceği kararlar, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı verilebilecek kararlar, İYUK 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararların kesin olduğunun belirtildiği, karara katılabilecek hakimlerin niteliği ile ivedi yargılama usulünde istinaf yolu bulunmadığına ilişkin hususların düzenlendiği, <br>Uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin esas hakkında karar verdiği ve Bölge İdare Mahkemesinin bu kararı hukuka uygun bulmadığının anlaşıldığı, buna göre öncelikle Bölge İdare Mahkemesi tarafından ihbar eksikliğinin giderilmesi ve devamında ise işin esasına girilerek, belirtilen hususlar çerçevesinde bizzat karar verilmesi gerektiği,<br>2577 sayılı Kanun'un 45. maddenin 5. fıkrasında, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu haklı bulunduğunda, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, dosyanın ilgili mahkemeye gönderilebileceğinin düzenlendiği, davanın re'sen ihbar edilmesine ilişkin hususun belirtilen anılan maddede sayılan durumlardan olmadığı, bu nedenle yargılamanın makul sürede ve usul ekonomisine uygun şekilde neticelendirilmesi amacıyla, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> Davanın re'sen ihbarının asıl olarak ilk derece aşamasında yapılması gerektiği, öğretide ve yüksek yargı kararlarında istinaf ve temyiz aşamalarında davaya müdahalenin yargılama usûlü yönünden mümkün olup olmadığı noktasında dahi farklı düşünceler ve uygulamalar bulunduğu, istinaf incelemesinin esas olarak bir kanun yolu incelemesi olduğu ve kanun yolu merciine, davanın re'sen ihbarı ve müdahale hususunda görev, yetki ve sorumluluk yüklenmesinin, kanun yolu incelemesinin ruhuna ve amacına aykırılık teşkil ettiği, aksi yöndeki yaklaşımın, ilk derece mahkemelerini, yargılama usûlü kurallarını titiz bir biçimde uygulama görev, yetki ve sorumluluğundan azade tutma gibi sonuçlar doğuracağı, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan düzenlemenin, dar biçimde yorumlanması hâlinde, örneğin yanlış husumetle ya da anılan Kanun'un 3. ve/veya 5. maddelerine aykırı dava dilekçesiyle yürütülen yargılama sonucu verilen ilk derece mahkemesi kararının dahi, istinaf mahkemesince kaldırılıp mahkemesine gönderilememesi ve "hasım düzeltme" veya "dilekçe ret" kararlarının bile istinaf mahkemesince verilmesi gerektiği gibi yargılama usûlüyle bağdaşmayan çıkarımların ileri sürülebileceği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın re'sen ihbarı yapılmadan esas hakkında karar verilmesi vb. gibi sınırlı hâllere münhasır olmak üzere, yargılama usûlüne aykırı ilk derece mahkemesi kararlarının istinaf mahkemesince kaldırılıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin mümkün bulunduğu gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Bitlis Valiliği tarafından, dava konusu kararın ilçe nüfusu, yolcu talepleri ve mevcut arz/talep dengesine yönelik gerekli araştırmalar yapılarak alındığı, bu sebepe dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifine ihbar edilmesine gerek bulunmadığı, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu ısrar kararının kesin olduğu, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi tarafından, Yol Güzergâhı ve D4 yetki belgesi verilmesi için davalı Adilcevaz Kaymakamlığına başvuruda bulunulmuş, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Kaymakamlık Olur'u ile, Adilcevaz ilçesi ile Bitlis ili arasında hali hazırda yolcu taşımacılığı yapan davacı Kooperatif haricinde yeni bir yolcu taşıma kooperatifince taşıma yapılmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla alt trafik komisyonu oluşturulmuş, alt komisyon tarafından yapılan çalışmalar üzerine 23/08/2022 tarihinde toplanan Adilcevaz İlçe Trafik Komisyonu tarafından alınan ... tarih ve ... sayılı kararla, Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifine yol güzergah izni ve D4 yetki belgesi verilmesi uygun bulunmuş, Bitlis İl Trafik Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile de, Adilcevaz İlce Trafik Komisyonu Başkanlığının bahse konu kararının değiştirilmeden onaylanmasına karar verilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.<br> 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.<br> 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br> 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.<br> 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.<br> 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.<br> 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.<br> 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne,<br> Aynı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlıklı 31. maddesinde; "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.<br> 2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlıkta ısrar; İdare Mahkemesince, şartları oluşmasına rağmen davanın re'sen ihbarı yapılmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi ve bunun istinaf aşamasında tespit edilmesi durumunda, anılan usuli eksikliğin mahkeme tarafından mı yoksa istinaf dairesi tarafından mı giderileceğine ilişkindir.<br> Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifine yol güzergâh izni ve D4 yetki belgesi verilmesi yolundaki kararın iptali istemiyle açılan işbu dava, adı geçen kooperatife re'sen ihbar edilmeksizin işin esası hakkında hüküm kurulduğu, bu hususun istinaf aşamasında tespit edilmesi üzerine bölge idare mahkemesi tarafından istinaf isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bahse konu usuli eksiklik giderilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, idare mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada ise, dava konusu işleme dayanak alt komisyon raporunun bilimsel ve teknik olup olmadığı, anılan komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, anılan işlem tesis edilirken nüfus, arz ve talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ile işlemin şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde ise aralarında ulaşım uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğine karar verildiği, bahse konu istinaf kararının Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından bozulması üzerine ise, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk kararında ısrar edildiği anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlığın çözümü bakımından; idare mahkemesi tarafından, şartları oluşmasına rağmen davanın ihbarı sağlanmadan işin esası hakkında karar verildiği durumlarda, bu usuli eksikliğin ne suretle giderileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br> 2577 sayılı Kanun'un (6545 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik) 45. maddesinin 4. fıkrasında; bölge idare mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulmaması halinde, istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına karar verileceği ve bu durumda işin esası hakkındaki kararın bizzat bölge idare mahkemesince verileceği düzenlenmiş, anılan maddenin 5. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda idare mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderebileceği durumlar, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulunması ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılması halleri ile sınırlandırılmıştır.<br> 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde; "...Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.<br> Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanunun 14 ve 15 inci maddeleri uyarıca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması halinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." denilmek suretiyle, istinaf incelemesinde, (sayılan istisnalar dışında) ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da yine istinaf mercii tarafından verilmesinin esas olduğu vurgulanmıştır.<br> Diğer yandan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi tarafından, "uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." ibarelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesince verilen 26/10/2022 tarih ve E:2022/89, K:2022/129 sayılı kararda, anılan yasal düzenlemelerin temyize tabi kararlar yönünden anayasal güvencelere aykırılık oluşturan bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılarak, itirazın reddine karar verilmiştir.<br> Israra ilişkin husus, yukarıda yer verilen açılamalar ışığında değerlendirildiğinde; idare mahkemesince, şartları oluşmasına rağmen davanın ihbarı sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi halinin, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında sayılan durumlardan olmadığı, bu durumda usul ekonomisi ve yargılamanın uzamasının önlenmesi amaçları da gözetilerek, ihbara ilişkin usuli eksikliğin bölge idare mahkemesince giderilmesi ve işin esası hakkında da bizzat istinaf mercii tarafından karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br> Öte yandan, bölge idare mahkemesince yapılacak yargılamada, dava konusu işleme dayanak alt komisyon raporunun bilimsel ve teknik olup olmadığı, anılan komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, anılan işlem tesis edilirken nüfus, arz-talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ve bu yüzden dava konusu işlemin şekil ve sebep/konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde de aralarında ulaşım uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve kararda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 18/06/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
vergi