<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2023/988 E.  ,  2025/1371 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/988<br>Karar No : 2025/1371<br><br>KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:<br>DAVALI : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Davacı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken ... plaka sayılı aracın trafikten men kaydını, bilgisayar işletmeni N.C.'nin POLNET şifresini kullanarak usulsüz şekilde kaldırmak suretiyle ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç. maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının bilgisayar işletmeni N.C.'nin POLNET şifresini kullanarak aracın trafikten men kaydını usulsüz şekilde kaldırdığı ve bu suretle ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediği hususu somut olarak ortaya konulamadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödemede tekerrüre düşülmemesi kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin bölümü yönünden; anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının, parasal hakların tazmini talebinin kabulüne ilişkin bölümü yönünden; her ne kadar işbu karar ile dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu Dairece kabul edilmiş ve hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini gerektiği de Anayasal düzenleme altına alınmış ise de davacının aynı işlemle işbu davaya konu meslekten çıkarma cezası haricinde 303 adet meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine karar verildiği ve bu cezaların iptali istemiyle açılan davalardan 54 tanesinde Dairenin 30/12/2022 günlü ve muhtelif sayılı kararlarıyla ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında, işbu kararın davalı idarece geriye dönük olarak uygulanmasına bu aşamada hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği parasal hakların tazmini talebinin reddine; İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin bölümü yönünden; işbu dava konusu disiplin cezası kararında davacının farklı araçlara yönelik trafikten men kaydını usulsüz kaldırma eylemi nedeniyle verilen 304 adet meslekten çıkarma cezasına karşı açılmış 304 adet dava bulunduğu ve her birinin duruşmasının da aynı gün yapıldığı dikkate alındığında, seri dava niteliğindeki söz konusu davalar için taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmeyecek biçimde ve taraf vekillerinin harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri Davalarda Ücret" başlıklı 22. maddesi ile belirlenen tam ücretin %25’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın bu kısmının düzeltilmesine, netice itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından taraf vekilleri lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmiş, davalı idarenin istinaf talebi kısmen kabul-kısmen ret ile sonuçlandığından, İdare Mahkemesince adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle resmi olarak karşılanan ve davacı tarafından ödenen 11,50-TL vekalet harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 211,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan 105,95-TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 220,70-TL istinaf başvurma harcı ile 133,00-TL YD harcı toplamının yarısı olan 176,85-TL'nin davacıdan tahsili için karar kesinleştiğinde Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Hazineden karşılanan 105,95-TL yargılama giderinin 6100 sayılı Kanun'un 339/1. maddesi gereğince davalı idareden alınarak hazineye irat kaydına; davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 38,00-TL yargılama giderinin 19,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 19,00-TL'nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. <br> Davacı tarafından; parasal hakların ödenmesi isteminin reddine karar verilerek davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı; Mahkeme kararının, işlemin iptaline yönelik kısmının onanmasına rağmen dava dosyası dışındaki başka bir dosyada verilen davanın reddi kararı gereği parasal hakkın ödenmeyeceği gerekçesiyle tazmin talebinin reddedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, iptal kararının sonucu olarak işlem nedeniyle parasal hakların ödenmesinin anayasal bir teminat olduğu, işlem ve dava tarihinde olmayan yargılama sonrasında ortaya çıkan bir durum nedeniyle aleyhine hüküm kurulmasının ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaların seri dava kabul edilerek vekalet ücreti belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğu, 2577 sayılı Kanun'da seri davanın düzenlenmediği ve bu Kanun'un HMK'ye atıf yapan 31. maddesinde HMK'nin uygulanacağı hallerin sınırlı olarak belirlendiği, davaya konu edilen her bir fiilin birbiri ile sebep sonuç ilişkisi bulunmadığı gibi bir davada verilecek kararın diğer davanın sonucunu etkilemediği, bu nedenle seri davadan bahsedilemeyeceği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, idari yargıda görülen dava ve işlerde duruşmalı ve duruşmasız olmasına göre özel bir düzenleme ile vekalet ücreti belirlenmiş olduğundan diğer maddelerdeki adli yargıya özgü hususların uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN CEVAPLARI : <br> Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br> Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının onanması; davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan kararın yargılama giderlerine yönelik hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>a- Bölge İdare Mahkemesi kararının esası yönünden incelenmesi;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>b- Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden incelenmesi ;<br><br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. <br> Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararında karşılıklı olarak vekalet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaştırılmasına karar verilmiş ise de; davacının farklı fiilleri nedeniyle tesis edilen aynı işlem kapsamında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine açtığı davalarda verilen ''davanın reddine'' dair kararların sonucu olarak, fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle bu davada parasal hak talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, bakılan davaya ait bu kısım yönünden yargılama giderlerinin, davacıya yüklenemeyeceği kanaatine varılmıştır.<br>Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan;<br> ''3- ... netice itibariyle dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından taraf vekilleri lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye; davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br> 4- ... 211,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan 105,95-TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 220,70-TL istinaf başvurma harcı ile 133,00-TL yd harcı toplamının yarısı olan 176,85-TL'nin davacıdan tahsili için karar kesinleştiğinde Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Hazineden karşılanan 105,95-TL yargılama giderinin 6100 sayılı Kanun'un 339/1. maddesi gereğince davalı idareden alınarak hazineye irat kaydına; davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 38,00-TL yargılama giderinin 19,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 19,00-TL'nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,...'' ibarelerinin çıkarılarak,<br> ''-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,'' şeklinde kararın yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ VE DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın yargılama giderlerine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.<br>Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AİHM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise;"Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AİHM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.<br>Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.<br>Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.<br>Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."<br>Somut uyuşmazlıkta; trafikten men kaydını kaldırma yetkisi bulunmayan davacıya, yetkili görevlilerin şifresini kullanarak, trafikten men kaytlarını usulsüz kaldırma eylemleri nedeniyle 304 adet meslekten çıkarma cezası verildiği, bu olaylara ilişkin olarak, davacının da içlerinde yer aldığı kişiler hakkında, ''görevi kötüye kullanma, bilişim sistemine hukuka aykırı girme ve orada kalma, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve rüşvet'' suçları nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının Dosya No:... sayılı dosyasında adli soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği gözönüne alındığında; bu ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

vergi