<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1676 E. , 2025/1345 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/1676<br>Karar No : 2025/1345 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tasfiye Halinde ... Motor Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan borçlarının şirketten tahsil imkanı kalmadığından bahisle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; olayda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesine yönelik olarak, Mahkemelerinin hem bu dosyada hem de E:... sayılı dosyasında verilen ara kararları üzerine davalı idare tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla tek katı aşan vergi ziyaı cezalarının iptaline hükmedilmesinden sonra oluşan yeni hukuki duruma göre asıl borçlu şirket adına ... no'lu ihbarnamenin düzenlenmediği, ilk derece mahkemesi kararından sonra şirket adına düzenlenen ... no'lu ihbarnamelerin düzeltme yoluyla terkin edilmesi sonrasında şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket yetkilisinin adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak yapılmadığı, bununla birlikte asıl borçlu şirketin 30/10/2019 tarihinde ticaret sicilinden silindiği, bu tarihten sonra tüzel kişiliği bulunmayan şirket adına ... nolu ihbarname ile ödeme emri düzenlenmesi ve tebliği gibi işlemlerin usulüne uygun yapılsa bile hukuki bir sonuç doğurmayacağı, ancak söz konusu amme alacaklarının tarh edildiği tarihte şirket tüzel kişiliğinin mevcut olduğu dikkate alındığında, ... nolu ihbarnamelerin şirketin terkini nedeniyle tebliğ edilemeyecek olmasının, mahkeme tarafından yapılan yargılamanın ve verilen hükmün tamamen ortadan kalkması anlamına geleceği; öte yandan, şirketin ticaret sicilinden silinmesinden sonra ... nolu ihbarnamelerin, doğrudan kanuni temsilci adına düzenlenip tebliğ edilmesi mümkünken davalı idarece bu hususta da herhangi bir belge ibraz edilmediği anlaşıldığından, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından şirket ortağı sıfatıyla davacının sorumlu olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Tasfiye Halinde ... Motor Ticaret Limited Şirketi'ni 2012 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan borçlarının şirketten tahsil imkanı kalmadığından bahisle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükümlerine göre müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Limited şirket ortaklarını, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanunun anılan hükmü karşısında, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemez. Zira, öngörülen sorumluluk ortağın ortaklık payının bulunduğu döneme ilişkin olup, herhangi bir kusur ve illiyet bağı şartına bağlı değildir. <br>Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre limited şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında takip edilebilmesi için kamu alacağının ortak sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kendisine duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmesi, kesinleşmesinden sonra ise tüzel kişinin 6183 sayılı Kanun'un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmektedir.<br> Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre 13/10/2011 ilâ 07/11/2013 tarihleri arasında davacının asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Motor Ticaret Limited Şirketinin %10 hisseli ortağı olduğu, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Motor Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği ve inceleme raporu ile, şirket tarafından ithal edilen 40 adet aracın paravan firmalar üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle 2012 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak adı geçen şirket adına re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri, üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile nihai tüketiciye satılan 2 adet araç için ikmâlen tarh edilen özel tüketim vergileri, bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve bütün araçlar için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davada, ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddedilmesi sonrasında, şirket adına ... no'lu vergi ceza ihbarnamelerinin tanzim ve tebliğ edildiği, vadelerinde ödenmeyen söz konusu vergi borçlarının, gecikme faizleri ve yargı harçları ile birlikte tahsili için yine şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesine rağmen tahsil edilememesi üzerine, ortak sıfatıyla davacı adına ilk olarak ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.<br> Davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ...arih ve ... sayılı ödeme emrine karşı açılan davada ise,... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; anılan ödeme emrinin sehven düzenlediğinden bahisle 03/01/2022 tarihinde (dava açılmadan önce) iptal edildiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının hukuki durumunda değişiklik yaratan ve icrai nitelik taşıyan, idari davaya konu edilebilecek nitelikte bir işlemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br> Asıl borçlu şirket hakkındaki cezalı tarhiyatlara ve kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davada yukarıda yer verilen ...Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen davanın reddi yolundaki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kabul edilen kısım yönünden iptal yolunda karar verilmesi nedeniyle, son duruma göre, 30/10/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilanla ticaret sicilinden kaydı silinen asıl borçlu şirket adına anılan vergi dava dairesi kararı uyarınca davalı idarece yeniden ... no'lu ihbarname ve ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle, ortak sıfatıyla davacı adına bu kez... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. <br> Her ne kadar ilk derece mahkemesince, ticaret sicil kaydı silinen asıl borçlu şirket adına yeniden düzenlenen ... no'lu ihbarname ve ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle ... no'lu ihbarnamelerin doğrudan kanuni temsilci adına düzenlenmesi suretiyle kamu alacağının kesinleştirilmesi gerekirken, bu yönde bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle iptal yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen dava konusu ...tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriği borç, asıl borçlu şirket adına tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar hakkındaki davanın reddi yolunda verilen karar üzerine yine şirket adına tanzim edilen ... no'lu ihbarnamelere ve ödeme emrine konu edildiğinden ve reddedilen bu kısma yönelik istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince reddedildiğinden, kesinleşen borcun tahsili amacıyla şirket ortağı adına dava konusu ödeme emri düzenlenmesinde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu bakımdan olayda, şirket ortağı sıfatıyla diğer yönlerden takip koşullarının oluşup oluşmadığının ortaya konulması, davaya konu amme alacağının şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 25/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY: <br><br> 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümlerine yer verilmiştir. <br> Anılan Kanun hükmü uyarınca; şirket borçlarından dolayı şirket ortağının takip edilebilmesi için, şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olması ve söz konusu alacağın kısmen veya tamamen şirketin mal varlığından tahsilinin mümkün olmaması gereklidir.<br> Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Motor Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzimli vergi inceleme raporuna istinaden, 2012 yılının muhtelif vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemli açılan davada, vergi mahkemesince verilen davanın reddi kararı üzerine ... nolu ihbarnamenin tebliğini müteakip şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun tebligat işlemleri tamamlanmış ise de; iş bu karara karşı İstinaf Vergi Dava Dairesine yapılan itiraz sonrası verilen istinaf isteminin kısmen kabulüne yönelik karar üzerine tesis edilen ... nolu ihbarnamenin tebliğinden önce asıl borçlu (davacının ortağı olduğu) şirketin tasfiyesinin tamamlanarak tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle söz konusu tebligat işleminin (yasal anlamda) usulüne uygun tamamlanamadığı anlaşılmıştır. <br> Şu halde, asıl borçlu şirket adına tanzimli ... nolu ihbarnamenin şirket tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra tebliğe çıkarılması nedeniyle, mezkur ... nolu ihbarnameye konu vergi ve cezaların usulüne uygun tahakkuk ederek kesinleştirilmesi hukuken mümkün olmadığından ve dolayısıyla, olayda, usulüne uygun kesinleştirilmemiş vergi ve cezaların tahsil aşamasına geldiğinden de söz edilemeyeceğinden, davacı adına ortak sıfatıyla tanzim ve tebliğ olunan dava konusu ödeme emrine karşı açılan davanın kabulü yolundaki temyize konu kararın, sonucu itibariyle hukuka uygun bulunarak, yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi