<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/3041 E.  ,  2025/1285 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/3041<br>Karar No : 2025/1285 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, banka hesaplarına konulan haciz işleminin, 2014 yılının Mayıs dönemine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine isabet eden kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, vade tarihi 02/05/2015 olan amme alacaklarına ilişkin olarak tanzim edilen ödeme emrinin 22/05/2015 tarihinde davacının ikametgah adresinde aynı konutta yaşayan babasına tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliği ile birlikte zamanaşımının kesildiği, davalı idarece 2016 ila 2023 yıllarında davacının banka hesapları üzerine hacizler konulduğu, 2016 yılında ilk defa uygulanan haciz işleminin yerinde olmasına karşın muhtelif tarihlerde banka hesapları üzerine haciz tatbik edilmesinin tahsil zamanaşımı süresinin kesilmesine neden olmayacağı, 2016 yılında uygulanan haciz işlemi ile kesilen zamanaşımı süresinin 2017 yılından itibaren tekrar işlemeye başlayarak 31/12/2021 tarihinde amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı, bununla birlikte davalı idare tarafından dosyaya bir takım tahsilatlar bulunduğuna dair belgeler ibraz edilmişse de bu tahsilatların kuruş bazında ya da çok cüzi tutarda (0,01-kuruş ila 12,78-TL arasında) oldukları görüldüğünden kuruş bazındaki ve cüzi miktardaki bu ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kabulünün hayatın olağan akışına, ticari ve teknik icaplara uygun düşmediği yine aynı şekilde cüzi miktardaki mahsuben tahsilatların niteliği itibarıyla zamanaşımını kesmeyeceği açık olduğundan haciz işleminin uygulandığı tarih itibariyle tahsili istenilen amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğrayan amme alacağının tahsili amacıyla uygulan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cüzi tutarda yapılan ödemelerin üzerine haciz konulan banka hesapları nedeniyle ilgili bankalar tarafından gerçekleştirildiği, bu durumda tahsil zamanaşımının kesildiğinden amme alacakların tahsili amacıyla uygulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının banka hesaplarına konulan haciz sonucunda banka şubeleri tarafından yapılan ödemeler zamanaşımını kestiğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından, banka hesaplarına konulan haciz işleminin, 2014 yılının Mayıs dönemine ilişkin özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine isabet eden kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği 62. maddesinde, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde, haciz muamelelerinin, tahsil dairesince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği bir memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Öte yandan, aynı Kanun'un "Tahsil Zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde kamu alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı kuralı getirilmiş, 103. maddesinde de; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dosyanın incelenmesinden; davacının borcuna karşılık olarak cüzi miktarda yapılan ödemelerin, banka hesaplarına farklı tarihlerde konulan haciz işlemi sonucunda banka şubeleri tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, belirtilen nitelikteki ödemenin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 103. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabulü gerektiğinden, anılan durum gözetilerek haciz işleminin diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı yönünden yapılacak inceleme ve değerlendirmeyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; 2016 yılında ilk defa uygulanan haciz işleminin yerinde olmasına karşın muhtelif tarihlerde banka hesapları üzerine haciz tatbik edilmesinin tahsil zamanaşımı süresinin kesilmesine neden olmayacağı, 2016 yılında uygulanan haciz işlemi ile kesilen zamanaşımı süresinin 2017 yılından itibaren tekrar işlemeye başlayarak 31/12/2021 tarihinde amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamıştır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 21/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

vergi