<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/201 E.  ,  2025/1632 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/201<br>Karar No : 2025/1632 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava Konusu İstem: ... Bilişim ve Teknolojik Ürünler Ticaret Limited Şirketi adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet beyannameden kaynaklı vergi ve cezaların tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket müdürü sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen söz konusu amme alacağının ödenmemesi ve dava açılmayarak kesinleşmesinden sonra yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine söz konusu amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülebilecek itiraz sebeplerinin Kanun'da sınırlı olarak sayıldığı, bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleştirilen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinin "İşi:" kısmında, şirket ünvanı yazılarak "Şirket Mdr." ibaresine yer verildiği, ancak, "Notlar" kısmında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un şirket ortaklarına ilişkin 35. maddesinin dayanak olarak gösterildiği, savunma dilekçesinde de, hem kanuni temsilciliğe, hem de şirket ortaklığına ilişkin ibarelere yer verildiğinin anlaşılması karşısında, ortak veya kanuni temsilci sıfatıyla yapılacak olan takibin şekli, sorumlu olunan amme alacağının miktarı ve yargı denetimi birbirinden farklı olduğundan, uygulanan takip usulünün ihtilafa mahal kalmayacak şekilde ortaya konulması icap ederken, olayda, davacı hakkındaki takip yönteminin ne olduğu hususunda belirsizlik bulunduğu, bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının, asıl amme borçlusu ... Bilişim ve Teknoloji Ürünleri Ticaret Limited Şirketinin hisselerinin tamamına sahip olduğunun görüldüğü, tek ortaklı olan şirketin müdürü olarak münferiden temsil ve imza yetkisine sahip olduğu, tek ortak olan davacının borcun tamamından sorumlu olduğu hususlarının bir arada değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu ödeme emirlerinde yasal dayanak olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesine yer verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, bu durumda, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca şirket müdürü sıfatıyla davacıya gönderilen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekirken, bu husus incelenmeksizin verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... Bilişim ve Teknolojik Ürünler Ticaret Limited Şirketi adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet beyannameden kaynaklı vergi ve cezaların tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket müdürü sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; 3. fıkrasında, amme alacağının "doğduğu" ve "ödenmesi" gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, on beş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Her ne kadar Mahkemece, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. ve mükerrer 35. maddelerinde farklı takip yöntemlerinin öngörüldüğü, ortak veya kanuni temsilci sıfatıyla yapılacak olan takibin şeklinin, sorumlu olunan amme alacağı miktarının ve yargı denetiminin birbirinden farklı olduğu belirtilerek olayda, dava konusu ödeme emirlerinin takip usulünün ihtilafa yer kalmayacak şekilde ortaya konulmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden, ...tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine göre, asıl amme borçlusu ... Bilişim ve Teknolojik Ürünler Ticaret Limited Şirketinin hisselerinin tamamına sahip olan davacının tek ortaklı şirketin müdürü olarak münferiden temsil ve imza yetkisine sahip olduğu ve bu durumun devam ettiği anlaşıldığından, davacının sözü edilen şirketin hem ortağı hem de müdürü sıfatıyla borcun tamamından sorumlu olduğu hususlarının bir arada değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu ödeme emirlerine yasal dayanak olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin gösterilmiş olması işlemi tek başına kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.<br> Bu durumda, davacı adına borcun tamamının tahsili amacıyla şirket müdürü sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması icap etmiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi