<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/1532 E.  ,  2025/1133 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/1532<br>Karar No : 2025/1133 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bilgi Teknolojileri Sanayi Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ...tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "cep telefonu" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyan edilen kıymetin distribütör firmaların ithalat birim kıymetlerine göre düşük olduğunun cevaplı raporla tespit edilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu ödeme emrinin dayanağı ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının elektronik tebligat adresine usulüne uygun şekilde 17/11/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, otuz (30) günlük yasal süre içinde dava açılması gerekirken, 15/08/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, bu itibarla, yasal süre içerisinde dava açılmayarak kesinleşen borçların vadelerinin 2019 yılı olduğu dikkate alındığında zaman aşımına uğramadığı, öte yandan davacı tarafında ileri sürülen iddiaların 6183 sayılı amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, buna göre kesinleşen alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan işleme ilişkin hukuka aykırılık açık olup, buna yönelik itirazların ''borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "cep telefonu" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyan edilen kıymetin distribütör firmaların ithalat birim kıymetlerine göre düşük olduğunun cevaplı raporla tespit edilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. <br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Sözü edilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de, sırasıyla diğer yöntemlere başvurulmasının gerektiği, ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. <br> Olayda davaya konu edilen ödeme emri, dayanağı ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi sebebiyle borcun kesinleştiğinden bahisle tesis edilmiş ise de; davacı tarafından eşyanın beyan edilen kıymetinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığının davalı idarece somut tespitlerle ortaya konulmasının gerektiği, bu hususta gümrük müdürlüğünce herhangi bir yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan, distribütör firma ithalat fiyatları baz alınmak suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezaları hukuka aykırı olduğundan, söz konusu vergiler ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine yönelik davacı itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmış olup; hukuka uyarlık görülmeyen işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

vergi