<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/3864 E.  ,  2025/3555 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2025/3864<br>Karar No : 2025/3555 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, adına kayıtlı ticari araçta sosyal güvenlik mevzuatına aykırı olarak şoför çalıştırıldığından bahisle, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 18.244,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla; idari para cezasına yönelik işlem tesis edilebilmesi için, işverenin aracıyla sigorta bildirimi yapılmadan çalışma olduğuna dair tespitin, her türlü şüpheden uzak, somut ve objektif nitelikte belgelere dayanması gerektiği, davalı idarece, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan tespit haricinde, anılan şahsın işverenin aracıyla çalışıp çalışmadığı yolunda başkaca bir inceleme veya belirlemesi olmaksızın tesis ettiği idari para cezasına yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, kararın verildiği 2024 yılı için otuzbir bin lirayı geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesi hükmü uyarınca, 18.244,00 TL tutarındaki işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun görüm ve çözümünün yapılarak bir karar verilmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, temyiz talebinin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmü; 2. fıkrasında, "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. ...Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında "...Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmü bulunmaktadır.<br>2577 sayılı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmü yer almakta iken, söz konusu fıkranın 1. cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin, 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, "İtiraz konusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalan idari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağının öngörüldüğü, kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değerin enflasyonun etkilerinden arındırılmadığı, bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânının ortadan kalkabileceği, açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle; yine aynı cümlede yer alan "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise..." ibaresinin de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin 4. fıkrası gereğince uygulanma imkanı kalmadığı gerekçesiyle iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda 04/06/2025 tarih ve 32920 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.” şeklinde değiştirilerek istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağı kabul edilmiştir.<br>Usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Bu doğrultuda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan bu değişikliğin bakılmakta olan uyuşmazlıkta da derhal uygulanması gerektiği açıktır.<br>Bu durumda, iptali talep edilen dava konusu işlemin 18.244,00 TL olduğu ve 30/06/2024 tarihinde davanın açıldığı dikkate alındığında, 2024 yılı itibarıyla da dava konusu işlemin tutarı istinaf parasal sınırı olan 31.000,00 TL'nin altında olduğu anlaşıldığından Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi