<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/11166 E.  ,  2025/1871 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/11166<br>Karar No : 2025/1871<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ...Danışmanlık Bilişim ve İnşaat Limited Şirketi <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2018 ve 2022 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer’ilerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiilinden kaynaklandığı, davacı tarafından 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunulduğu ancak incelemeye anılan Kanun’un yürürlük tarihi olan 09/06/2021 tarihinden önce 26/10/2018 tarihinde başlanıldığı, inceleme sonucu tanzim edilen vergi tekniği raporunun 06/06/2022 tarihinde, bu rapora istinaden düzenlenen takdir komisyonu kararlarının ise 26/07/2022 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiğinin anlaşıldığı olayda, sözü edilen Kanun’un 5. maddesinin 9. fıkrasının (c) bendi uyarınca incelemenin Kanun’un yayım tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içerisinde sonuçlandırılmadığı, takdir komisyonu kararlarının intikal tarihinin bu on iki aylık sürenin dolmasından sonra olduğu görüldüğünden söz konusu yasal düzenleme uyarınca davacının matrah ve vergi artırımından yararlandırılması gerektiği halde yararlandırılmayarak adına tarhiyat yapılmasının yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldığından bu hususun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında 2018 yılı için incelemenin 7326 sayılı Kanun’un yayımı tarihi olan 09/06/2021 tarihinden önce 26/10/2018 tarihinde başladığı, inceleme devam ederken davacı tarafından 12/07/2021 tarihinde matrah ve vergi artırımında bulunulduğu, ardından davacı şirketin anılan yılda düzenlediği belgelerin sahte belge olduğu yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporunun 06/06/2022 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına alındığı, bu rapor esas alınarak tanzim edilmiş takdir komisyonu kararlarının ise Mahkeme kararında belirtildiğinin aksine 26/07/2022 tarihinde değil, 30/06/2022 tarihinde başka bir deyişle Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (c) bendi doğrultusunda on iki aylık sürenin son gününde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiğinin anlaşıldığı ve süresi içerisinde takdir komisyonu kararlarının vergi dairesine intikal ettirildiği dikkate alındığında, davacı şirketin matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlandırılmaması suretiyle yapılan tarhiyatın davacıya tebliği ile birlikte usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşıldığından takibinin hukuka uygun olduğu ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin terkin edilmesi gerekirken ödeme emrine konu edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emrinin geçici vergiye ilişkin kısmı iptal edilmiş, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br> Davacı tarafından, 7326 sayılı Kanun’un yayım tarihi olan 09/06/2021 tarihinden itibaren on iki ay içerisinde yani 09/06/2022 tarihinde takdir işlemlerinin bitirilmiş olması gerektiği, bu açıdan gerek Vergi Mahkemesi gerek Vergi Dava Dairesi tarafından kabul edilen tarihlerde bile bu sürenin aşıldığı dolayısıyla taraflarına tarhiyat yapılamayacağından söz konusu ödeme emrinin “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idare temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEM VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY :<br>Dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararında sahte belge düzenleme fiiline ilişkin... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun esas alındığı, davacı tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunulduğu, öte yandan, incelemenin anılan Kanun'un yürürlük tarihinden önce 26/10/2018 tarihli incelemeye başlama tutanağı ile başlatıldığı, inceleme sonucu tanzim edilen vergi tekniği raporunun 06/06/2022 tarihinde, bu rapora istinaden düzenlenen takdir komisyonu kararlarının ise 26/07/2022 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerin matrah artırımından yararlanamayacakları, (b) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bu artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri bekletileceği, c) bendinde, bu fıkranın (b) bendi kapsamında artırımda bulunanlar hakkında, artırımda bulundukları dönem ve vergi türlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce veya yayımı tarihini izleyen günden itibaren on iki ay içerisinde başlanılan vergi incelemeleri ((b) bendinde belirtilen inceleme dâhil) ile takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmeyeceği, (e) bendinde ise; bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığının tespit edilmesi halinde, bu mükellefler tarafından yapılan matrah veya vergi artırımları dikkate alınmayacağı, 7326 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin 7. bendinde inceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksadın inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un takip eden 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği kural altına alınmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Uyuşmazlık konusu olayda, incelemenin 7326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (c) bendinde öngörüldüğü şekilde Kanun'un yayım tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içerisinde sonuçlandırılmadığı, takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal tarihinin bu on iki aylık sürenin dolmasından sonra olduğu dikkate alındığında, söz konusu yasal düzenleme uyarınca davacının matrah ve vergi artırımından yararlandırılması gerektiği halde yararlandırılmayarak gerçekleştirilen vergi incelemesine dayanılarak tarhiyat yapılmasının yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmış olup bu hususun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dolayısıyla dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının, yazılı gerekçeyle ödeme emrinin 21, 24 ve 27. satırları dışında kalan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, davalı idare temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, geçici vergi dışında kalan kamu alacaklarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,<br>3. Kararın; dava konusu ödeme emrinin, geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>

vergi