<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/3054 E.  ,  2025/2679 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3054<br>Karar No : 2025/2679<br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : <br> 1- DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- DAVALI : ... Bakanlıığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Piyade Er Eğitim ... Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, Mahkemenin 22/09/2020 tarihli ara kararı gereğince gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işleminde, hakkında 2018 yılında yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY sorumluları ile irtibatı olan şahıslar arasında olabileceği yolunda istihbari mahiyetteki bilgilerin etken olduğu görülmekte ise de, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlamasıyla yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının incelenmesinden, "İddianamede davacıya atılı eylemin FETÖ/PDY üyeleri tarafından kullanılan kriptolu haberleşme programı olan bylock isimli haberleşme programını adına kayıtlı olan ... nolu hatta yükleyerek kullanmak olarak belirtildiği; ancak 17/10/2016 ve 27/10/2016 tarihleri ile yargılama aşamasında yapılan sorgulamada davacı adına kayıtlı herhangi bir hatta bylock programının olmadığının tespit edildiği, ayrıca, sanığın Bank Asya hesabının bulunmadığı, SGK kayıtlarından anlaşıldığı üzere örgütün kurumlarında çalışmadığı, kendisinden alınan elektronik cihazlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda örgütle bağlantılı herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, örgüt ile bağlantısı olduğu için KHK ile kapatılan herhangi bir derneğe üyeliğinin bulunmadığı, örgüt ile bağlantılı olduğu için KHK kapsamında kapatılan vakıf ve derneklerde kurucu üyeliğinin, yönetim kurulu üyeliğinin bulunmadığı, davacının kendisinin bu örgüte müzahir eğitim kurumlarında kayıtlarının bulunmadığı, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığına dair bir delilin dosyada bulunmadığı, örgüte müzahir gazete ve dergi aboneliğinin de tespit edilemediği, örgüte himmet adı altında bağış veya yardımda bulunduğunun tespit edilemediği, örgütün yurt içinde ve dışında yaptığı protesto eylemlerine katıldığının da tespit edilmediği" yönünde tespitlere yer verildiği ve anılan kararın 20/06/2018 tarihinde kesinleştiği; diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının taraf olduğu ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam etmekte olan bir başka dosyanın bulunduğu da görülmekte ise de, anılan dosyanın bir tazminat dosyası olduğu ve davacının o dosyadaki sıfatının da "davacı" olduğu, olayda, davacı ile sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisine sahip olan davalı idarenin, bu takdir yetkisini, davacının mesleki safahatı, sözleşme dönemi içerisinde göstermiş olduğu disiplin ve başarı durumu, mesleki performansı, askerlik mesleğine uyum sağlayıp sağlamadığı, TSK'da istihdam edilmesinde fayda görülmesini sağlayacak hal ve yeterliliğinin bulunup bulunmadığına ilişkin hususları değerlendirerek kullandığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı; işleme dayanak alınan istihbari bilginin ise tek başına sözleşmenin yenilenmemesi işlemine dayanak oluşturamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, ancak, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; davacı hakkında verilecek, maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edileceği, öte yandan; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun çıkarıldığı ve bu Kanun'un 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu yeni yasal düzenlemede hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler, kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler ile güvenlik soruşturması ile ilgili çeşitli hükümlere yer verildiği, anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı, bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme komisyonlarının kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirmenin sonucunda davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle, davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olması davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının aktarılan gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmadığı; uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, bu kısma ilişkin istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, anılan kararın parasal hak isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına ve davacının parasal hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br> Davacı tarafından, sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçe yönünden hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden hukuka uygun olduğu, işlemin iptaliyle birlikte parasal haklar yönünden hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve ilgili mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY:<br> Dava; ... Piyade ... Eğitim ... Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmesi istemiyle yaptığı başvurunun ... tarih, ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Temyize konu karar davalı idarenin temyiz istemi yönünden incelendiğinde;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu karar, davacının temyiz istemi yönünden incelendiğinde;<br> İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br>2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanınmış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir. <br>Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali, davacının parasal hak talebinin kabulü, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli olarak reddi, kısmen kabulü ile kararın yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılması, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA,<br>2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi