<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/213 E. , 2025/1581 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/213<br>Karar No : 2025/1581 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Denizcilik Anonim Şirketinden tahsil edilemeyen 2008 yılının Şubat dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu ... Denizcilik Anonim Şirketinin 14/04/2015 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği ve tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu hususun 20/04/2015 tarih ve 8804 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi ile de ilan edildiği, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri ile ödeme emri düzenlenemeyeceği, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı açık olduğundan, bu kapsamda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin ... nolu vergi/ceza ihbarnamesinin tüzel kişiliği sona eren şirket adına düzenlendiği ve tebliğ edildiği görülmekte olup, iki numaralı ihbarnamenin şirket tüzel kişiliğinin sona ermesi üzerine asıl amme borçlusu şirketin ilgili dönemdeki son kanuni temsilci adına düzenlenerek tebliğ edilmesi gerekirken, tüzel kişiliği olmayan şirket adına düzenlenerek tebligata çıkarıldığından, söz konusu amme alacaklarının usulüne uygun bir şekilde tahakkuk ettirilmediği sonucuna varılmış olup, kesinleşmemiş amme alacaklarının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince tüzel kişilerin tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlarına ait sorumluluğunu ortadan kaldırmaması sebebiyle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Asıl borçlu ... Denizcilik Anonim Şirketinden tahsil edilemeyen 2008 yılının Şubat dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler. hükmüne, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği, hükümleri yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava dosyasının incelenmesinden; asıl borçlu ...Denizcilik Anonim Şirketinden tahsil olunamayan 2008 yılının Şubat dönemine ait kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin dava konusu edilmeyerek kesinleştiği, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının cebren tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmalarında şirketin herhangi bir menkul veya gayrimenkul ile hak ve alacağa sahip olmadığının belirlenmesi üzerine söz konusu şirketten tahsil olunamayan vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla, davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 10. ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddeleri uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bunun üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, şirket borçlarının kanuni temsilciden tahsili yoluna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak takip yapılmasına rağmen amme alacağının borçlu şirketten tahsil edilememiş olması gerektiğinden dava konusu ödeme emrinin bu kapsamda incelenmesi gerekmektedir. <br>Dava konusu olayda, 20/04/2015 tarih ve 8804 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesinden; asıl amme borçlusu ... Denizcilik Anonim Şirketinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca 14/04/2015 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği ve tüzel kişiliğinin sona erdiği, buna ilişkin hususun 20/04/2015 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi ile de ilan edildiği görülmüş olup, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemlerinin tesis edilemeyeceği, münfesih şirket adına ödeme emri düzenlenemeyeceği, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı açık olup, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra şirket adına tanzim edilen ihbarname, ödeme emri tebliği hukuken hiçbir sonuç doğurmayacağından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi